Sevdalar böyle mi yaşanmalıydı? [20 Temmuz 1999 Salı]

Sevdalar böyle mi yaşanmalıydı? Sevdalar böyle mi yaşanmalıydı? {*} Öksürmeli miydi vapur dumanlarından, şarkılardan çıkmış martılar?.. Sevdalar böyle mi yaşanmalıydı?.. {*} Köşe başındaki esmer kadın şaşkın; “bir çiçek alamayacak kadar” vakitsizliklere! Kırda salınan gelincikler şaşkın… Ve hatta kiraz çiçekleri de şaşkın. Sevdalar böyle mi yaşanmalıydı?.. {*} Çiçeği koparılmayan… Yare sunulmayan kiraz ağaçlarında artık “tek sapta […]

4 mins read

Yer gök altın olsaydı… [19 Temmuz 1999 Pazartesi]

Yer gök altın olsaydı… Ne kadar saçma olurdu; “Neden her taraf altın dolu değil ki?.. Neden dere yahut deniz kenarlarına yanaşıp, kürek kürek altın dolduramıyorum kamyonuma?.. Neden taşocaklarında olduğu gibi; dinamiti koyduğumda, altın parçaları savrulmuyor havaya?..” diye sızlansaydı biri!.. {*} Gülerdik ona değil mi?.. “Sızım sızım sızlanma, derdik… Eğer kum gibi doldursaydın kamyonunu altınla; bir […]

4 mins read

Acının vakti! [17 Temmuz 1999 Cumartesi]

Acının vakti! İnsan acı çekerken zaman geçmiyor!.. {*} “Bir uyuyabilsem” diyorsun veya; “Ah bir sabah olsa…” Terliyorsun, dönüp dururken yatağının içinde. Dişlerin birbirinin içine girer gibi oluyor; avucunun içinde bütün tırnaklarının sayısız defa izi kalıyor… Sonra titreme nöbeti başlıyor yine böyle bir derin ağrının basıncından; başını yastığa gömüyor ve çaresizlik içinde inliyorsun… Bütün dünya uyuyormuş […]

5 mins read

Deniz mevsimi [16 Temmuz 1999 Cuma]

Deniz mevsimi Dalgalar mı kıvır kıvırdı; Yoksa saçlarında mıydı dalgalar?.. {*}{*}{*} Sen miydin; esercesine bana doğru akan ve kıpır kıpır-kıkır kıkır dizlerimi yalayan? {*}{*}{*} Sen miydin bütün kızgın göklerimin altına yayılan serinlik?.. {*}{*}{*} Ter mi bu bendeki saçımdan tırnağıma kadar; yoksa bir gurub vakti, kızıl bir rüzgara binip, kendini mi savurdun üstüme?.. Neden sen damlıyorum; […]

4 mins read

Şiirdeki melodi [15 Temmuz 1999 Perşembe]

Şiirdeki melodi Dostlar… Köşemiz son şeklini aldığından beri, görüyorsunuz sizden gelenlere yer vermeye çalışıyoruz. Bu, hem Stop’un rengine renk katıyor ve hem de “köşenizi” zenginleştiriyor. {*}{*}{*} Adını “Sevgi Köşesi” koymuş olduğunuz bu köşeye böylesine sahip çıkıyor oluşunuzdan dolayı sizlere bir kere daha hayranım… Yine, kendinize yakıştırmış olduğunuz; “Sevgi Ailesi” üyeliği çerçevesinde bana tanımış olduğunuzu bildiğim […]

4 mins read

Reçeteyi kullanmak [14 Temmuz 1999 Çarşamba]

Reçeteyi kullanmak Gene size; “tek okuyuşta anlamadığınızdan” şikâyet edeceğiniz bir yazı yazacağım… İnadına!.. {*} Epey önce; “doktorumun hastasıyım” dediğimi okumuştunuz… Onu seviyordum ve hâlâ da seviyorum. Kozyatağı’nda özel bir polikliniği vardı. Oraya gelen hastalarla diyaloğu harikaydı. Biz onunla nöbetçi kaldığı gece yarılarında harala gürele resim yaparken dost olduk. Muayene odalarından birine kutularca plastik boya ve […]

7 mins read

Son kurbağa [13 Temmuz 1999 Salı]

Son kurbağa Dönün şimdi geriye ne olur ve soru kitapçıkları çalınıp sınavlar ertelendikten sonra yazdıklarımı okuyun… Ve önünde mikrofon bulan koco koca teyzelerle koca koca amcaların kocaman yerlerini koskoca koltuklara yerleştire yerleştire yumurtladıkları “cevher”leri aklınıza getirin bir de; “Eyvah mahvoldu çocuklar!.. Bir nesil ziyan oldu!.. Şimdi hepsi kaybedecek!.. Hiçbirinin şansı kalmadı!.. Bu, çocukların katillerini yağlı […]

6 mins read

Uzaktan hoş gelir! [12 Temmuz 1999 Pazartesi]

Uzaktan hoş gelir! İstatistikler gösteriyor ki; çizgi romanları en fazla “gönlü küçükler” takip ediyor… Bizim Çekirge Çetin de bunlardan biri. {*} Çetin altı ay kadar Türkiye Çocuk Dergisi’nde yayınlanarak açmıştı “dünyaya” gözlerini… Ardından üç sene günlük olarak Türkiye Gazetesi’nde çıktı. Sonra başka bir gazetedeki “haftalık köşesinde” boy gösterdikten sonra burada başladık gördüğünüz gibi. Stop Köşesi […]

7 mins read

Bir destandır Kırkpınar [10 Temmuz 1999 Cumartesi]

Bir destandır Kırkpınar Farkına vardım ki; bazısı için “Kırkpınar” hiçbir şey ifade etmiyor. Hatta Kırkpınar’ın ne olduğunu bile bilmeyenler yaşıyor aramızda… Bunun mümkün olabileceğine inanın ihtimal bile vermezdim. {*} Ben, gazetelerde neşrolunan “pehlivan tefrikaları”nın sonlarına yetiştim. Her gün soluk soluğa “güleş atan” yiğitleri soluk soluğa okudum. Birinin kıspet elde çayır çayır dolaşabilmesi için, diğerinin baba […]

5 mins read

Dünya küçüldükçe [09 Temmuz 1999 Cuma]

Dünya küçüldükçe Yanlız yaşıyoruz artık, yapayalnız. Sanki varılmaz mesafede bir yıldız, İnsanoğlunun herbiri diğerine. Karlar yağmış, muhabbet bahçelerine. Aşk mekanı kalpler, şimdi buz harmanı; Paylaşır yüz yabancı, bir apartmanı. İnsan, dipsiz vadide, duyulmaz çığlık, Okyanus ortasında kaybolmuş balık. Elmas kabuk ki, benliğimizi sarmış; Bıçak ki, aşılmaz uçurumlar yarmış. Arasına en yakın dostların bile. Herbiri aşılmaz […]

3 mins read

Eller ve diller [07 Temmuz 1999 Çarşamba]

Eller ve diller Elleriniz semadan,Dilleriniz duadan uzak kalmasın… {*}{*}{*} Ya Rabbi, sen bizim bütün günahlarımızı affet. Bizlere imanla yaşamak ve imanla ölmek nasip et. Bütün ibadetlerimizi kabul et. Ölmüş ve azapta olanlarımızın azabını kaldır, olmayanların derecelerini yükselt… {*}{*}{*} Ya Rabbi, âlem-i İslâmı ve memleketimizi koru… Ordumuzu güçlü kıl. Bu ülkeyi savaşlardan, yerden ve gökten gelebilecek […]

6 mins read

“Şiir üzerine”ye devam [06 Temmuz 1999 Salı]

“Şiir üzerine”ye devam Ya bendeki meraktan ya da ablamların okul dönüşü yaptıkları şeyi taklit edebilmek için, okumayı öğrenmiştim… Babam benim için bir gazete almaya, annem de takvimlerin arkasındaki yazıları okutmaya başlamıştı. Keyifliydim… {*} Aradan iki sene geçti. Geçen yıl yaşım tutmadığı için okula kaydettirememişlerdi beni. Ama bu arada da biz Paşabahçe’den “göçü sarmış” beşyüz hanelik […]

7 mins read

Zenginliğimiz [05 Temmuz 1999 Pazartesi]

Zenginliğimiz Bir dostum, bir gün, bir sohbet arasında (tamamen iyi niyetle) bir söz söyledi. Belki haklıydı, belki de haklı değildi; ama en azından o lafı söylerken “bizim köşemizde iki-üç konunun işlendiğini” düşünüyordu. {*} Tekrar tekrar aklıma geldi bu konuşma… Yüzeyden bakıldığında haklıydı arkadaşım. Aynı cümleyi bir sohbet esnasında belki ben de aynı şekilde kurardım… Peki […]

5 mins read

Şiir üzerine [03 Temmuz 1999 Cumartesi]

Şiir üzerine Bu memlekette herkes doğuştan şair… Ve “tosun tefrikası” yazar gibi de şiir üretiyor! Şimdi yazacaklarımı “şiirle ilgilenenler okumasın” desem, olmaz; çünkü bunları asıl onların okuması lâzım… Yani hassas; içli, duygulu… Yani bahar yeli ters yönden esse bile kırılmaya meyyal insanlar. {*} Desem ki; kaleme aldığınız şiirleri nooolur (yeniden) üç beş kere daha yazın… […]

7 mins read

Yerdeki yarım kulak [02 Temmuz 1999 Cuma]

Yerdeki yarım kulak Herkesin tavsiye ettiği bir kuaför vardı. Gittim, tanıştık; hoş beş… Malumunuz bu meslektekiler “birazcık konuşkan” olur. Ben de biliyorum ki, soru sormazsam kendi telinden çalmaya başlayacak; “Hiç kulak kestiniz mi?..” demek geldi içimden. {*}{*}{*} Önce tebessüm etti; “-Oluyor ufak tefek şeyler” dedi. Sonra aklına bir hatıra gelmiş olmalı ki, kahkahayı koyvererek; “-Benim […]

6 mins read

Tutuşsam avucumdan [01 Temmuz 1999 Perşembe]

Tutuşsam avucumdan Sol göğsünü sağ elimin tersiyle itip kenara; elimi soksam içine ve avuçlasam yüreğini… Ritmini hissetsem parmaklarımda… Atışını duysam… Vuruşuna dokunsam. “Ben… Ben… Ben…”lerini dinlesem kalbinin, veya; “Sen… Sen… Sen…” diye sayıklamalarını solusam. {*}{*}{*} Sol göğsünü sağ elimin tersiyle itip kenara, elimi soktuğumda içine; tutuşsam avucumdan… Canlı bir meş’ale olsam… Ve sevdalı bir meş’ale […]

6 mins read

Yazar “kim” olmalı [30 Haziran 1999 Çarşamba]

Yazar “kim” olmalı Haykırılmamış feryatlar duyuyorum: “Bana kötü bir söz söyleyeceksen, hiçbir şey söyleme…” Sanki yalvarmalar duyuyorum: “Bana kötü bir yazı yazacaksan, hiçbir şey yazma…” {*}{*}{*} İnanıyorum ki; bir toplumda moral eksikse, konuşan “moral” olmalı… Ve yazar; moral olmalı. {*}{*}{*} İnanıyorum ki; bir yerde huzur eksikse, konuşan “huzur” vermeli… Ve yazar; huzur vermeli. {*}{*}{*} Neden […]

5 mins read

Kapınız açık! [29 Haziran 1999 Salı]

Kapınız açık! Yıllar önce filmini seyretmiştim, televizyonlar henüz renklenmemişken… O, inanılmaz bir adamdı düğüm çözmek, kilit açmak konusunda. Nereye ve nasıl bağlarsan bağla, kilitlersen kilitle bir süre sonra “hür” olarak dikiliyordu karşına. Elleri kolları bağlı, tabuta benzer, kilitlenmiş bir sandığın içinde, dev bir akvaryuma atıldığında; “artık ölecek” demiştim. Sadece ben değil, olayı izleyenlerin ve filmi […]

4 mins read

Buzlu fıçıya dalmak [28 Haziran 1999 Pazartesi

Buzlu fıçıya dalmak Sizi bir “buzlu fıçıya” daldırayım mı? {*} Bilin bakalım insanlar şu anda arkanızdan neler konuşuyorlar? {*} Herkesin ardından konuşma “hürriyetimiz” olduğundan, çenemiz gem tutmuyor genellikle, değil mi?.. Ohh!.. Dudaklarımız köpüre köpüre develer gibi, sanki tatmin olurcasına ve vicdanımızdaki soru işaretlerini iteleye kakalaya döküyoruz ortalığa aklımıza her geleni; İshal olmuşçasına!.. {*} Bu, tabii […]

6 mins read

Bir parça çelik [26 Haziran 1999 Cumartesi]

Bir parça çelik Ben ne kadar aptaldım; Kalbimin hiç kırılmayacağını düşündüğüm yıllarda… Ve dışımdaki kalabalıkla içimdeki kalabalığı karıştırdığım zamanlarda! {*}{*}{*} Zaman, ancak; “yaşayabileceğimiz” zaman! {*}{*}{*} Elbette zaman; tüketilmeden ve kaybedilmeden yaşanmalı, ziyan edilmeden… Güzellikler; “değerlerinin bilinmesini” arzuluyor! {*}{*}{*} Tabii ki hoşlanmıyorum yapayalnız kalmaktan… İçimde olduğun halde kokunu alamamaktan ve sesini duyamamaktan, her istediğimde… {*}{*}{*} Hayallerimin […]

5 mins read