Kışın lezzetli meyvelerinden muz, krampları azaltır, tok tutar, kan basıncını arttırır ve enerji verir. Tropikal bir meyve olan muzun faydaları saymakla bitmez… Potasyum ve elektrolit yönünden son derece zengin olan…
Hey gidi hey heyyy! Geldik 35 yaşına… 9 yaşından beri Muammer abiyi görüyorum; ama resimlerde, ama billboardlarda, ama boy boy posterlerde, gazetelerde falan. O genç ben yaşlı… Haklı olarak onun…
… Bütün kediler birbirine benzer… ..mi? Bakalım bu sarı kediyi tanıyabilecek kimse varmı? Gazete binamızın kapısı. Başbakanlardan kuryelere kadar hemen hemen her geleni görmüş olan bir kedidir bu. Hem de…
Tam zamanıdır! Bir görev düşmekte şimdi Nizam-ı Âlem Ocaklarına: Adam gibi bir adamın, insan gibi bir insanın filmini yaptırmak! Vazife ise şudur: MUHSİN DAĞI’NA (o dağın adı artık Muhsin Dağı’dır)…

Kitap öldürülemez [04 Nisan 2003 Cuma]

Avlanan her can, ve umutları düşürülen her çocuğun; saçının her kılı için bin nefreti hak edenler varmış meğer ayak bastığımız dünyada… Bebek katillerinin ve kitap katillerinin, meğer sadece, tarihin karanlık ve küflü sayfalarından; "korkmamız için bize gösterilen öcüler" olmadığını hayretle fark ettiğimiz günler yaşıyoruz!.. Tek tesellimiz; zulmün kalıcı olamayacağı!.. ….. Zamanlar kesilmiş orta yerinden… Kitaplar […]

4 mins read

Bir ceylân vurulur [03 Nisan 2003 Perşembe]

Bir ceylân vurulur otlarken, bir başına… Bir ceylân vurulur; Acır içi!..  {*} Acı, içinde büyürken kendinden fazla, bilemez yapacağını!.. Bir ceylân, vurulur; gözünden!.. Kurşun, gönlüne girer!..  {*} Haykırır,,, ve dizler,,, ve bir “yüreğe” dönüşüp çökerken, koyar başını bir çiçeğin dizine!..  {*} Bir ceylân vurulur; otlarken, bir başına. Acır içi… Acııır, içim!  {*} Ardından; Bir kum […]

2 mins read

Geleceğe taşınmak! [30 Mart 2003 Pazar]

Hayal kurmaya varsanız benimle, insanlar düşünün. Çok insanlar,, daha çok,,, daha, daha, daha da çok insanlar… Kendiniz, şöyle biraz yukarıdan seyrederek, o kadar çok insanlar düşünün ki; sanki bir kumsalı seyreder gibi olun!  {*} Yerden kum gibi çıkıyor, hızla büyüyor, gelişiyor insanlar; yan yana, omuz omuza, karman çorman, itiş kakış… Büyüyebilenler, bir süre sonra; üçünü […]

3 mins read

1 sebep bul [28 Mart 2003 Cuma]

Biliyorum ki… Şu anda… Pür dikkat dinliyorsun; birinin sana okuduğu bu yazıyı… Biliyorum ki; "Ahh keşke, diyorsun… Ben, kendim okuyabilseydim!.."  {*} Senden bir ricam olabilir mi?.. Şimdi, lütfen uzat elini… Ve parmaklarınla dokun; bu gazete kâğıdının, yazımız basılan köşesine… Tut… Ve buruştur,,, ve hisset!.. Senden ricamsa şu olsun: Bugün… Hadi bugün, mutlu olmak için, bir […]

2 mins read

Bir mektup, bir baston ve senle ben [27 Mart 2003 Perşembe]

Hepimiz, birer mektubuz, bir diğerine…Yahut, her bir mektup; birer biz!..  {*} Yani şimdi, avucumdasın… Ha birkaç sayfa kâğıt, ha bir muhabbet kuşu!.. ..değilsiiin. Bu, sensin!..  {*} Diyorsun ki: “Benden kilometrelerce uzaktaki arkadaşlarıma bile anlatmaya başladım. Benden şikayet dinlemeye alışkın arkadaşlarım, şaşkındı. Çünkü onlara, mutluluğumun sebeplerini anlatıyordum… Dayanamıyorum. Onların da, ve hiçbir arkadaşımın; elimin yetiştiği, sesimin […]

2 mins read

Türbeyi vuran bomba(!) [26 Mart 2003 Çarşamba]

Cumartesi sabahı bir mesaj aldım. Diyordu ki: "Bağdat’ta Abdülkadir Geylani hazretlerinin türbesi vuruldu. Saat 4’te toplu dua edilecek, bu mesajı on kişiye gönder." Sarsıldım, ve "olamaz" dedim… Desteği zaten bu kadar az olan ordu, bir de bunu yapamaz!  {*} Yarım saat kadar sonra bir mesaj daha geldi: "Şeyh Abdülkadir Geylani’nin Bağdat’taki kabri bombalandı. Bu mesajı […]

3 mins read

Kül yüklü kâğıt gemiler [20 Ağustos 2006 Pazar]

Bir gün, bütüüün yazdıklarım senin olacak. Fakat o zaman… ..ben olmayacağım! ….. Olmadığım zaman, elinde kalan her sayfa kâğıdım… Gerçek değerini anlayacak; ..senin yanında! {*} Kâğıttan gemi yapmayı unutmadın değil mi?.. {*} Kâğıt gemiler getirdi bana, seni hep… Ve ben; bir kâğıt gemiye binip gitmiştim, seni görmeye: Ufukta kara belirmişti; ufkum mu kararacak, bilememiştim! Sonra […]

2 mins read

Tepedeki yalnız ağaç [18 Ağustos 2006 Cuma]

Tepede bir ağaç hayal edin; yapayalnız… Bir tek ağaç olsun orada, ama bütün tepe kurumuş, renksiz, topraksız… ….. Öyle bir savaş ki; ya ağaç bu kuru tepeye benzeyecek, ya da kurumuş tepe orman olacak… Hangi ihtimal size daha yakın geliyor?.. {*} Olur ya; ormanda bazı ağaçlar yaşlanmış… Yıldırım düşmüş… Fırtınadan devrilmiş… Boş kalmış yerleri… Orman; […]

1 min read

Evinin efendisi :) [17 Ağustos 2006 Perşembe]

Çölün kumu üstünde sonsuza dek asil duruşlarıyla oturan devasa sfenksler gibi tıpkı, öylece boşluğa bakarlar, sükunet ve bilgelikle” demiş Charles Baudelaire… Aslında hiç sevmem böyle; bak şu adam bunu demiş, bak bu kadın şöyle söylemiş laflarını… Ya kardeş, varsa denecek bir söz; sık kravatını kendin söyle, öyle değil mi?.. Yok, ı ıh, öyle değil beabi… […]

3 mins read

Olmasan [13 Ağustos 2006 Pazar]

Dünyanın en lezzetli yemeği konmuş olsa masaya; ..fakat yiyen olmasa! Dünyanın en güzel elbisesi takılmış olsa askıya; ..fakat giyen olmasa! {*} Öyle serin bir şerbet getirilse ki, hem de kristal bardaklarda; ..fakat içen olmasa! Ya da bir tarla dolusu ekin olsa sapsarı. Hem de, ağırlaşmış başakları önlerine eğilmiş; ..fakat biçen olmasa! Bataklıklar kurutulup, vadilere köprüler […]

2 mins read

Türkisch’çe konuşan çocuklar :) [11 Ağustos 2006 Cuma]

Birinci kuşak; fakir ama gururluydu… Yük taşıdılar, çile çektiler, ezilip horlandılar ama inat edip, asla hiç bir şeylerinden taviz vermediler… Az çok dünyalık kazananlardan bir kısmı geri döndü köylerine. Hepsi dönmek için gitmişti aslında; çarığını saçağa asıp, sabanını saçak altına çekip, sanki kasaba pazarına gider gibi. Ama çoğu için kolay olmadı dönmek, mümkün olmadı… İhtiyaçlar […]

4 mins read

“Hayvanlar!..” [10 Ağustos 2006 Perşembe]

Sekiz-on sene önce… İstanbul’da büyük bir spor kompleksi. Bütün tribünler ve zemine yerleştirilmiş koltuklar dolu… Kocaman bir sahne; bayraklar, balonlar, iri iri yazılar, renkli afişler, posterler… Ses düzeni şahane… Müzik yüksek perdeden… Dış dünya ile bütün bağları kopartıp konsantrasyonu giriş kapılarının içerisine toplamak için azami gayret sarf edilmiş. Sahnenin üzerine ve her iki yana yerleştirilen […]

4 mins read

‘Çözüm’ kim?.. [23 Mart 2003 Pazar]

İnsan, "problem" demek! Problemin en büyüğü ise; diğer insanlar… Aynen böyle denir çoğu zaman. Peki ya sizce? İnsan, problemleri çözebilme kabiliyetinde yaratılmış. Yani problem ister karşındakinde olsun ister sende, pek fark etmez.. (Tekrarlayalım hadi) Problemin karşındaki kişide veya sende olduğu çok önemli değil. Mühim olan; "çözümün" sende olması!.. Evet, problem herkeste olabilir; ama, çözümü sende […]

2 mins read

Dicle’den günah akıyor [21 Mart 2003 Cuma]

Sözün bittiği gün ne yazılabilir?.. 2003 2003 2003 idi şifre ve biz birkaç saat erken tahminde bulunmuşuz. Daha doğrusu ani bir istihbarat ile öne çekildi ilk bombalar… ….. Edebiyat sayfasında bunlardan bahsedilir mi?.. 1258’den bahsediliyor ya, Cengiz’in kitap tanımaz torunu Hülagu’dan hani… Hani Bağdat’ı yakıp yıktığından, sekizyüzbin Müslüman kanı ile bilinmez sayıdaki değerli kitabın mürekkebini […]

2 mins read

20.03 [20 Mart 2003 Perşembe]

(…sevgiye) Yanına şeker konmamış demli bir çay gibi; içim acıyor… İçiiim acıyor; yanımda yoksun!.. ….. Sen yoksun dövüş var… Sen yoksun savaş var ve sen yoksun kış var!.. Üşüyorum ve üşüyor insanlar. Üşüyor; gözbebeklerinde, savaş uçakları büyüyen çocuklar…  {*} Ne söylesem yakışmayacak günlerdeyiz… Her insan kendi darağacının yolunu adımlıyor!.. Elbette zulüm zalime kalmaz ve kalmadı […]

2 mins read

Kuyuya düşmüş anahtar!.. [19 Mart 2003 Çarşamba]

Sen, konuşuyorken,,, ben, düşünüyordum; Seni "niye" sevdiğimi… Bu soru zordu, ve ben zoru bulmuştum; bulanık suya düşmüş anahtar gibi!.. Seni "sevmemdi" zor olan, ve daha da zoru; "nedenini" bulmamdı. Anlıyorsun değil mi, anlatamasam da?..  {*} Sen, içimdekileri çıkardın…  {*} Bir mıknatısı kumların üstünde dolaştırdığını düşün… Ve gör; cazibesine kapılan maddeleri nasıl çekiyor kendine doğru?..  {*} […]

2 mins read

Öpücük!.. [16 Mart 2003 Pazar]

Sabahın erken bir saatinde kitap okuyordum. Öyle bir yere geldim ki; sarsıldım, anladım ve o sayfayı öpüp, kitabı sımmsıkı göğsüme bastırdım!.. Bu, ne güzel bir duygu…  {*} Farklı bir şey yaşadıkça hatırladıklarımı, yani dedemle ilgili zihnimde belirenleri yazıyorum, veya onun hakkında duyduklarımı… İşte sabahki hadise (yani benzeşme) gene bir resim çizdi, koydu önüme… Eski resimlere […]

3 mins read

Leylekler havada kalmasın! [14 Mart 2003 Cuma]

Yolun nerede başladığı, ve nerde bittiği önemli değildi… Yolun uzunluğu da önemli değildi… Yolun soğuğu, sıcağı ve yoldaki engeller de önemli değildi… Mühim olan; varılacak ülkeydi, bulunacak bölgeydi, girilecek şehirdi, durulacak ilçeydi, ve konulacak; köydeki, bir evin, bacasıydı!.. Mühim olan; o, bir tek, özel noktaydı…  {*} Kim anlamış, ve kim anlar; Ekvatorun ötesinden uçup gelen […]

2 mins read

…ardından [13 Mart 2003 Perşembe]

(1) Tren kalktı!.. İstasyon booş, vakit; gece yarısı… Ben, “seni” kaçırmışım!.. ….. İçi bensiz trenlerin yolunda mı gözlerin?..  {*} (2) Bir siyah karpuz gibi kırıldı gece… Yarıldı içim; …sen sızdın!..  {*} (3) İhtiyar bir konağın, iki karanlık duvarı arasında sallanıp duran bir sarkaç gibi bıraktın beni; Boynumdan, zamana asıp!.. ….. Sallanıyorum… Saat dolabının camları içinde,,, […]

1 min read

Kokun, avuçlarımda [12 Mart 2003 Çarşamba]

Avuçlarım,, yine, "sen" kokuyor!.. Sen varsın ya içimde!.. Taşıyorsun gözlerimden ve sen dökülüyorsun avuçlarıma; Sensizliğimde!..  {*} Avuçlarım, parlıyor ıslandıkça… Ve ıslanan avuçlarımda bakışların, ışıldıyor sanki… Sanki, hani uzaakta kalan aydınlıkları çalmış olan o bakışların… Ben, seviniyorum; ateşler içindeki şu halsiz çocuk gibi… Hani, arka sokaktaki sahipsiz köşkün, kırmızı tuğlalı duvarı ardında gülümseyen ağaçtan, kendisi için […]

3 mins read