Türkiye’nin maymunu (!) yahut kırılma noktası [20 Mayıs 2000 Cumartesi]
Türkiye’nin maymunu (!) yahut kırılma noktası ‘100’üncü maymun’ Japon adalarında çalışan bilim adamlarının gözlemleri sonucunda ortaya çıkmış gerçek bir hikayedir… ….. (Yıllardan beri bizim ekmeğimiz ve suyumuz olan pek çok hikaye gibi (özellikle son bir yıl içinde) bu da internet ortamında isimsiz ve sahipsiz dolaşanlar arasına katıldı mı bilmiyorum!.. Ama ben, geçen Pazar günü The […]
Hedefi vurmanın doyumu [19 Mayıs 2000 Cuma]
(Şimdi birileri “şom” ağzımı açtığımı düşünecek olsa da, ben aslında “SOM” ağzımı açmış olacağım… Yani katışıksız, içi başka dışı başka olmayan, üzeri daha değerli bir şeylerle kaplanmış olmayan… Yani dosdoğru ve dimdirek söyleyeceğim… İşine gelmeyen okumasın!) {*} {*} {*} Yanılıyor olmayı öyle isterim ki… Galatasaray’ımızın bu zirvede kalıp, daha yüksek tepeleri (bu şartlar dahilinde) aşabileceğini […]
Nehir [18 Mayıs 2000 Perşembe]
O benim için; benim, kendim için göze alacağıma inanmadığım bir mesafeden kalktı, bana geldi… Bu büyük bir fedakârlık, diye düşünüyordum; inandıkları adına ve kendi adına… Ama bu fedakârlık anladım ki benim için değildi(!) {*} {*} {*} O, güçlü bir kişiliğe sahip olduğunu düşünmekteydi… Ve “gücünü”, beni gördüğü an; benim “eksiklerimi” düzeltmek için kullanmaya… Daha doğrusu […]
Sayın dost!.. Veya, kafa karıştıran satırlar!.. [17 Mayıs 2000 Çarşamba]
Aşağıda okuyacaklarınız bir Nepal İyi Şans Tantra Totemidir(*). Bu totem sana iyi şans getirmesi için gönderildi. Bu totemi başkalarına ilettikten 4 gün sonra sana iyi şans getirecek… Yani totemi mümkün olduğunca iyi şansa ihtiyacı olan insanlara ilet. Tantra totemi elinden 96 saat içinde çıkmış olmalıdır. Herkese kopyalar ver ve 4 günde neler olacağını kendin gör. […]
Thegodisnowhere [16 Mayıs 2000 Salı]
THEGODISNOWHERE: Katılımcıların hepsi bu cümleyi:“THE GOD IS NO WHERE” diye okumuş. Yani “Tanrı hiçbir yerde değildir” şeklinde… Uzman acı acı gülümsemiş… “Tam beklediğim gibi” diye mırıldanmış. Batı ülkelerindeki seminerlerde katılımcılar bu cümleyi şöyle okurlarmış: “THE GOD IS NOW HERE” Yani: “Tanrı şimdi burada…” {*} {*} {*} Bana bu bilgi/anekdot/mektup, herneyse sanal paylaşıyı(*) gönderen dostuma; “Hadi […]
Çünkü annem bedavaydı(!) [15 Mayıs 2000 Pazartesi]
Çünkü annem bedavaydı(!) Evlat doğurmuş bir anne gördünüz mü hiç oralarda… Yahut anneden doğmuş bir evlat?.. {*} {*} {*} Anneler yavrularının kendilerine en fazla muhtaç olduklarını hissettikleri zaman onların yanındaydılar zaten… Sonra büyük bir “kopuş” peydahlandı hiç yoktan! Ardından; Yavruların onlara en fazla ihtiyaç duyduğu zaman geldi ki; onlar artık başka uzaktaydılar… Bir evlat şunu […]
Turgut Bey’in kayıp mektubu [13 Mayıs 2000 Cumartesi]
Turgut Bey’in kayıp mektubu Yazdığını hepimiz biliyorduk… Ama okumaya sıra geldiğinde mektup birdenbire kayboluverdi ortalıktan… Bulundu mu, birileri tarafından okundu mu benim bir bilgim yok… Ama, bana (el altından) gönderilen bu mektup hakikaten rahmetlinin yazdığı ve bizlere göndermiş olduğu mektup idiyse, zaten neden kaybolduğunu hepimiz anlayabiliriz… {*} {*} {*} “Benim canımdan aziz bildiğim milletim… Sizler […]
Sizi anlamıyorum [12 Mayıs 2000 Cuma]
Sizi anlamıyorum Bir mektup ve bir cevap ‘Ben Arzu, sizi bir türlü anlamıyorum, daha doğrusu yazdıklarınızı anlamıyorum. Neden böyle anlaşılmaz yazılar yazıyorsunuz? Yoksa böyle yazmakla kendinizi zor anlaşılan yazar mı ilan etmeye çalışıyorsunuz? Bence hiç öyle bir yazara benzemiyorsunuz, yazdıklarınız saçmalıktan öte hiçbir yere gitmiyor. Bir de durmadan hep sizi öven e-mail’lere yer veriyorsunuz. Sizi […]
Önce amin, sonra dua!.. [11 Mayıs 2000 Perşembe]
Önce “amiin” deyin, sonra ben size bir dua ettireyim… Ardından da söyleyeceğimi söylerim!.. İyi mi? Artık böyle!.. Allah hepimize izan, insaf gibi bütün güzel hususiyetleri ihsan etsin, verecekse “bunların ardından” bol para versin. Amiiin… ….. Hah, şimdi buyurun okuyun yazıyı… Sanayicilerin yaramadığı iş! Sanayiciler çok işe yarar. Ama çoğu sanayici “bir” işe yaramaz… Ne midir […]
Gelecek asrın belediye başkanı… seç kendini [10 Mayıs 2000 Çarşamba]
Bir ağaç dikin toprağa… Üstüne bir kuş, altına bir masa koyun. Sonra bir yazar bulup oraya oturtun; Ki orda, son nefesine kadar “Cennet”i arasın!.. {*} {*} {*} Günün birinde herhangi bir yerin belediye başkanı olursam… Size söz veriyorum, yapacağım ilk iş şu olacak: ….. Yüreğiyle gören bir yazar bulacağım… Bir akşamüstü kapısını çalacağım… İlk önce […]
Geride kalan ruhlar(!) [09 Mayıs 2000 Salı]
Geride kalan ruhlar(!) Michelangelo Antonioni’nin 1995 yapımı “Par dela les Nuages” (Bulutların Ötesinde) adlı filminde ilginç bir sahne ve ibretlik bir hikaye vardı: Genç kız kafede esrarengiz bir adamla tanışıyor ve ondan şu hikayeyi dinliyordu: ….. “Bir zamanlar Afrika’da kayıp bir şehri aramakta olan arkeologlar, beraberlerindeki eşya ve yükleri, hayvanların ve yerlilerin yardımı ile taşıyarak […]
Dünden hızlı [08 Mayıs 2000 Pazartesi]
Dünden hızlı Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’da Kafasında tek bir düşünce vardır. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa aslana yem olacaktır. Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da. Kafasında tek bir düşünce vardır. En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa açlıktan ölecektir. İster aslan olun, İster ceylan olun hiç önemi yok… Yeter […]
En iyi haber [06 Mayıs 2000 Cumartesi]
En iyi haber Arjantinli ünlü golfçü Robert De Vincenzo, bir turnuva sonrasında otoparktaki arabasına doğru yürürken yanına bir kadın yaklaştı ve ona küçük çocuğunun çok hasta ve ölmek üzere olduğunu anlattı. Bu zavallı kadının hastane masraflarını ödemesi imkansızdı. {*} {*} {*} Kadının anlattığı hikaye De Vincenzo’yu çok etkilemişti. Hemen cebinden bir kalem çıkardı ve bu […]
Çankaya yolumu kesmeyin!.. [05 Mayıs 2000 Cuma]
Çankaya yolumu kesmeyin!.. 31.12.1992 günü İstanbul TRT stüdyosunda, “4 X 21 DOLUDİZGİN” programının o akşam yayına girecek olan bölümünün son kısmını çekiyorduk. Konuklarımız Sayın Turgut ve Semra Özal çifti idi. Her zamanki gibi (!) platomuzda gecikme vardı ve misafirlerimiz bu bir saati çook çok aşan sürede sabretmeyi güler yüzleriyle kabul ettiler. Haliyle kendilerine nasıl teşekkür […]
Hayalin gerçeği, veya… [04 Mayıs 2000 Perşembe]
Hayalin gerçeği, veya… Hayallerim gerçekleri yaşamamı engelliyor, gerçekler ise hayallerimi!.. Her yere bakabiliyorum kendimden, ama her yerden kendime bakamıyorum. Ama ne yana baksam, görüyorum ki; ben çok uzaktayım!.. Ben, çok uzaktayım. {*} {*} {*} Hayallerim gerçekleri yaşamamı engelliyor, gerçekler ise hayallerimi!.. Biliyorum; yanlış bu. Biliyorum, doğruya giden ilk adım; yanlışı bilmek… Ama… Ama, “ama”larla örülmüş […]
İnsan sayfa kalınlığında büyür [03 Mayıs 2000 Çarşamba]
İnsan sayfa kalınlığında büyür Torunlarıma nasihat: (Torunlarıma bir nasihat bırakmak, ve o “miras”ı da şimdi yazmak geldi içimden) Evlatlarım! Okullara gidiyorsunuz. Bazen iyi, bazen de pek iyi olmayan notlar alıyorsunuz… Notlarınızın yüksek olması elbette güzeldir. Ama bunu hayatınızın gayesi olarak da görmeyin bence. En yüksek puanı alamamış olmak hayatınızın kararmasına sebep değildir… Sadece ve sadece […]
Yalnız olmanın tarif edilemez hafifliği [02 Mayıs 2000 Salı]
Yalnız olmanın tarif edilemez hafifliği (Şimdi bu yazıyı ben yazdım desem bir türlü, bilgisayara gelmiş desem başka türlü. Ne desem bilmem ki…) Bekarlara karşı millet; sanki caddenin kenarında bekleyen bir acize gösterilene benzer bir yaklaşım içinde… “Ben seni bırakmam, sen de bana sıkı sarıl ki düşmeyesin” gibi… “Hareket etmekte zorlanıyorsun biliyorum, ama bak ışığın rengi […]
Seyyah-ı fakir Muammer Çelebi: Erzurum’dan üç su çıkar… [05 Ekim 2007 Cuma]
Haritanızı açın. Üzerindeki Erzurum yazısına dokunun… Parmağınızın altında kalan bölgeden, üç kardeş su çıkar. Bunlardan birisi Karasu’dur. Fırat’a karışarak güneye döner. Suriye ile Irak’ı sular. Basra Körfezi’ne dökülür… İkinci su Aras’tır. Doğuya gider. Nahcivan, Ermenistan ve Azerbaycan’ı İran’dan ayırır. Hazar Denizi’ne dökülür… Parmak izinizden çıkan üçüncü su ise; kuzeye yönelen Tortum çayı’dır… Yürür, o deli […]
Sinema önündeki “Malkoçoğlu”lar!.. [04 Ekim 2007 Perşembe]
Arı Sineması açılıncaya kadar, pazar sokağındaki Yeni Sinema semtimizin tek sinemasıydı… Film çıkışlarında, yarım salon dolusu çocuk; sanki bendini yıkmış baraj suları gibi kapıdan dışarı uğrar… Derin ve içten “haaaayy” naralarıyla birbirlerine hücum eder… Saçlarını titrete titrete “artis pozu” yaparak sanki aynı filmi yeniden çevirir ve hatta neredeyse filmde anlatılan sahneleri yaşardı!.. Mahallede; düz veya […]
Hempher kimdir, bilen var mı? [30 Eylül 2007 Pazar]
Süklüm püklüm haçlı orduları; hayallerini İslam topraklarında terk etmiş olarak, kendi vatanlarına dönerken… Fikir komutanları, 250 yıl sonra yetişeceğini umdukları “şeytan ağacı”nın tohumlarını ekmeyi akıl ettiler… Okla avlayamadıkları güzel meyvenin; içine kurt girerse kendiliğinden düşebileceğini tahmin ettiler… O günden beri, zırha ve silaha bürünmüş demir askerlerle gelmek yerine; gezginleriyle, koleksiyoncularıyla, satıcılarıyla, alıcılarıyla, mürebbiyeleriyle, fahişeleriyle, sporcularıyla, […]
