Duygu Bahçemiz (MANAYI YAŞAMAK – Zübüde Erkul)

BEN…BEN…O BEN ki,bir bakışa kul köle olabilecekken, O ben bir bakışta fırtınalar koparacak kadar, Hayatı bir nakış gibi işleyip, insanlara sunmaya başladım… Bazen bir kelebek kadar güzel, kısacık ömrümde, Kanat çırpıp hayat mücadelesi verirken, Bazen, etrafıma sardığım ipek kozasından çıkmaya bile, Ömrüm kifayet etmeyebiliyor… Ömür dediğin, dünyanın bütün renklerini bir günde… Tüketmek ve tükenmek midir? […]

1 min read

Duygu Bahçemiz (ÇARESİZLİĞİN ÇARESİ – Zübüde Erkul)

Bitti… Herşey bitti dediğin anda; İşte O bizim göremediğimiz varlığından daima haberdar olduğumuz… Bizlerden her daim haberdar olan güçlü bir el bir bakmışsınız, Kol kanat olmuş, sizin karşınıza bilmediğiniz… Ama…. Şükrederek devam edebileceğiniz bir yol çıkıveriyor karşınıza. İşte tam o an; Bu dünyaya gözlerinizi yalnız açtığınız, fakat yalnız olmadığınızı anımsayıveriyorsunuz. Bedenimizin bir hiç, ruhumuzu besleyen […]

1 min read

Duygu Bahçemiz (YOLCU – Hicran Seçkin)

Yolcuydu; hedeflerine… Yolcu yolunda gerekti, o da zor zahmet gereğini yapmıştı. Yoldaydı artık. Ve ilerliyordu bile, gıdım gıdım da olsa… İlerliyordu; düşe kalka, dura dinlene… Katettiği mesafe henüz yolun başı mesabesinden çıkmamış olmakla beraber, değişen birşeyler vardı yine de; soluduğu hava, bastığı toprak gibi… İlerliyordu… Yolun bir yerine gelmişti ki, durası tuttu! Sonra oturası tuttu, […]

3 mins read

Duygu Bahçemiz (KINA AĞIDI – Hicran Seçkin)

Düğünlerimizin olmazsa olmazıdır kına geceleri… Düğünün bu bölümü en eğlenceli ve aynı zamanda en hüzünlü geçen bölümüdür. Hüzün ‘yakışır’ üstelik kına gecelerine. Hatta, hüznün miktarındaki veya kıvamındaki eksikliği tamamlamak için belki de, ‘Kına Türküleri’ söylenir, ‘Kına Ağıtları’ yakılır. Kına gecelerinin asıl hüzün kısmı ise, kına yakma ve kız ağlatma faslıdır. Ve bu fasıl, başlı başına bir merâsimdir adeta. İyi organize edilebilmişse ve hele […]

4 mins read

Duygu Bahçemiz (YOLUNA DEVAM ET – Harzemli Celal)

Zor… Zorluklarla yaşamak da zor… Zorlukların ardından yaşanan mutluluklar ise; acı şurubu içtikten sonra ağza çalınan bir kaşık bal misali, tatlı… İnsan; o koskoca ve ağır yüreği içinde taşıyor. Ve bazen an geliyor ki; yüreği, içinden taşacak oluyor. Kalbinin; vücudunun içinde, göğsünde olduğuna bakma; Asıl, biz kalbimizin içinde… ..ve her an onun göğsünde atıyoruz! Yanında olduğum […]

1 min read

Duygu Bahçemiz (DÜŞÜN HALİNİ – Nagihan Çelik)

Temiz bir damla suydun, düştün anne rahmine, Ne olmayı sen seçtin, ne istememen çare.   Oluşun gelişimin Allah’ın kudretinde, Bu olup bitenlerde senin tasarrufun ne.   Geçmişini bilirsin, gelecekten haberli, Sayılı saatlerin, bilsen ne çok değerli.   Ölüm elbet gelecek sen istemesen bile, Buna hazırlanmamak mümkün mü bile bile.   Hayat ebedi değil, her şeyin […]

1 min read

Duygu Bahçemiz (HİZMETE SAHİPLENME – Mustafa Metin Tamer)

Merhaba Azıcık zamanınız varsa benim de azıcık sorum olacak. İnternet haber sitelerinin kurulmasının faydalarını düşündünüz mü? Herhangi bir işle uğraşırken gündemi ekranda takip edebilmek, Üstelik ülkenin önde gelen yazarlarının yorumlarına ulaşabilmek, Bir de kendi fikrini aktarıp herkese duyurabilmek, Ülke gündemine ait anketlerle istatistikleri takip etmek, Ve dahası… Ben bunları: www.haberkusagi.com www.haberkusagi.com www.haberkusagi.com sitesinde gördüm, yararlandım. […]

1 min read

Duygu Bahçemiz (İYİ SENELER – Hülya Koçalan)

İYİ SENELER… Yeni yıl, Yılbaşı, Noel gibi isimlerin verildiği bir seneyi daha geride bıraktık ve takvimden üç yüz altmış beş günlük bir yaprak daha düştü. Duvardaki çiviye taktığımız ve her günün akşamında karışık duygular içinde kopardığımız sayfaların en son yaprağını kopardık buruk bir tebessüm eşliğinde. Tüketilen …zamanın ardından yeni bir yıla geçmenin sevincini yaşadık hep […]

3 mins read

Duygu Bahçemiz (Huzurevinde Bayram – Elif / İST)

(Bu yazı; TRT ekranında yayınlanan ‘ömür dediğin’ adlı programda röportajı yapılan bir teyzenin, bayram günü yaşadıklarından etkilenerek kırık dökük kalemimle yazdığım gerçek bir hayat hikayesidir.)  Bu sabah bayramdı uyandığımda. Ellerimi, yüzümü yıkayıp yeni aldığım kıyafetlerimi giydim. Bir çocuk gibiydim. Sanki babam almış gibi sevinerek, düğmelerini ters ilikleyerek giydim yeleğimi. Heyecanlıydım, gelmelerini bekliyordum, geleceklerdi biliyordum. Bu bayram diğerleri gibi […]

2 mins read

Duygu Bahçemiz (Kılıcı Paslanmamış İmparator – Gürsel Çopur)

              Kazanlar kaynamaya başlamıştı cennetmekan yurdunda.Söğüt’e giden çitlerin boyu kısaltılmış,raftaki mecelle silüetinin esamesi rahatsızlık belirtisidir diye gözden uzaklaştırılmıştı.Yakınlık nereye saklanmıştı?Yakınlık, siparişli cila kostümlü haset aynalarının bedenine denk gelebilecek miydi?Masadak fiillerde kadük yansımanın tebellür etmesi,gündemin şarampole yuvarlanmış kutup yıldızına neler anlatabilirdi..!Heyhat..                         Ağzı bağlanmış güneş günlerinin sadeliğini koruyan ışıltısı,taşınmış raftaki mecelleyi konuşturabilecek miydi?Şırıltısının zebercet […]

6 mins read

Duygu Bahçemiz (SÖZ BİTER! – Ali Ekiz)

Söz biter mi? Yiterse insan, aramazsa kendini,arayamazsa… Ve birgün, yolu düşerse aynanın karşısına… Ne olur? Yitmediğinizi iddia edebilir misiniz? Şu an bu yazıyı okurken orada olduğunuzu iddia edebilir misiniz? Hiç mutlu oldunuz mu? Ağlayabiliyor musunuz? Ağlayamıyorsa, mutluluğu tanıdığını iddia edememeli insan ve kendini duyumsadığını da. Aklın gönlün içinde eridiği dakikalardır en mutlu anlar. Ve bir […]

2 mins read

Duygu Bahçemiz (Şadırvanın Bilet Kestiği Gözyaşları – Gürsel Çopur)

Son nefesini verme ritmini yakalayan(?) kuru bir yaprak da yere süzülmüştü artık… Zemin kabuk kalabalığıyla meşgul iken, yerüstünde yürüyenlerin sıkleti, asırlık çınar ağacını hiç mi hiç rahatsız etmiyordu. Poyrazın gücü dört köşeden saldıran atlıların çıkardığı havaya paralel durumdaydı. Beklemeli dakikaların pencereden bakan gözü yaşlı bir gence faydası ne şekilde sunulabilirdi? Sinesinde anafor demetleri, gel-git ağında […]

6 mins read

Duygu Bahçemiz (İNSAN veya SONSUZLUK KANAVİÇESİ – Gürsel Çopur)

  Düşünce zimamını elinde tutması gerekli insan, kontrolündeki açılımlarla üretkenliğini ispatlamaktadır. Kalbindeki ikircik kokan melekelerin refüze edilmesiyle kanatlanmaya hazır haldeki bu süvari, elindeki yol ışığını hiç düşürmese, lügatlerden “isabet“ mefhumunu korumuş sayılacaktır. ”Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi..” diyen Cemil Meriç’in isabetsel hayatından […]

6 mins read

Duygu Bahçemiz (NEYİNLE ÖVÜNÜRSÜN? – M.A. Demirbaş)

İçin pislikle kandır, Neyinle övünürsün? Düşüncen suizandır, Neyinle övünürsün? Mevsimlerin kuraktır, Sanki kuru yapraktır, Sonun kara topraktır, Neyinle övünürsün? Sanma ayağın kaymaz! Hileni kimse duymaz, Gözün dünyaya doymaz, Neyinle övünürsün? Bey ol istersen paşa, Uzun bir ömür yaşa, Bir gün gelirsin tuşa, Neyinle övünürsün? Şu rezil hâline bak! Salih olan der, ahmak, Hoca, saçın olmuş […]

1 min read

Duygu Bahçemiz (TAZECİK SATIRLAR – N.A.)

Hiçbir güne birlikte başlamadık seninle Güneşin ilk ışıklarını birlikte kucaklamadık hiç… Birlikte uyumanın huzuruyla Işıltılı bir yüzle Günaydın diyemedik hiç birbirimize… Günün telaşını eritirken kendi hayatlarımızda "Nasılsın" "Seni özledim" "Sesini duymak istedim" "Kokunu özledim" Diyaloglarıyla kısacık molalar veremedik biz… Birlikte bir yemek yapıp Karşılıklı yiyemedik seninle aynı masada İnce belli bardaklarda demli birer çay içemedik… […]

1 min read

Duygu Bahçemiz (SEN OLMASAYDIN… – Hicran Seçkin)

..Demişsin ya: "Bir liste yap bana. Benim için, senin listeni… Bir liste hazırla. Yaz alt alta; yaptıklarını düşünerek, bugüne kadar… De ki: ‘Sen olmasaydın, şunu yapmazdım!…’ …” Ben de diyorum ki: —————————————————— (Bendeki değerin!..*) Sen olmasaydın, şu an gülümseyebildiğim pek çok yerde gülümseyemeyecektim.   Sen olmasaydın; belirginleşmemiş (yahut ‘oturmamış’) bir karakterim olacaktı. "Karakter" bile denemeyecek […]

2 mins read

Duygu Bahçemiz (ÇİLE – Gürsel Çopur)

Ç. Çevresinde yankılar var ömrün bir bir Kâh ürperten bir sada Kâh duvak narinliğinde ve sessizliğinde Harmanlanan bir hayatta Rutubet, silinmez tatlı geceleri anımsatan Altın silüetlerle karşılaşmaya bedel Beklemek ve daha fazla yaslanmak Müebbet yiyen kırılmayan prangalarda El birliği edilirse Hummalı saatler biter Bir salname çerçevesi kaldırılır belki Figan ilmikleri çözülürken İ. İlamı verilmiş gözyaşı […]

1 min read

Duygu Bahçemiz (ANAHTAR – Gürsel Çopur)

A. Ahmer şafağı müjdeleyen güneş İçimizden taşan sevgi ışıklarıyla Bir sahil bekler Büyük dalgaları törpüleyerek Ses olmak ister ezgi koylarda Kulaç misafirliğinden ayrılarak Bir güneş ki şafağı müjdeleyen N. Nefti bahçemde madenî bir yaprak Değer bekler kendini sunarken İnsan bir hazine ki aranılan Açılmayı bekleyen veya açılan Fobisi yoktur medeniyete Ne kutlu cenktir ki kaybetmez […]

2 mins read

Duygu Bahçemiz (MEZARLIKTA AKŞAM YEMEĞİNİ YİYEMEYENLER – Gürsel Çopur)

Akşam olmuş ve güneş olağanca atikliğiyle bir barikatı zıplama kahramanlığında gözden kaybolmuştu. Geri gelmek hep adetinde olduğu için yetim yavrucuğu üzmemişti. Minik bedeninde barındırdığı sesli meltemlerin nereye isterse onu o cihete sürüklediği bir yönelişin bekçisiydi sanki. Yepyeni bir günün ona sürpriz nişaneler dağıtacağını bilmesi, ancak kaybolup giden güneşin tenini okşamasıyla mümkün olabilirdi. Çok erkendi onun […]

16 mins read

Duygu Bahçemiz (BASTONU KIRILAN DELİKANLI – Gürsel Çopur)

Kalp ameliyatı olacaktı… Hayatın gözbebeği akraba tepeler akrep kıskaçlarında gurbetini yaşamaktaydı. Akraba ile akrep kıskacını eş değerde tutamazdı elbette, hastaneye dahi kaldırıldığını bilenin olmaması, kibir yastığına pıtrak kanaviçeleri serpiştirmişti. Olsundu, gam ve kederi çekenler hayatı boğmuyorlardı ya!Kendisine de bir fırsat gelir diye pusu içerisinde düşündü.   Kalbine stent sıkleti üç gündür uygulandı uygulanalı, kıramadığı atalet […]

5 mins read