Seyir Defteri – 21 Aralık 2009 (Veda Hutbesi bir kavuşma müjdesidir!)

"Sen nasılsa Müslümansın, önce batı dinini öğren ve kültürünü hazmet" sözü, aslında bize dayatılan; "İslamiyeti unut, Peygamberini tanıma" emridir!.. Batı insanı kendi dinini de bilmez ki, bizler onların din sandığı hurafeleri öğrenerek seviyemizi yükselteceğimizi sanalım! İşte sadece bunu bile anlamak; karanlığın içindeyken, her tarafı aydınlatacak olan şalteri indirivermektir!.. ….. Veda Hutbesi, aslında bir KAVUŞMA müjdesidir!.. Aynen, bütün olarak kopyalıyoruz: {*}{*}{*} Hamd, […]

8 mins read

Seyir Defteri – 17 Aralık 2009 Perşembe (Muharrem ile ilgili…)

                                                                                (17 Aralık 2009 – 1 Muharrem 1431, Perşembe) Müslümanlar olarak, dünya işlerimizde, güneş takvimini kullanıyoruz. Bu takvime göre çalışıyoruz, maaşlarımızı bu takvime göre alıyoruz, vergilerimizi, kiralarımızı bu takvime göre ödüyoruz… Kameri (ay) takvime göre ise din işlerimizi yerine getiriyoruz. Oruçlarımızı kameri takvime göre tutuyoruz, zekatlarımızı kameri takvime göre veriyoruz, kurbanlarımızı yine kameri takvime […]

14 mins read

Seyir Defteri – 16 Aralık 2009 Çarşamba (Elmas Dede’nin ardından…)

Sitemizi sevenlerden Mustafa Koç‘u biz de seviyoruz… Onun "Elmas Dedem" ismiyle kaleme aldığı satırları yayınlıyoruz… Salı günü öğle namazını kılmak için abdest alırken rahatsızlanarak vefat eden Elmas Dede’yi onun bizlerden daha iyi anlatacağını biliyoruz… En aşağıda ise 16 Aralık 2009 günü gazetede yayınlanan Elmas Dede’nin vefat/cenaze haberini okuyabilirsiniz… {*}{*}{*} Elmas Dedem  8 kardeşin ikincisi idi. Ama […]

5 mins read

Seyir Defteri – 14 Aralık 2009 (Hakkı Devrim, Okan Bayülgen ve Aşk-ı Memnu)

Yazmazsam karnım şişer!.. Dün gece geç saatte televizyonu açtım. Okan Bayülgen ve etrafındakilere rastladım ekranda: Malum, sevilmek sempati duyulmak gibi bir derdi olmayan bir adamdır o ve benim de onu sevmek gibi bir derdim hiç olmadı. Ama dün gece (14 Aralık 2009’ın ilk saatleri) çok hoşlandım Medya Kralı programından… Masanın çevresinde ikisi hanım 5 kişi […]

2 mins read

Seyir Defteri – 11 Aralık 2009 (Hasta olmak istemiyorsan…)

"Eğer hasta olmak istemiyorsan…" başlığı altında, bir çok maddeler toplamışlar. Pek çoğumuza da lazım aslında. Hani, her birini başaramazsak bile bir kısmını yapabiliriz. En azından, yan tesiri yok bunların… Haydi bakalım, şifa olsun hepimize! 🙂 {*}{*}{*} Hasta olmak istemiyorsan; Duygularını anlat… Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrit, ülser, bel  fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol […]

3 mins read

Seyir Defteri – 03 Aralık 2009 (MSG’nin sağlığa etkisi ne?)

ÇİN TUZU NEDİR? Ben sağlıkçı değilim ama herkes kadar sağlıkla ilgileniyorum. Ben kimyacı da değilim ama Mono Sodyum Glutamat katılmış yiyeceklerin olağan dışı olduğunu farkedebiliyorum. Bana gelen bu postanın peşine düşmek ve kendini kaybederek (neredeyse sahibinin parmağıyla birlikte) cips yiyen kedileri görünce "Patatesobur kedi!" isimli yazıyı yazmak fikri de böyle çıktı… Çin tuzu da deniyormuş MSG’ye, […]

6 mins read

Seyir Defteri – 25 Kasım 2009 (Terviye, Arefe, Kurban, Kabe…)

  "Terviye, Arefe, Kurban, Bayram, Kâbe…" Bugünlerde hep işitiyoruz bu kelimeleri.  Birçoğuna kulağımız alışık ama manalarını bilmiyoruz. Çoluk çocuk soruyor, öyle cevaplar veriyoruz ki; onlar, sadece "galiba iyi bi’şeymiş" olarak algılıyorlar!.. Peki nedir "terviye günü", o günü özel kılan nedir, neler yapılır? Arefe nedir, kurban hakkında neler biliyoruz ve hatta Kâbe-i şerif hakkında?.. Fırsattır, dedim ve […]

20 mins read

Seyir Defteri – 25 Kasım 2009 (Munzur’un öte yanı!..)

.     Bir süredir dillerden düşmeyen "Dersim", Tunceli’nin eski adıdır… Eski bir yaradır… Çok istismar edilmiştir… Söylediği her sözün bir gün hesabını da vereceğine inanan, Allah korkusuna sahip insanlar yazıp konuşsaydı bu güne kadar bu hal böyle kangren olmazdı, bundan eminim… Fakat herkes "ölçü benim, ben ölçüyüm" dediği için işler karışıyor! Aşağıya üç yazı […]

18 mins read

Seyir Defteri – 24 Kasım 2009 (ÖğretEnlerin günü…)

Öğretmen kimdir? Öğretmen nasıl olunur? Ve hangi öğretmenlerin gününü tebrik etmek lazımdır? {*}{*}{*} Öğretmen denince; devletten maaş alıp, okullarda vakit geçiren memurları mı anlayacağız? Öğretmen kimdir gerçekten de? {*}{*}{*} Şöyle inanırız ki: İlim bizim kayıp malımızdır… Ve Çin kadar uzakta bile olsa almak için çaba gösteririz… İlmi bulanlar, bilenler vardır… İlmi talep edenler, isteyenler vardır… […]

2 mins read

Seyir Defteri – 21 Kasım 2009 (Mayalar, 2012 ve dünyanın katili Marduk gezegeni…)

Maya’ların 2012’de biten takvimi ve özellikle dünyaya çarpacağı söylenen Marduk gezegeni insanlarda akıl bırakmadı son günlerde… Öte yandan da; yeni bir değişime uğradığı söylenen grip virüsü haberleri… Yani, neredeyse şunu demeye getiriyorlar: "Ölümlerden ölüm beğen, hemen şimdi domuz gribinden mi ölmek istersin, yoksa 2012’nin 21 Aralık tarihinde beklenen kıyamet gününde mi?.." Fakat şunu demeyi asla ihmal […]

5 mins read

Seyir Defteri – 20 Kasım 2009 Cuma (Nalga çıkaran parmak!)

Deyimler kitabına yeni bir madde eklendi: BİR PARMAKTA NALGA ÇIKARMAK! Manası açıktır: Maruz kaldığın bir kötü harekete karşı sen refleks olarak, gayri ihtiyârî (yani iradenin dışında) küçük bir harekette bulunursun… Öyle bir tufan kopar ki, savrulan tozun dumanın ardından koskoca bir dağ çıkar ortaya fakat bu dağlaşmış çıban, artık deşilmiştir… Nalga; koca bir çıbandır, eninde […]

4 mins read

Seyir Defteri – 17 Kasım 2009 (Bir kurban bin dua…)

  Kurban Bayramı yaklaştıkça herkesi bir tatlı telaş sarıyor… Birincisi "kurban ibadetini yapma" heyecanı… İkincisi de "ibadeti doğru yani usulüne uygun yapmak" tedirginliği. Herkes bilir ki, ibadet sadece para vermek veya her hangi bir şeyi yaptırmak, ya da ben böyle yaptım kabul olsun işte, demek değil… İbadet; emredileni, emredildiği gibi yapmak, demek! ….. Herkes kurbanlığını […]

9 mins read

Seyir Defteri – 16 Kasım 2009 (Bir Kaplumbağa ile Tavşanın Hikayesi)

Önce "Siyah hırkalı çocuk"un… Sonra "Bir Kaplumbağa ile Tavşanın Hikayesi"nin hikayesidir bu yazı. Sonra da bir misyonu olması gerekenlerin… ….. İstanbul’un tepesindeki bir gökdelenin tepesinde; karşılaşacağımızı bilmeden, bir gün karşılaşmıştık onunla… O da bilmiyordu bunu, ben de bilmiyordum… O, karşılaştığımızı bir süre daha bilmedi… {*}{*}{*} "Kısa olsun bizim olsun" kısa film yarışmasının ödül töreniydi, gözleri ödüllerdeydi […]

6 mins read

Seyir Defteri – 14 Kasım 2009 (Domuz gribinden koruyan dua…)

  Çamlıca’da küçük bir cami var, pek kimse bilmez, ben de ilk defa gördüm. Cuma günü oralardaydık. Arkadaşlarla birlikte çıktık, bahsettiğim camiye geldik. Tipik, laz bir imamı vardı, genç de sayılır. Aksanlı ama diri, samimi bir konuşması vardı. Yolda da konusu geçmişti; "ilginç bir hoca efendidir, bazen kendini kaptırır ateşli vaazlarını saatlerce bitirmez", filan dediler… "Şaka tabi", […]

7 mins read

Seyir Defteri – 12 Kasım 2009 (2012)

Hani "Korku Satmak" konusundan bahsetmiştik ya bir ara… İnsanları korkutup, her istediğini satanlar; dünyanın dizginlerini ellerine geçirmiş halde… Hele Amerika’da… O kadar korkuyor ki Amerikan halkı; bütün küresel korkuların senaryoları Amerika kıtası üzerine monte ediliyor. Uzaylılar Amerika’yı basıyor, Sovyetler Amerika’yı hedef alıyor, Amerika Birleşik Devletleri’nin şehirleri donuyor, Amerika’ya göktaşı düşüyor… Ahırlarında beslenen hayvanlar gibi, bir […]

5 mins read

Eskimiş 10 Kasımlar ve dağlarda ağlayan kurtlar…

    Kendimizin "eskimiş" olmasını kabul etmek bile güzel; o eski 10 Kasım’ların artık eskide kaldığından bahsederken! {*}{*}{*} Biz çocukken yaşadıklarımıza, büyük inkılapçı, yenilikçi, çağı yakalama sevdalısı Atatürk’ün razı olacağını hiç bir zaman zannetmem/zannetmedim. Hep şuna inandım ki; çocukları çok sevdiğini ve bu ülkeye aşık olduğunu her fırsatta işitip okuduğumuz Gazi Mustafa Kemal Paşa; eğer […]

5 mins read

Seyir Defteri – 06 Kasım 2009 (Fesleğen Çıkmazı çıkmazı) ;)

Sürpriz yapacağım ya… Gündüzden aradım; saat kaçta başladığı, hangi oyunun sahnelendiği ve eser hakkında bilgi istedim: "Saat 20.00’de başlıyor. 15 kişilik bir kadrosu var, iki perdelik çok güzel bir oyun" dedi telefondaki hanım… {*}{*}{*} İşleri ayarladım. Hani geçen gün bazılarının kıskandığı… Beykoz’da birlikte denize açılıp sandalda kürek çektiğimiz güzelciğimle birlikte Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’ne gittik; […]

2 mins read

Seyir Defteri – 04 Kasım 2009 (Benim canım soğanımmm!)

Soğanla yatın, soğanla kalkın… Soğanı öpün, soğanı koklayın; soğan yalayın, soğan yiyin, soğanı hafif kaynatıp suyunu için… İçiniz dışınız soğan olsun yani, bu işin başka çaresi yok! {*}{*}{*} “Ayyh, ben soğan yiyemem ki, kokar!..” Öyle kibar hanımcık numaraları sökmüyor bu domuzun gribine! Homur homur geliyor bak, nefesi ensende; yakaladı yakalayacak… Ye şunu elma gibi, şeker […]

2 mins read

Seyir Defteri – 03 Kasım 2009 (Gel de öpme birader!..)

Nüfus kağıdı eskimiş yetkililer akıl veriyor: “Sakın öpüşmeyin!..” Fakat ekranların karşısından itirazlar yükseliyor: “Emrin olur baba, başka ne yapmayalım?..” Hani izliyorduk eskiden: "Askere bi’şey olmaz" diyorlardı kameraya bakarak! Sen şimdi "ben Türk’üm” veya “filan şehirliyim" diyerek AIDS’e efelenen adamları gripten mi korkutacaksın? Pehh!.. Sakın öpme, diye tembih edilen adam: “Ben onun virüsünü bile yirim” diye […]

4 mins read

Seyir Defteri – 29 Ekim 2009 (29 Ekim)

Misal: Her gün annelerimizi sevmemiz ve onlara ilgi göstermemiz gerekir, ama "anneler günü" bunun odak noktasıdır, simgesidir. Başka günlerde, bunu isteseler bile yapamayanlar; bu günü fırsat bilir ve annelerini ararlar, gönlünü hoş tutmaya, yanlarında durmaya çalışırlar…   {*}{*}{*}   Bu topraklara sevdiğimizi ve bu bayrağa ilgimizi belki de her gün göstermemiz gerekir. Ama "29 Ekim" bunun odak […]

2 mins read