Teknoloji (!) Veya, kimin annesi ameliyat olacak? [31 Ocak 2000 Pazartesi]

Merhaba, diye başlıyor e-mail… “Ben A…’dan A..’nin arkadaşıyım. Sizinle bayağı  tanışıyoruz, çünkü o kadar bahsediyor ki… İnşaallah gerçekten tanışırız bir gün.  Bu arada yazmam için de rahat bırakmıyor beni! Ayrıca, bu akşam ölebilirmiş.  Hakkınızı helal edecekmişsiniz. Hoşçakalın. Ş…” Bilgisayarın klavyesini çekip önüme cevap yazıyorum: “Evhamlı Temel seksen sene söyledikten sonra nihayet tutturmuş! Vasiyeti  üzerine mezartaşına […]

9 mins read

Bana borçlu kaldılar (!) [29 Ocak 2000 Cumartesi]

Bana borçlu kaldılar (!) Aylardan Ocak… Fırtına günleri değil ama hava soğuk. {*} {*} {*} Sapağa yaklaştığımızda sola sinyal veriyor ve iyice sağa yanaşıyorum.  Arkamızdan gelen araç sellektör yapıp geçiyor yanımızdan. Karşı istikametten gelenlerden biri uzun farlarını yakmış, art arda geçiyorlar ve yol boşalıyor. Sapağa giriyorum. Demiryolu açık. Hemzemin geçitte iyice yavaşlıyorum. Hafiften sarsılarak rayları aşıyoruz. {*} […]

7 mins read

Kıymızı bebek! [28 Ocak 2000 Cuma]

Kıymızı bebek! Konu: Tık tıık! @))—’—————- Sen gül severdin değil mi? Bir de beni… ….. Onunla beraber nice zamanlar geçirmiştik… Adresini bulup bu e-maili gönderdim ve bekledim, ama ses yok. Aradan bir gün  geçti, hâla ses yok… {*} {*} {*} Kültür Bakanı Durmuş Bey dönemi, Galatasaray Lisesi’nde Tarih Dergisi  çıkarıyoruz. Adı: Galatasaray Tarih. Bu iş, […]

9 mins read

Hayatın altın kuralları [12 Ağustos 2007 Pazar]

Aşağıdaki satırların benzerlerini şu an dünyanın nerelerinde, daha kimler okuyor, kim bilir… Okuyacaklarınızın çoğunu duymuştunuz daha önce, biliyorsunuz. Ama yine biliyorsunuz ki; bunların sık sık hatırlatılması gerekiyor hepimize, ki bu (iyiyi-güzeli) hatırlatmalar, birbirimize olan borçlarımızdandır, öyle değil mi?… İnsanların daha iyi yaşaması için “40 altın kural” tespit edip, dizmişler alt alta. Bu gibi “tembih”ler aşılara […]

3 mins read

CD Paketleri [10 Ağustos 2007 Cuma]

(Bu hikâyeyi ilk defa bir seminerde dinlemiştim. Sonra tekrar karşıma çıktı, yayınladım. Üzerinden yedi sene geçti… Neleri gördüğümüzün neleri göremediğimizin hikâyesidir…) ………. Yaşı henüz 20 bile değildi. Ama doktorlar onun, “hayatının sonunda” olduğunda hemfikirdi… Tedavisi mümkün değildi hastalığının… Tıp çaresizdi… Bu büyük üzüntüler içinde eve kapatmıştı kendini. Sokağa çıkmıyordu. Bir annesi, bir de kendisi; o […]

4 mins read

Cihadın “c” si sabırdır! [09 Ağustos 2007 Perşembe]

Sancak açıp kılıç çeken… Ve bu haliyle vereceği son fotoğraf için, ayna karşısında poz antrenmanı yapan “akıncılara” bu yazı… Akıncı beyisin güya, fakat ardında kimse yok… Hem de “cihat” yolunda! Yürü bakalım sen de, canın sıkılıncaya kadar. Tek başına… Nasılsa susacaksın, sesini duyanlardan uzaklaştığında!.. Bari yürürken şunu düşün: Acaba hangi cihat keyfî olarak yapılmış ve […]

2 mins read

Orçun [05 Ağustos 2007 Pazar]

Bazı günler farklıdır, bazı olaylar farklıdır, bazı hayvanlar farklıdır, bazı çiçekler farklıdır… “Bazı” ile anabileceğimiz her şey veya hal; özel muamele ister… Ki, sonra pişman olmayasın… Bazı insanlar gibi! {*} Bu gün bir insanı anlatmayacağım size, bir çiçeği anlatacağım; Orçun’u… Onu, bu bahar İstanbul’da, Kavacık pazarından satın almıştım. İri bir çay bardağı kadardı… Hatta sırf, […]

5 mins read

Duygulara hâkim olmak [03 Ağustos 2007 Cuma]

Siyasetle ilgili ilk hatıram; İsmet Paşa için saygı duruşu… Sabahçılar ve biz öğlenciler, okulun tören alanında toplanmış, kısa bir konuşma dinledikten sonra saygı duruşunda bekletilmiştik… Sonraki yıllarda, koleksiyoncularda görüp merak ettiğim banknot (kâğıt paralar) üzerinde resimlerini görmüştüm İnönü’nün… 90 sene kadar yaşasa bile, öldü. Yerine birileri geçti… Ecevit’li, Demirel’li, Erbakan ve Türkeş’li koalisyon zamanlarını hatırlıyorum… […]

4 mins read

Ulu çınar [02 Ağustos 2007 Perşembe]

En büyük hayallerimden biri daha gerçekleşiyor: Osmanlı Padişahlarından her birinin hayatı birer roman olarak yazılıp, kitap halinde basılıyor… {*} Ben, sanki Osmanlıya hayran olarak doğmuşum… Bir taş görsem, düşünürdüm; eski bir bahçe duvarı görsem, tarihi kıymetini hissetmeye çalışarak bakardım… Mezar taşları bile çekerdi beni, hem de küçük bir çocukken ve büyük bir saygı duyardım onlara… […]

4 mins read

24.02.2008 – Ben bulundum mu, Sultan Yürük, habernews.com

     BEN BULUNDUM MU? Gülümsüyor mu yüreğin, Ruhun gülümsüyor mu? Ben, biz, hayran oldukça sana… Okurken yazdıklarını… Haz duyarken biz. Yüreğimizden geçerken yazdıklarının yolu… Nazar etmemek için maşallah çekerken ben, telefondan aktarırken bir dostum senin duygularını bana… Senin yediğin haz, içtiğin haz, uykuların haz oluyor mu? *** "Bul Beni" demişsin bir kitabında. Haberim yoktu […]

1 min read

Işıkta durmak [29 Temmuz 2007 Pazar]

Verdiğin; aldığın ışıktır… Kârın ise; aydınlık kalmak!.. ….. Temiz bir ayna da aydınlık kalabilir ışıkta durduğu müddetçe, kara bir keçe de… Biri aydınlıkta kalır, diğeri kendine bakanları da aydın kılar! Sen, kendin karar vereceksin; “ne” olduğuna… {*} Senden yansıyan; aldığın ışıktır!.. Güneşin kim?.. Işığı kesilmiş kütleler halinde dolaşıyor insanların çoğu; karanlıktaki uydular gibi!.. Almazsan veremezsin, […]

2 mins read

Suyun berisi [27 Temmuz 2007 Cuma]

(Taşa kök salmaya didinen parmaklara…) Hoş geldin; bir kıyma makinesinden geçer gibi… Hoş geldin; bu yana!.. {*} Yıllar geçti üzerinden; “Taşın Yüreği”ni hatırladım… Ama bulamadım sana göndermek için… Kolaysa “taş içinde gezinmelerin” yorumunu yapsın hadi gak’çılarla guk’çular; kök salmak için mermere gömülmüş parmakların izini okumaya çalışsın… {*} Yazar olmak, mikserden geçmektir!.. Kim duydu ki, bir […]

2 mins read

Komik bir leopar :) [26 Temmuz 2007 Perşembe]

Ben, halk’ım… Ne anlarım siyasetten miyasetten… Bir dostuma; “filan parti için oy kullanmak istiyorum, ne yapmam gerekiyor” derim. O da, seçim pusulası boyunda bir kravat takar boynuma veya parmağıma bir ip bağlar yahut iki yara bandıyla koluma bir uzunluk işaretleyip; -Tam şuraya gelen yuvarlığın içine, sana verecekleri mührü bas, der! İşte ben oyumu ancak böyle […]

3 mins read

Gülmeye hazır mısınız? [22 Temmuz 2007 Pazar]

Bugün tatil… Gülmeye hazır mısınız?.. {*} Hani derler ya; Uçmaya hazır mısınız? Öyleyse, hadi kemerlerinizi bağlayın… Filmi seyretmeye hazır mısınız? Öyleyse, hadi yerlerinize oturun… Sahnelenen oyunu izlemeye hazır mısınız? Öyleyse çenelerinizi kapatın!.. {*} Dalmaya hazır mısınız?.. Oksijen tüpünüzü, gözlüklerinizi, paletlerinizi takın… Hiç mi yüzme bilmiyorsunuz?.. Tamam… Öyleyse hadi gelin, beraber suyun üstünde kalmayı öğrenelim. Bu […]

2 mins read

Sen ve gül [20 Temmuz 2007 Cuma]

İnsan, güle benzer; gülse insana!.. {*} İnsanların çoğu, diken doludur; Isparta gülü gibi… İnsanların çoğu, az katmerlidir; Isparta gülü gibi… İnsanların çoğu, pembe çiçeklidir; Isparta gülü gibi… İnsan, güle benzer yani; Gülün insana benzediği kadar! {*} İnsana benzeyen Isparta gülleri gülümserken bahçelerde; birer, onar, yüzer, biner toplanır yaprakları… Binlerce yaprağı bile bir kilo gelmez çiçeklerin… […]

2 mins read

Gül gibi… [19 Temmuz 2007 Perşembe]

Sadi-i Şirazî’yi çok severim… Ben de onun gibi inanırım ki; küçük hikâyeciklerle çok şeyler anlatılır. Ve o konuşursa, ben susarım: ….. KÖLE Bey, kölesini satılığa çıkarmıştı. Tellal bağırırken, köle çekinerek yaklaştı sahibine ve; -Efendim, dedi… Siz benden daha iyi bir köle bulabilirsiniz, fakat ben sizin gibi bir efendi bulamam… Lütfen beni satmayın… Kölenin sözleri yüreğini […]

4 mins read

Seyir Defteri – 23 Şubat 2008 (Yazmak Hakkında-2)

  Yazı yazmak; kendi ardında, geçtiğin yerde iz bırakmaktır! Bu, senin izindir; bu "senin" izindir… Peki hiç dönüp bakmayacak mısın; ardında ne kaldığına?.. İnsanlar geceledikleri otel odalarından, hatta umumî helâlardan bile çıkarken ardına dönüp bakar ya; acaba bir şey düşürdüm mü, bir şey kaybettim mi, arkamda istenmeyen bir görüntü bıraktım mı, diye… Her şey tamam […]

2 mins read

Seyir Defteri – 23 Şubat 2008 (Yazmak Hakkında-1)

  Burayı havuz kabul edin… Yazılabilecek her alanı da birer deniz, okyanus… Şimdi yüzme hakkında konuşacağız… İsteyen bu bilgileri alır ve gerektiğinde kendi canını kurtarmak için kullanır… İsteyen boğulan birini gördüğünde, onu kurtarmak için kullanır… Bazısı derin sulara açılır, denizleri aşmak için kullanır; isteyen de canı sıkıldıkça gelip, aynı havuzda oyalanır… Bilinmesi gereken şudur ki; […]

2 mins read

Yaşıyor mu? [15 Temmuz 2007 Pazar]

O da çantasından bir kitap çıkardı, okumaya başladı… Daha doğrusu ben öyle sanmışım. Çünkü biraz sonra fark ettim ki; elindeki kitabın arasında gazete kupürleri var, onları okuyor… Gayri ihtiyari; “aaa” diyerek, ve hatta elimi de uzatarak; -Bana da verir misin birini, dedim!.. Şaşırdı, irkildi, sanki gizli bir şey yapıyorken yakalanmış gibi sesi titreyerek; -Yok be […]

3 mins read

Yorum okuyabilmek [12 Temmuz 2007 Perşembe]

Bizim gibi ismi cismi belli olmayan bir “kendihalinde”nin, birkaç sene içinde “yazar” olarak anılmaya başlamasının en önemli sebeplerinden biri; okuyucu mektuplarıydı… Bu mektupların verdiği mesaj o kadar önemlidir ki; yazı yolculuğunda insanın ardını güvenli, önünü açık kılar… {*} Bir radyo programı; “karanlığın içine konuşmak”tır, birileri seni arayıncaya kadar! Bir köşede yazmaya başlamak; şişelerin içindeki mesajları, […]

4 mins read