Kimi koşar, kimi yüzer, kimi resim yapar, kimi konuşur, kimi sadece dinler… Kiminin sadece işidir ondan yapar. Ders verir, ders alır örneğin. Bir alışverişten öteye gitmez yetenekleri. Kimi ise bir…
ONDAN GELEN: —————— Birçok şey yazmayı düşündüm, içimi dökmek adına… Ama sonra, yazmayı düşündüğüm o birçok şeyin özet ve neticesinin zihnimde oluştuğunu farkettim. Tek cümleyle özet ve netice:   İNSANLARDAN…
Bu, ne kadar zor iş! Sen bir olta, hep kenarda bekliyorsun. Diğerleri, denizler dolusu balık: Burunlarını değdirip, senden kaçıyorlar! İçinde, bir çelik iğne; daima acılardasın… Olurla olmaz arasında, ümitle ümitsizlik…
Pusula Bir gün, mutlaka bir pusula geçmiştir eline, veya mutlaka bir pusula geçecektir… Bundan “adın gibi” emin ol!.. {*} Ama ilk önce şunu kabul etmeliyiz: PUSULAYA BAKANLAR, ONUN KENDİLERİNE NE…

Seyir Defteri – 29 Haziran 2008 (Döndüm işte:)

Merhabaaaa, milleeet :))) DÖNDÜM İŞTE… Uzun zamandır ilk defa İstanbul'dayım, hem de tam 2 günlüğüne 😉 {*}{*}{*} Önce Kuzuluk Kaplıcalarındaydım, biliyorsunuz ki orası devremülktür ve her sene aynı tarihte iki haftalık tatil yaparsınız; içinde kaplıca suyu olan dairelerde. Hep aynı mevsimde gittiğiniz için tanıdıklarınız olur, kendinize ahbaplar bulursunuz. Orası köyünüz gibi olur… Fırsat bulursam hep anlatmak […]

1 min read

SAportaj -3- [16 Nisan 2004 Cuma]

Sorum şuydu: "Bir vatandaş olarak SABANCI size ne öğretti, bir insan olarak ondan ne öğrendiniz?.." Aldığım cevapların devamı işte aşağıda: ….. Sağlık ve sıhhatin önemini rahatsız olan oğlundan dolayı bir defa da ondan öğrendim. Ekonomik durumunu göz önünde bulundurarak… (Muhittin Erdoğan/Esnaf, Tarsus) Başarının meyvelerini vatan toprağında yaşayan diğer insanların hizmetine sunabilmeyi, nereden geldiğini unutmamayı, yardımseverliği, […]

4 mins read

SAportaj -2- [15 Nisan 2004 Perşembe]

Herkesin her şeyi söylediği gün ben onun hakkında iş, para ve siyaset dünyasındaki isimlerin değil de, kendi ulaştığım isimlerin ne düşündüğünü-ne diyeceğini merak ettim… Sorum şuydu: "Bir vatandaş olarak SABANCI size ne öğretti, bir insan olarak ondan ne öğrendiniz?.." Aldığım cevapların devamı işte aşağıda: {*} Her konuda dürüst olmayı, her şartta çalışmayı, etrafındakilerle iletişim kurmayı, […]

3 mins read

SAportaj [14 Nisan 2004 Çarşamba]

Renk renk kocaman kravatlar takan bu ufak tefek adamdan her ülkede birer ikişer tane bulunmuyor. Bir ülkenin şansıdır yani “kendi içinden” çıkmış olması, böyle kimselerin… Dikkat edin şimdi: Ben, kenarından kıyısından sade ve sadece bir köşe yazarıyken, (Sabancı’dan başka) kaç zengin için “adam” diye hitap edebilirim ki satırlarımda?.. Adam olmak, kendisine “adam” denmesinden gocunmak mı […]

3 mins read

Büyük durmak [11 Nisan 2004 Pazar]

Bir filmde izlemiştim; küçük bir yerli çocuk, çakal veya benzeri bir vahşi hayvanla karşılaştı… Elinde taşıdığı bir şey vardı, hemen onu başının üzerine koyup öylece durdu… Bir müddet sonra önce geri geri çekildi, sonra da hızlanarak yürüyüp kaçmaya çalıştı. Ama hayvan peşinden geldi, ve iyice yaklaşınca elindeki o şeyi tekrar başının üzerine koydu. Hayvan tekrar […]

4 mins read

Anlamaya hazır beklemek [09 Nisan 2004 Cuma]

İnsan; neyi, ne zaman, nasıl, nerede anladığını anlamıyor… Bunun gibi, ne zaman, nasıl, nerede; neyi anlayacağını ise bilemiyor!.. Anlatabildim mi? Bir şeyler anlaşılıyor mu?.. {*} Bunu biliyordunuz, zaten ben de biliyordum bildiğinizi… Ama, sizin de, bunu biliyor olduğunuzun farkına varmanız için; şu an burada bunu duymanız/okumanız gerekiyordu belki de, kim bilir!.. {*} Küçücük civata ve […]

3 mins read

Susmak ve söylemek [08 Nisan 2004 Perşembe]

Soran olursa söyle… Söyleyen olursa sus!.. ….. Bu ne demek, biliyor musun?.. Şu demek: Sana gelip, seni bulup, ama besbelli ki öğrenmek için soran olursa söyle ona; çünkü bilmediği için sormuştur. {*} Şimdi söyle. Çünkü vereceğin cevabı merak edip soran kişi; odasının kapısını sana o an açmıştır, belki bir daha almaz seni içeri!.. Sadece doğru […]

3 mins read

Nisana ve insana… [07 Nisan 2004 Çarşamba]

(Umarım bugünlerde  yağmura yakalanırsınız…) Bahar yağmurları vücuda zindelik ve enerji kazandırıyor. Çünkü içinde kullanılabilir demir var. Kış boyunca en alt seviyeye indirdiği demir miktarını, vücudunuzun en doğal yoldan geri kazanabilmesi için ona yardımcı olun, ve yağmuru gördüğünüz an kendinizi hemen dışarı atıp, boool bol ıslanın!.. İçinde kullanılabilir demir bulunan yağmurlar başlarken, (yani bu hafta) etrafınıza […]

3 mins read

Okur/mokur [04 Nisan 2004 Pazar]

Sözüm meclisten dışarı; bazı gazetelerin bazı okuyucuları, kendi gazetesinde yazan yazarların kitaplarını almazmış… Peki, sebep? "Ben onun bütün yazılarını okudum zaten" derlermiş!.. Bu gazeteyi filan tarihten beri takip etmekte, ve o zamandan beri de bilmem kaç defa okumaya ara vermiş olsalar bile. Derlermiş ki; "Ben, onun bütün yazdıklarını bilirim!.." {*} {*} {*} Kitaba girmiş bir […]

3 mins read

Babıali Şenlikleri’ndeyiz

{imza} 16-22 Haziran tarihleri arasında Sultanahmet Parkı’nda Babıali Şenlikleri’ndeyiz. Bir zamanlar medyanın-yayıncılığın başkenti olan Babıali’ye dikkatleri yeniden çekmek amacıyla 16-22 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da Eminönü Sultanahmet Parkı’nda “Babıali Şenlikleri” yapılıyor. Şenlikler sırasında elliyi aşan sayıda gazete dergi televizyon kanalı radyo ve yayınevi stantlarıyla yerlerini alacak ve okurları, izleyicileri, dinleyicileri ile bir araya gelecekler. Türkiye Gazetesi […]

1 min read

Ulu dağ… [02 Nisan 2004 Cuma]

Küçük bir çocuktum Uludağ’ı ilk defa gördüğümde. Otobüsün sağ tarafında, orta sıralardaki koltuklarında oturan anne ve babamın dizlerindeydim… Karlıtepe’yi, Yuşa Tepesini, Çamlıca tepesini görüp duruyordum ama, anlatılıp duran Uludağ’ı ilk defa görecektim. Bu ulu dağ bir anlamda Kafdağı gibiydi ki gözümde; zihnimde, dinlediğim masallar uçuşuyordu… "Bak, Uludağ!.." İşte böyle dedi babam, parmağıyla otobüsün ön camını […]

4 mins read

Kara delikler [01 Nisan 2004 Perşembe]

Lavaboyu doldurun, ve sonra açın deliğin ağzını. Su, dönerek emilmeye başlasın bu delik tarafından… Şimdi de, lavabonun içinde ne varsa suyla birlikte emen bu deliğin “arkası” olmadığını düşünün… Yani, küvetin içindekilerin eksildiğini fark edin, emilişi görün… Böyle bir emişi olduğuna göre de bir deliğin var olduğunu bilin; ama bunun bir ardı olmasın!.. Su girsin deliğe […]

3 mins read

Saksıya delik lâzım [31 Mart 2004 Çarşamba]

Dibi olmayan saksı ne olur, biliyor musun?.. Kurur! Peki ya deliği olmayan saksı?.. {*} Bir saksı, eğer renk renk çiçeklere mekân olmak istiyorsa; önce deliklerine dikkat etmeli! Öyle değil mi?.. Çünkü çiçekler; kendisi bir delik olan saksıları sevemiyor, ve deliği olmayan saksıları… {*} "Rahmet" diyegelmiş atalarımız suya. Biz de öyle bildik… Ki rahmettir de zaten […]

2 mins read

Nar tanem, nur tanem; kum tanem… [28 Mart 2004 Pazar]

Milyarlarca yıl sonra, bir vasıta ulaştı Ay yüzüne. Ve bir avuç kum alıp, getirdi dünyamıza… ….. Bu bir avuç kumun, hangi zamanda ve içinde bulundukları çölün neresinden alınacağını bilmiyordu o koca gezegendeki her bir kum tanesi… Bir avuç kum tanesinin her biri bir avucun içindeydiler işte ve bir avuç kum ile birlikte yükseliyorlardı zeminden… Bu, […]

3 mins read

Çiçek yağmuru [26 Mart 2004 Cuma]

Hatırla; Tanıştığımız ilk bahar, ne güzeldi… Hatırlamıyorum; ilk bahar mıydı, yoksa son bahar mıydı o bahar… Ama hatırlıyorum; bir bahardı… Çünkü çiçek tarlası gibiydi içim, ve çiçek açmıştı yüzün ve saçlarında da çiçekler vardı… Çiçek yağıyordu ya başımıza… Onun için diyorum; bahardı… {*} Hatırlıyorsun, değil mi; Martılar bile pembeydi o gün, nasıl olduğunu anlamasam da […]

3 mins read

Bahar geliyor farkında mısınız?.. [25 Mart 2004 Perşembe]

Halbuki her baharın her günü, her birimize yetecek sayıda gülücük veriyor her çiçek… Baharlar geliyor, farkında mısınız?.. Ve, baharlar; gi-di-yor da!.. {*} Son bahar dökülürken şaldır şuldur yeryüzüne; yüzüne bakan güzel yüzlerine baktın mı hiç çiçeklerin?.. Ve kaç çiçeği usulca alıp sapından, zamanın saçına taktın?.. ….. Kim soracak sana senden başka, veya benden başka; en […]

3 mins read

Gidenler kimdi? [24 Mart 2004 Çarşamba]

Şunu yaz bir kenara: Gidenler, seni hak etmeyenlerdi! Gittiler; doğru insana yol açılsın diye… {*} Bahar geldi; su yürüyor şimdi her ağacın dalına… Bahar geldi; yeşermekte yapraklar… Bahar geldi; içine ve içime… Ama, bahar gelirken gene ve yine giderken bahar; yanacak bazı canlar!.. {*} Unutuyorsun bazen; Attığın her okunun saplandığı nokta olmayabilir hedef… Sen, sezdiğin […]

1 min read

Dost [21 Mart 2004 Pazar]

Genç adamın biri, demiş ki babasına; "-Benim de çook dostum var, senin dostların gibi…" Babası itirazla; "-Olmaz öyle çok dost, demiş. Hakikisi belki birdir, belki iki. Fazlasını bulamazsın inan ki…" {*} Devam ettikçe bu konuşma, başlamış bir tartışma ve karar vermişler birlikte; dostun hakikisini aramaya… Bir akşamın alacakaranlığında kestikleri koyunu koymuşlar bir çuvala. Demiş ki […]

3 mins read

Açlık ve tokluk [19 Mart 2004 Cuma]

Bazısının canı ne görse almak ister. Uzanır, ve alamazsa üzülür, ve ağlar bazen. Fakat arkasını dönünceye kadar unutmuştur bile çoktan. Çünkü o sıra zaten başka bir şey görmüştür ve artık onu istemektedir. Sonra bir başkasını ister ve sonra bir başkasını… ….. Alsa, hemen tadına bakar; hoşlanırsa yer, ve doyunca bırakır. O zaman zorlasan bile yemek […]

2 mins read

Kim?.. [18 Mart 2004 Perşembe]

Odunlukta balta var… Samanlıkta iğne var! Bilir misin, bu şehirde; Sana aşık biri var! {*} endimi buldum; bir balta gibi, odunlukta. Kendimi buldum; sana aşık… Ama bir sendin buna şaşırmayan, bana şaşırmayan… Dedim ki: “Ey benim sevdiceğim… Bilir misin, bu şehirde sana aşık biri var…” Ve dedin: “Odunlukta balta var!..” {*} Kayboldum, kalabalıkta… Bildim; bulamazsın […]

2 mins read