Üç teselli!.. [18 Nisan 2001 Çarşamba]
Üç teselli!.. Fenerbahçeliyiz ya; Bugünlerde tam üç tane (bıçaktan kurtulmuş) KOÇ GİBİ tesellimiz var: {*} Denizlispor: 2, Fenerbahçe: 1 (Kayıp: Üç puan) ….. BİRİNCİ TESELLİMİZ: “Bizim hocamız Mustafa Denizli olduğundan, Denizlispor adaşımız sayılır… Yani üç puan gitti, ama yabancıya gitmedi!” {*} Fenerahçe: 3, Gençlerbirliği: 6 (Kayıp: Türkiye Kupası) ….. İKİNCİ TESELLİMİZ: “Bizim hocamız Türk, Gençlerbirliği’nin […]
Hürmüz’ün tercihi!.. [17 Nisan 2001 Salı]
Hürmüz’ün tercihi!.. Eskiden, bir “roman” gibi, belirli bir noktadan başlıyordu siyasî konuşmalar; gelişiyor ve bir sonuca bağlanıyordu… Bir destan gibi (en azından) konuşanın ağzını, dinleyeninse gönlünü dolduruyordu. “Zaman”ları vardı ayrıca anlatılanların; gelecek zaman, şimdiki zaman, geçmiş zaman gibi… {*} “Bizim kasabaya na şu yandan yol gelecek, tee böyle gidecek!..” Her kafadan “AYNI” sesin çıktığı ve […]
Üç(üncü) adam! [02 Nisan 2001 Pazartesi]
Ben çocukken adamın birine “üçüncü adam” derlerdi… Düşünür, sayardım pek de neyin ne olduğunu anlayamadığım yıllarda… Demek ki bu ihtiyarın elinden (bırakmak istemediği) genel başkanlığı aldığı için veriyorlardı bu adı. ….. Uzatmaya lüzum yok; yıllar sonra aynı adam, üç adamdan biri olarak bu ülkenin başına geçti işte, 99 başında. Meğer o tarihte, Cumhuriyetimiz kurulduğu günden […]
İçini dinle! [30 Mart 2001 Cuma]
İçini dinle! O zamanlar hastaydı artık… Demek ki ömrünün son zamanlarıymış… (Aslında, nasıl hatırladığımı ben de bilmiyorum bunları, ama hatırlıyorum işte…) Uzak bir ahbabı, hastalığını duymuş ve ziyaretine gelmişti dedemin… Yatağının yakınına oturdu, biraz konuştular. Sonra sesler kesildi; bir sinek uçtu havada, hep beraber onu dinledik!.. ….. Bu tanımadığım adam eğer dedeme “dede” demeseydi, belki […]
Can kırmak!.. [29 Mart 2001 Perşembe]
Can kırmak!.. Uyanıksam ve çevremi görebiliyorsam, vakit gündüz demekti… Aslında o zamanlar, her çocukta olduğu gibi, gece ile gündüzden başka bir zaman kavramı da yoktu kafamda. Bahçeye bir kaplumbağa girmişti. Onu görüp yanına gittiğimde kafasını kabuğunun içine çeker gibi yaptı, ama sonra vazgeçip beni hiç umursamamaya başladı!.. Şimdi bütün dikkatim onun üzerindeydi. Yarım metre arayla […]
Sahibini arayan köle (!) [28 Mart 2001 Çarşamba]
Sahibini arayan köle (!) Ahhh; Genzimde yangınlaar!.. ….. Gözpınarlarımdan başka, bütüüün pınarlar kurumuş!.. ….. İçimde, yıldırımlar! {*} Ahhh Adını sayıkladığım şehir!.. {*} Ben uzaklarda, ben sıcaklarda, ben henüz çiğnenmemiş sokaklarda iz sürüp; Sahibini arayan köleyim… {*} Ahhh; Edilmemiş “ah”larım!.. Ateşten kurşunlar gibisiniz, içime girip çıkan; Petek ve arılar gibi! Ben mi?.. Ben en koca kafalı […]
Zavallı yeğenim [27 Mart 2001 Salı]
Zavallı yeğenim (On dört-on beş sene önceydi…) ….. Bizim yeğen durup dururken basıyor tekmeyi ve beklendiği günden biraz evvel; “Geliyoor!” diye bağırttırıyor annesini. {*} Annesi?. O zamanlar, basküllerin neredeyse üç rakam ile ifade edebileceği “sıklete” çıktığı halde, malum biraz tez canlı; Kendi kendine toplayıp pılı-pırtısını düşüyor hastane yollarına… {*} İlk “ciyak” hastane görüldüğünde duyuluyor… İkincisi […]
BBG, Show TV, Eğlence, Kitap ve Tebrikler [26 Mart 2001 Pazartesi]
Okul öncesi için (veya okul öncesi seviyesi için) bir soru: ….. Biz… Bu ülkeye… Fidan dikersek ne olur?.. ….. Hadi düşünen düşünsün, düşünemeyenler ise okul öncesi seviyesi için sorulan bu soruya verilecek cevapları beklesin… Kim verecek bu cevapları?.. Ben… {*} (Bazen ödümüz kopuyor, kendimizden bile!) Halbuki bunda korkacak ne var ki; okul öncesi bir çocuğun […]
Ay em ÖF!.. [23 Mart 2001 Cuma]
Öcü’ler daha eskidenmiş; Bizim (de) çocukluğumuzun kâbusu IMF, yani yeni söyleyişimizle “Ay em ef” idi!.. (Affınıza sığınıp, o zamanki yaşıma vermenizi istiyorum.) Ben sanıyordum ki; ülkemiz koca bir inek, bizler onun üstündeki kılları, mılları… IMF dedikleri şey de ineğin kafasının (hatta ağzının) bağlı olduğu ipe hükmeden adam!.. (Okul kitaplarında “manda” falan diye de okuyorduk […]
Üç güzel pencere! [22 Mart 2001 Perşembe]
İnsanların en fazla nefret ettiği şeylerden birinin; kendilerine verilen “ödevi” yapmak olduğunu biliyorsunuzdur elbette… Umarım böyle algılamamışsınızdır, dün size “düşünmeniz için” söylediğim üç konuyu… Onlar, şunlardı, değil mi? “Bu günden önce sizi mutlu etmiş olan şeyleri… Bu gün sizin kendinizi mutlu hissetmenize sebep olan şeyleri… Bu günden sonra, gerçekleştiğinde mutlu olacağınız şeyleri düşünün.” Düşünmüşsünüzdür elbette. […]
Kayseri nerede? [21 Mart 2001 Çarşamba]
(Birbiriyle bağlantılı üç konudan birincisi) Ben yeni farkettim Kayseri’nin nerede olduğunu, biliyor musunuz?.. Ve Kayserili “uyanıklığının” ise, taa Kayseri’yi ilk kuranlardan geldiğini anladım… Kayseri nerde, siz de öğrenmek istiyor musunuz?.. {*} Türkiye’yi tutun iki ucundan ve bir mendil gibi ikiye katlayın. Şöyle yukarıdan aşağı bir çizgi belirdi mi? Güzel!.. Şimdiyse demin tutmadığınız iki kenarından tutarak […]
Güç; güçtür! [20 Mart 2001 Salı]
Güç; güçtür! Güç; güçtür!.. İlginç olanı, hem kudreti hem de acziyeti anlatıyorki bu ifade; “güç” kelimesine bu orijinalliği ve ibretli güzelliği de işte bu zıtlık veriyor… {*} Güç; güçtür!.. Çünkü kuvveti, iradeyi ve idareyi elinde tutmak zordur, büyük bir güçlüktür… ….. Güç; güçtür… Çünkü hayatı bir güçlük yeri ve sıkıntılar arenası olarak kabul eder bazıları. […]
İlk yağmurun suları [19 Mart 2001 Pazartesi]
Bir kabın açlığı; içindeki boşluktur… Sabahlara kadar kitap okuduğum ve okuduklarımı (neredeyse) ezberlediğim yaşlarımda koymuş olsaydı birisi benim önüme Sadi’nin muhteşem kitaplarını; Biliyorum ki ben, şimdi “başka kilometrelerde” olurdum!… {*} Bu lafı çok söylemesem bile, çok düşünmemin sebebi, asla; “Biz zamanında okuyacaktık (veya şunu şöyle yapacaktık), şimdi iş işten geçti” demek değildir… Ya nedir? Şudur […]
Mıkı ve tarihsiz fotoğraflar! [16 Mart 2001 Cuma]
(İnsan ancak, yaşı büyüdükçe “OLMAZ”larla tanışıyor!. Ben ancak, “ŞİMDİKİ AKLIMLA” inanamıyorum Mıkı’nın yaptıklarına. Yoksa, Mıkı varkenki idrakim için o kadar NORMALDİ ki gördüklerim!) Annemle beraber, trenden inmiş ve üç kilometreden fazla yürümüş olmalıyız. Yol artık derenin kenarından gidiyor. Üzerinden at arabalarının rahatça geçtiği, kütüklerden yapılma köprüye varıyoruz. Geniş bahçenin tek girişi burası. Meydanın hemen solundaki […]
Bir oğlak, bir çocuk, bir adam ve madalya… [15 Mart 2001 Perşembe]
O kapkara ve şıkır şıkır oğlak, dayımın gözüne bakar, sözünü dinlerdi. “Öl Mıkı!” derdi dayım; Mıkı, atardı kendini yere… {*} Dayımın yüzünü bile hatırlamıyorum… Ama Mıkı’nın hiç düşünmeden, tereddüt etmeden “küt” diye yan üstü kendini yere vuruşu… Parlak ve simsiyah tüylerinin kıpır kıpır oluşu gözümün önünde beliriyor… “Kalk Mıkı” derdi ardından dayım… Mıkı kalkardı… Elden […]
Biri bizi gözetliyor [14 Mart 2001 Çarşamba]
Biri bizi gözetliyor Dıngaç ne demek? İlk duyduğumda çok gülmüştüm bu kelimeye… Baktım, imlâ kılavuzunda da yoktu. Ama millet kullanıyordu işte… Peki siz biliyor musunz, “DINGAÇ” ne demek?.. …… Yavaş geçilsin diye yola beton bir set yapmışlar. Ama biz zamanında fark edemediğimizden “DINGG” diye sarsıldık üzerinden geçerken. Dıngaçlara hızlı çarpmaktan nefret ediyorum, çünkü “üh’nn” diye […]
Ne tatildi ama!.. [13 Mart 2001 Salı]
Ne tatildi ama!.. Yıllık izinleri andıran onar günlere de fena alıştık, değil mi?.. Klavyenin tuşları bile sanki yabancı geliyor! “Amma da abarttın” mı? Niye abartayım ki oğlum; senin de iskemlen bir yerlerine yabancı gelmiyor mu bu gün?.. (Haliyle siz, benim bu sayıklamalarımı Salı sabahı okuyacaksınız.) Neyse, hoşgeldiniiiz… Hepimiz hoş geldiik… Ben de; hoş bulduuk!.. (Ne […]
“Müjdeler…” [12 Mart 2001 Pazartesi]
Eğer bir zamanlar siz de çocuk idiyseniz… Veya hayatınız boyunca birkaç tane çocuk gördü (!) iseniz bilirsiniz ki; hiçbir çocuk güle oynaya iğne olmaz. Hatta tetanos veya kuduzdan öleceğini söyleseniz bile dinlemez!.. Bir çocuk için “şu an yaşıyor” olmak, YAŞIYOR olmaktır!.. Şu an birazcık canının yanması, biraz sonra hayatını yitirmekten daha mühimdir! Yani bir insanın […]
“Üç gece devrildi üstüme…” [09 Mart 2001 Cuma]
“Üç gece devrildi üstüme…” Dedem bağırarak dışarı fırladı; Sanki bahçedeki tavuklar bile sustu gibi geldi bana!.. ….. Ben yeni uyanmış ve kapının önüne çıkmıştım. Gözlerime çapaklar, çıplak ayağımın orta parmağına da küçük bir çırpı batıyordu. Kıpırdamadan bakıyordum… {*} Neden bağırdığı pek anlaşılmıyordu. Tek şeye değildi kızgınlığı sanki… Ortalıkta yatan köpek aniden kalktı yerinden ve kuyruğunu […]
İlk kadın… [08 Mart 2001 Perşembe]
1 Kadınlara “Özel Gün” Hangi erkek, hangi sebeple ve niçin bu tarihi belirlemiş bilmiyorum ama, iyi etmiş. Evet, bugün KADINLAR GÜNÜ imiş… BÜTÜN HANIMLARIN BU ÖZEL GÜNÜNÜ KUTLARIM. {*} Bugünkü konumuzu çok beğeneceksiniz. Çünkü size bugün ÇOK ÇOK ÖZEL BİR KADINDAN bahsedeceğim… Sonra bir kadından daha… Arkasından da BUGÜN HÂLÂ DEVAM ETMEKTE OLAN… VE HEPİMİZİN […]
