Seyir Defteri – 28 Şubat 2008 (120 filmindeki marş)
Yakında bu konuyla ilgili bir yazı daha okursunuz benden… O zamana kadar sadece sözlerini yazıp koyuyorum buraya (120 filminde geçen muhteşem) Cenk Marşı'nın… Her gün şarkı sözü ezberleyip, film müziği mırıldanmayacak ya sinemaseverler… Bir kere de bir filmde söylenen marşı ezberlesinler… Güzel olmaz mı? {*}{*}{*} Ey şanlı ordu, ey şanlı asker Haydin gazenfer, umman-ı safder Bir elde […]
Birini seviyorsan… [11 Mart 2000 Cumartesi]
Birini seviyorsan… Eğer birini seviyorsan O’nu serbest bırak…Dönerse senindir; Dönmezse zaten hiç senin olmamıştır… ….. Bildiğimiz duyduğumuz bu kadardı sadece. Meğer daha neler de varmış. Siz de bilmek ister misiniz?.. İyi, okuyun o zaman bakalım “birini seviyorsan onu serbest bırak…” diyen değişik kişilik ve meslekteki insanların felsefelerini… {*} {*} {*} (YENİ VERSİYONLAR:) Pesimist (Karamsar): Eğer […]
Şubat 2008 – Merhaba’lar bir yerde, Kadir Çetin-Alper Çetin, Antoloji.com
Kadir Çetin **Merhabalar bir yerde… Merhabalar bir yerde… (Muammer Erkul’ un sitesine) *** Öyle bir site ki, kokusu güzel, Bu sitede GEZENLERE Merhaba… Sevgiyle dokunmuş, dokusu güzel, Dizeleri DİZENLERE Merhaba… Her bölümü özen ile dokunmuş, Tüm yazılar hasret ile okunmuş, Her güzellik yerli yerine konmuş, Çegirge'yi ÇİZENLERE Merhaba… Bütün […]
Şubat 2008 – Sitemiz mönüsü, Kadir Çetin, Antoloji.com
Kadir Çetin Muammer Erkul'un Web Sitesi… Site Menüsü… :))) Sevgi için kurulmuş, bir üniversite bu, ‘muammer erkul nokta com’ adlı bir site bu, ‘MERHABA’ der ilk önce, ANASAYFA; sizlere, Yakışıklı bir resim, hep gülümser bizlere… Usta Kaptan'ın SEYİR DEFTERİ'ni okuyun Tatlı su pınarıdan, içerek siz de doyun… Sırada bildiğimiz, […]
Şubat 2008 – Bir müjde, Sultan Yürük, şiir.edebiyat.org
şiir.edebiyat.org ! ! ! …..Merhabalar ve bir müjde! .. Merhabalar ve bir müjde! .. Değerli dostlar vermiş oduğum bu linkte köşemiz var. Yazılarımın bir yenisini ekledim. Antolojiye gelip bulamadıklarını bildiren dostlar oldu. Köşe yazılarımızı takip etmek isteyen dostlar için. http://www.habernews.com/ Bu adresi Kopya yapıp, üst çubuğa veya google yapıştırıp tıklayın lütfen. Yazılarımız haftada […]
Seyir Defteri – 27 Şubat 2008 (Adres defterinizle ilgili)
Ne fark ettim biliyor musunuz; Pek çoğumuz adres defterlerimizin farkında değiliz!.. Bu durum benim canımı acıtıyor hakikaten… {*}{*}{*} Neden, der pek çok kimse… Neden?.. Sana ne menfaati var bunun? Hatta, gününün yarısını daha alacak senin bu yeni insanlar, bilmiyor musun?.. Saatlerin, günlerin, haftaların, ayların yani ömrünün geçiyor görmüyor musun?.. Görmemek mümkün mü? Hepimiz görüyoruz da, zaten işte […]
Ayılar ve armutlar [26 Ağustos 2007 Pazar]
Acıkan ayılar ormanda dolaşır… Bir armut ağacı bulunca, tırmanabildikleri kadar yüksek dallara tırmanır… Ve önlerine gelen her meyveyi hapır hupur yutmaya başlarmış… Ne zamana kadar? Karınları şişinceye kadar! ….. Sonra? Sonra yine bir armut seçer, onu dalından kopartır… Şöyle yukarıya doğru, kendi gözleri ile gökte parlayan ay arasına, yani ışığa tutarak bir süre bakıp; “Bunun […]
Cerahat okşamakla çıkmaz [24 Ağustos 2007 Cuma]
Yiyeceğini önünde, yiyemeyeceğini ardında bulmaya alışık inekler okşanmaktan hoşlanır… Kendi tezeklerinin içinde yatıyor olsalar bile! Kediler de okşanmaktan hoşlanır… Az önce yemek masasını dağıtmış olsalar bile; şefkatli kucağında mırıldanmaya devam etmeyi ve tüylerini karıştırmanı isterler… Gözlerine bakıp konuşmanı ve yelelerini taramanı bekleyen atlar da hoşlanır okşanmaktan… Köpekler, bir hareketine hayatlarını verir bazen. Büyük düşmanların üzerine […]
Tavuğu görmek [23 Ağustos 2007 Perşembe]
Gözün her gördüğüne inanacak olsaydık; Güneşin pencereden küçük olduğuna hükmederdik… Ve gözlük camından küçük olduğuna… Ve, anahtar deliğinden!.. {*} Zaman, güçlü rüzgârlar gibi savurup bazen insanoğlunu, bir yana topluyor; sonra oradan alıp başka tarafa yığıyor… Kim kurtulacak başıboş savrulmaktan?.. Bir balon gibi başıboş savrulmaya hazır olan; başı, boş kalanlar… {*} Ekin, ne güzel; başını eğdiğinde! […]
Sanatalemi [19 Ağustos 2007 Pazar]
Ara sıra “www.sanatalemi.net” isimli sanat edebiyat sitesine da yazılar koyuyorum; internet dünyasıyla haşir neşir olanların malumudur… Bu site önceleri, çok eski arkadaşlarımdan Mehmet Nuri Yardım’ın şahsî adresiydi ve kendi çapında sanat edebiyat faaliyetleri yürütüyordu. Baktı ki böyle olmuyor; yetemiyor; genişleyelim, dedi… Birikimini, dostların birikimleriyle de birleştirip; daha büyük bir çemberin içinde ve daha çok kimseyle […]
Kaşık/çatal sendromu [17 Ağustos 2007 Cuma]
(Psikolojiye yeni bir teori…) Bir çocuğun, ağaçları; sanki bir kaşık şeklinde bütün veya çatal şeklinde dal dal çizdiği gibi çiziyor çoğu insan, kendi iç dünyalarının ağaçlarını… Bu büyük bir farktır insanlar arasında ve bazılarının kendilerini şiddetli bir baskı altında hissetmelerine sebep olur; bir baloncunun elindeki balonlar gibi… …dünden devam: ….. Halbuki kendi içimizde, kendimiz büyütüyoruz […]
Kaşık ormanı [16 Ağustos 2007 Perşembe]
(Psikoloji ile ilgilenenlere, yeni bir bakış açısı…) Var olan bütün cisimlerin, şu büyük boşlukta; ve şekillerinin ise gözümüzde bir yerleri olduğu gibi… İnsanoğlunun iç dünyasının büyük boşluğunda da, kendi hayallerinin şekillendirdiği yerleşimler var! Bu bir kanun değil tabii ki, kabulleniş… Ve fakat bu kabulleniş; sahip olduğu insanın dünyasında, sanki bir kanuna aykırı geliş şiddetinde acı […]
Beni kandırmak isteyenlere [09 Şubat 2000 Çarşamba]
Beni kandırmak isteyenlere Size bir sır vereyim mi? Beni çok kolay kandırabilirsiniz… Ciddi söylüyorum. Çünkü, öyle bazılarında olduğu gibi kuvvetli bir şiir hafızam yoktur. Arka arkaya üç şiir okuyamam ezberden. Ayrıca öyle yüzlerce şiir kitabı koleksiyonum da yoktur. Bir şiirden şüphelensem anında araştırıp kaynağını bulabileceğim kaynağım da yoktur. Yani demem şu ki; herhangi biri bana, […]
Şiir bazen kahve içer [08 Şubat 2000 Salı]
Şiir bazen kahve içer Bütün hücrelerim şiirin karşısında oturmak ister… Ve şiirin bütün hücrelerinin de “karşısında oturmamı” istediğini bilirim. Ama şiir, bir türlü gelip almaz ve kendi omuz çantasıymışım gibi koymaz beni masanın karşı ucuna! Ben?.. Bense felçli gibi yürüyemem, Lâl gibi söyleyemem, Âmâ gibi bakamam… {*} {*} {*} Bakışları?.. Bana bakmadan… Saçımın bir tek […]
Üç soru [07 Şubat 2000 Pazartesi]
Üç soru Mum ışığındaki bilgisayar Kağıt ve kalemim her dakika cebimde olsa da, günlerdir klavyemde gezinmedi parmaklarım… Merak edenler olmuş, sağolsunlar. Bunca günün en farklı tecrübesini ise şair arkadaşım Hasan Doğrusoy ile birlikte yaşadım; sokak çocuklarının arasında… Carrefoure’un üst katında oturuyor ve kahve içiyorduk bir masada. Laf lafı açıyordu. Bir ara; “Beni, dedim… Bir ara […]
Mavi kurdele [05 Şubat 2000 Cumartesi]
Mavi kurdele New York’ta yaşayan bir öğretmen, lise son sınıftaki öğrencilerini “diğer insanlardan farklı olan özelliklerini” vurgulayarak onurlandırmaya karar vermişti… California Del Mar’dan Helice Bridges tarafından geliştirilmiş süreci kullanarak her bir öğrencisini teker teker tahtaya kaldırdı. İlk önce öğrencilere sınıf ve kendisi için ne kadar farklı ve özel olduklarını belirtti. Sonra her birine üzerinde altın […]
Seni almaya geldik… [04 Şubat 2000 Cuma]
Seni almaya geldik… Sizden gelenleri okuyor, biraz daha yayınlanabilir olanlarını ayırıyor…Onları tekrar okuyor ve yayınlamam lazım gelenleri bir ayrı dosyaya yerleştiriyor… Fakat bir bakıyorum ki, Aman Ya Rabbii… Ne çok ve ne güzelsiniz. Şükürler olsun, çoğalıyoruz ve çoğalıyor yazılar… {*} Bir gün gelecek; benim yazmama ihtiyaç kalmayacak… Bir gün gelecek; zaten benim söylememe lüzum kalmayacak… […]
Çatlak Kova [03 Şubat 2000 Perşembe]
Çatlak Kova Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Ama kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş… Sucu […]
Ve gönlüm kışa döner [2 Şubat 2000 Çarşamba]
Ve gönlüm kışa döner Bulutlar neden bu renk ve rüzgâr neden taa tepeden dökülüyor başıma? Neden “neden”lerin içinde de ayrı nedenler pusuya yatmış? Neden çığlık çığlığa geçiyor üstümden kuşlar; yangın yerinden geçer gibi… Ve neden kaçırıyorlar seni uzaklara?.. {*} {*} {*} Ben, bütün mektuplarımda “kendimi” gönderiyorum parça parça; Her zerrem koklasın diye seni… Ben, her […]
Kırk günde bir [1 Şubat 2000 Salı]
Kırk günde bir Mahallede kırk ev vardı. Kırkında da insanlar yaşardı…Biz, bu kırk evin arasında; bahçe ve sokaklarında oynayan çocuklardık. {*} {*} {*} Mahallede kırk ev vardı. Kırkından kırk çocuk, dökülürdük sokağa… Kırk gün kırk gece bıraksalar, oynardık. {*} {*} {*} Bazen coşkumuzu tutamadığımız ve mahalleyi gürültüye boğduğumuz olmadı değil… Bazen ayağımızdan fırlayan topun, en […]
