Dostluk üzerine… [25 Haziran 1999 Cuma]

Dostluk üzerine… Dost… Mânâsı kadar söylenişi de güzel kelime! Yunus: Ben dost yüzü göremezsem Bu gözlerim nemdir benim… der. Kimdir dost? Görülmeyince gözleri nemlendiren! Her dost zannedilen dost mudur? Ölçü: Dost odur ki, âhireti hatırlatsın… Böyledir… Şu kısa dünya hayatında, dünya için sevilenler, arkadaştan öteye gitmezler, “Arkadaşlıkta zevkler ve menfaatler…” asıl olduğundan, dostluğa basamak olamayan […]

7 mins read

Bu yazıdan su damlar [24 Haziran 1999 Perşembe]

Bu yazıdan su damlar Doğduğum günden beri yıkanıp durmaktaydım; Ebem yıkadı önce bağırta bağırta, kafama sular döke döke… Annem yıkadı sonra, teyzem yıkadı, ablam yıkadı… {*}{*}{*} Bahçede emeklerken, başıma düştüğünü hissedip, dilimle yalamaya çalışarak; kırpıştırdığım gözlerimle görmeye ve ne olduğunu anlamaya uğraştığım yağmur yıkadı. Sonra kendi kendimi yıkayabilmeyi öğrendim… Ama yağmur beni yine yıkadı. {*}{*}{*} […]

6 mins read

Sormadın ki [23 Haziran 1999 Çarşamba]

Sormadın ki Yolcuyum, kalbine ulaşmak isteyen… Yol açmadın ki bana; sana nasıl gelebilirim? Sormadın ki bana; Sana “ne” söyleyebilirim?.. {*}{*}{*} Çerçiyim, kapından geçen… İstemedin ki benden; sana ne verebilirim? Sormadın ki bana; Sana “ne” söyleyebilirim?.. {*}{*}{*} Hancıyım, bende kalmanı isteyen… Çalmadın ki kapımı; seni nasıl buyur edebilirim? Sormadın ki bana; Sana “ne” söyleyebilirim?.. {*}{*}{*} Kara, […]

3 mins read

Yeşil elbiseli kadın [22 Haziran 1999 Salı]

Yeşil elbiseli kadın Defalarca seminerlerde dinledim, defalarca kasetlerde rastladım, defalarca kitaplarda okudum.. Ve ben de, “hayali korumak”tan bahsederken defalarca anlattım… Bu “anonim” hikâye dünyanın hemen her yanında anlatılıyor, biliyorum. Daha önce yazmış isem olsun, tekrar hatırlayın… Yazmamışsam, vakti şimdiymiş! {*}{*}{*} İsimlerin, bahsi geçen savaşın veya renklerin pek de ehemmiyeti yok. Mühim olan, üzerinde durulması gereken, […]

5 mins read

Yemyeşil bir yazı [21 Haziran 1999 Pazartesi]

Yemyeşil bir yazı (“Dünya Çevre Günü’ne!..” diye bir kere daha yayınlanmıştı bu yazı. Haberlerini aldık; insanlar biribirlerine okumuşlar, fotokopilerini, fakslarını ulaştırmışlar dostlarına… Duvarlara asılmış bu yazı, defterlere yapışmış, hatta bazı okullarda “ders” olarak işlenmiş… Bugün ricaları kıramayıp, tekrar yayınlıyoruz “Yemyeşil bir yazı”yı…) Bugün yemyeşil bir yazı yazacağım size.. Ve kıpkırmızı! {*}{*}{*} Bugün yeşilden bahsedeceğim size… […]

7 mins read

O yüzden senden yana [19 Haziran 1999 Cumartesi]

O yüzden senden yana Zaman bana neyi gösterirse göstersin, vakit benden neyi götürürse götürsün; Sevgim hep sıcacıktır… {*} Zaman sana neyi gösterirse göstersin, vakit senden neyi götürürse götürsün; Sevgin?.. {*} Öğrendim ki; Bildiğim hiçbir şey yokmuş… Öğrendim ki; Bildiklerimin tamamı “öğrendiklerim!” {*} Öğrendim ki; Zaman ne olursa olsun hep bir gül açar umuda… Öğrendim ki; […]

5 mins read

Sürpriz değil [18 Haziran 1999 Cuma]

Sürpriz değil Pek çoğumuzun hayalidir zengin olmak. Uğraşır, didiniriz bu yolda; gecemizi gündüzümüze katar çalışırız. Çoğumuzun hayalidir zengin olmak, ama; Olamayabiliriz. {*}{*}{*} ‘Bari ayağım yerden kesilsin’le başlar araba merakı. Bir an önce olsun da; eski yeni, büyük küçük, ne renk olsa farketmez der, toplayabildiğimiz bütün parayı bir köşeye biriktiririz. Olsun, der dururuz ama bir türlü […]

4 mins read

Tahir baba (Delitay gitti!) [17 Haziran 1999 Perşembe]

Tahir baba (Delitay gitti!) Delitay, na şurda dururdu da nice zamandır, anlayamadım… Delitay; kendi rüzgarından kaçar gibi, kendi gölgesiyle yarışır gibiydi… Delitay yıllar önce adıma imzalanmış ve yıllardır hep dokunacağım mesafedeydi de.. Ne oldu? Delitay bugün düştü avuçlarıma. Delitay bugün durmuş!.. Delitay bugün derin forultularla solumada… Kızgın mı, üzgün mü, yorgun mu ne?.. Delitay bugün […]

8 mins read

Ataların sözleri [16 Haziran 1999 Çarşamba]

Ataların sözleri Atasözlerimiz bütün hayatımız boyunca bize gerçekler adına yol göstermeye, ışık tutmaya devam eder. Atalarımızın engin görüş, düşünce ve öğütlerini kısa fakat o ölçüde de özlü bir anlatımla verir atasözlerimiz… Atasözlerinin hemen tümü, yüzyıllar boyu süren denemelerden, yapılan gözlemlerden ve hayat okulundan kazanılan öğrenimden elde edilmek gibi bir özelliği taşırlar… Halk edebiyatımızın sözlü geleneği […]

6 mins read

Ezanı duyan çiçek [15 Haziran 1999 Salı]

Ezanı duyan çiçek Çorlu’da oldukça eski camiler var. Şehir de zaten bunların çevresinde vücud bulmuş ve sonradan bugünkü haline gelmiş. Şehir, Osmanlı’da stratejik bir öneme haiz. Çünkü başkent Edirne ile gönüllerin başkenti İstanbul’un yolu üzerinde… Neticede Fatih’in fetih ordusunun son konaklama yeri de Çorlu bağlığı… Edirne’den yola çıkan ordu burada dinlenmiş, son hazırlıklar tamamlanmış, son […]

5 mins read

Bir gün doğdu çığlık çığlığa veya sen vardın [14 Haziran 1999 Pazartesi]

Bir gün doğdu çığlık çığlığa veya sen vardın Her şey… Her şey tersineydi. Ve her şey… Her şey durmuştu o an. Hiçbir şey… Hiçbir şey kıpırdamıyordu o sıra; inanılmaz hızla çarpan kalbi ve ebeden başka… Her şey… Her şey duruyorken kıpırtısız ve her şey, her şey tersineyken; tersine bir şaplak yapıştı… Çığlık çığlığa bir gün […]

6 mins read

Kuyruğumu seviyorum [12 Haziran 1999 Cumartesi]

Kuyruğumu seviyorum Hepimizin bir “kuyruğu” var; Ama hemen hemen hepimiz “kuyruğumuzun” farkında değiliz… {*} Ve kuyruklarımız ardımızda takılı! {*} Hepimiz mutlu olmak istiyoruz, değil mi?.. Ve hemen hemen hepimiz mutluluğu gaye edinmişiz. “Maksat mutluluk” deyip, mutlu olmanın peşine düşmüşüz… {*} Peki, her kovalayan, mutluluğu yakalayabiliyor mu? {*} Mutluluk ne demek? {*} Hepimizin bir kuyruğu var… […]

4 mins read

Şişedeki mesaj [11 Haziran 1999 Cuma]

Şişedeki mesaj Çook eskiden, bir Pazar günü, Boğazın Anadolu yakasının en kuzeyinde, üç-beş arkadaşla beraber günümüzü geçirmiştik. Anadolukavağı’ydı orası… {*} Dönüş vapurunun gelmesine yakın, hepimizin ağzından, ortak bir mektupçuk yazdık… Onu rulo yapıp boş bir şişeye koyduk… Ağzının mantarını da sımsıkı bastırdık; Ve denize fırlattık… {*} Şişedeki mesajımız birkaç defa güneşi, birkaç defa da yıldızları […]

5 mins read

Sevgi sözcüklerinin zamanı [10 Haziran 1999 Perşembe]

Sevgi sözcüklerinin zamanı Brillance dergisinin editörü sayın Ömer Aşıcı, arşivlik bir sayı daha göndermiş bana… Bu dergiyi sevmemin başlıca sebeplerinden biri de seçilen konuları. Keşke herbiriniz birer Brillance sahibi olabilseydiniz de; bize ait, özümüzden, kökümüzden gelen “yazmadan ebruya kadar, halıdan taş işçiliğine kadar” sanat-el sanatlarımızı tekrar hatırlamış olsaydınız. Sözü fazla uzatmadan, Ömer Aşıcı’nın giriş bölümündeki […]

6 mins read

Gözlerimde yer yoktu! [09 Haziran 1999 Çarşamba]

Gözlerimde yer yoktu! Senden başka sen yok ki… {*} {*} {*} Biliyorum bunu Ve biliyorum, yıllardır beni gözlediğini; tuzlu suyun ardından bakan bir yosun gibi… Biliyorum; bildiklerimi “bilmediğimi” zannettiğini! {*} {*} {*} Senden başka da sen yok ki! Ama, yine de her zaman birşeyler var gülümsemeye değen… Değil mi? Sadece, “görmeyi seçmek” zor geliyor bize […]

4 mins read

Kayıp haklar [08 Haziran 1999 Salı]

  Kayıp haklar   Sızılarımız; bize bir zamanlar, “kendi hakkımızın, bir başkasının hakkının başladığı yerde bittiğini” öğretmiş olmalarından… Sızılarımız; bir zamanlar, “aynen bizim haklarımıza sahip başka insanların da var olduğunu” öğrenmiş olmamızdan. Ve sızılarımız; öğretilmiş olanları herkesin “öğrenememiş” olmasından!.. {*}{*}{*} Öğrettiler öğrendik, söylediler dinledik: İnsanların hakları vardı ve en mühim hakkı da insanların; “yaşama haklarıydı.” […]

6 mins read

Bendeki “şans” [07 Haziran 1999 Pazartesi]

Bendeki “şans” Bendeki şans kimsede olmaz… Ciddi söylüyorum. Birincisi; her gün yazarak, sesimi her gün sizlere (duyurulacak ne sesim var onu da anlamadım ya bugüne kadar) duyurma şansına sahibim… İkincisi; elinizde tuttuğunuz (ve gerçekten çok sevdiğim) Türkiye Gazetesi’nde yazma şansına sahibim… Üçüncüsü; belki de en mühimi, madalyonun arka yüzü! Çevirin, bakın… Hadi! Gördünüz mü?.. Paranın […]

5 mins read

Yemyeşil bir yazı [05 Haziran 1999 Cumartesi]

  Yemyeşil bir yazı   Bugün yemyeşil bir yazı yazacağım size… Ve kıpkırımızı! {*}{*}{*} Bugün yeşilden bahsedeceğim size… Bir de kırmızıdan. Bugün sadece yeşil olacak yazımda, bir de kırmızı… Bugün belki korkacak yeşil, belki utanacak kırmızı… Bugün, belki gözyaşı dökecek bütün renkler. Belki bütün renklerin rengi kaçacak! {*}{*}{*} Bugün… Bugün yemyeşil bir yazı yazacağım size… […]

7 mins read

Lütfen farkedin insanları [04 Haziran 1999 Cuma]

  Bir, birbuçuk ay kadar önce telefonla tanıştık onunla… Yüreği sevgi doluydu, yüreği öğrencileri için çarpıyordu. Bana okulunu ve öğrencilerini anlattı ve sevdirdi Ayşe Yüksel öğretmen… Hep tavsiye ederim ya; “İlgilenin insanlarla… Dinleyin onları, yüreğinizi açın, gözlerinin içine bakın, tebessüm edin… Bir telefon edin, faks çekin, mektup yazın bir tane… Biribirinize gökkuşağı fırlatın!.. Görün o […]

8 mins read

İlginç notlar… [03 Haziran 1999 Perşembe]

  İlginç notlar…   Daha Kardak’a bulaşan pis kokuları silinmeden, bir de Eşekadası kaşıntısı tuttu Yunanlılar’ı. Ve aynı günlerde de kahvehanelerle ceviz gölgelerinde “İnönü muhabbeti” alevleniverdi. Dikkat ediyorum; ne zaman şu Onikiada mevzuu açılsa İsmet Paşa’nın adı da zikrediliyor. {*}{*}{*} Merak ettim ve araştırdım paşayı… Çok ilginç notlar da buldum ve hayretler içinde kaldım. Türkiye […]

3 mins read