A Takımı, Halit Abay ve klibi çekilen yazı… (Kamera, arkasını göstermiyor!.. Ama öyle durumlar oluyor ki; projektörler, kamera arkasındakilere de tutulmak durumunda kalıyor…) Halit Abay, gönlü güzel bir arkadaşımız. Halit…
Neleri Yanlış Biliyoruz? Deri hastalıkları ve Kozmetik  hakkında, yıllardan beri  halk arasında yaygın olarak konuşulan ve büyük oranda da inanılan bazı düşünceler vardır. Bu düşünceler kulaktan kulağa yayılmıştır. İnsanlar doktordan…
*Dişleri parlatmak için, limon kabuğu ince ince kesilip tuzla iyice ezilerek hazırlanan macunla dişler ovulmalı. *Porselen eşyaları pratik temizlemenin yolu, tüylü kumaş üzerine dökülen tuzla ovmaktır. *Heyecanlanınca eller terliyorsa, karbonatlı…
Şimdi hayal kuranlarınız çok var, biliyorum. Ama bu hayallerine gerçekten inananlarınız kaç kişi?.. İlginçtir ama, ben sanki doğduğum andan itibaren burda olacağımı biliyordum, sanki bu günü yaşıyordum… Bunu hem istiyor…
Kuzuluk sabahı Bu, Kuzuluk’taki son sabahım; dönüyoruz. ….. Ortalık “yemyeşil” kokuyor bu sabah da… Bu sabah da kuş kaynıyor ortalık… Ve bu senenin yavrusu olan “acemi” serçeler insanlı balkonlara dahi…

Pahalı mı ucuz mu?.. [23 Ağustos 2000 Çarşamba]

Pahalı mı ucuz mu?.. Geçen gün, fındığa verilecek olan ücret açıklandı, bir milyon yüzbin lira olarak… Ardından tartışmalar başladı… Pahalı mıydı, ucuz muydu bu fiyat?.. ….. Ben, bu tartışmalara katılmayacağım. Ama, geçen seneki fındık için birkaç satır sözüm olacak… Hatırlayacak belki bazılarınız, ama o acı dolu günlerde ve özellikle bahsedilen bölgelerde, bu yazımızı görememiş olan […]

6 mins read

Yorumsuz bir karikatür(!) [22 Ağustos 2000 Salı]

Yorumsuz bir karikatür(!) GÖLcük!.. ADApazarı!.. DÜZce!.. GÖLyaka!.. yalOVA!.. ….. Başka söz yazılmasa bile olur bu satırların altına, değil mi?.. Bu isimler… Bu yerleşim merkezlerinin, bu şehirlerinin isimleri bile ard arda geldiğinde, “yorumsuz bir karikatüre, bir kara mizaha” dönüşüyor… Öyle, değil mi?.. {*} {*} {*}   Bu birkaç satırın verdiği “mesaj”ı alacaksın… ve “BÜTÜN İNSANLARIN” kafasına […]

5 mins read

Büyük kırılma(!) [21 Ağustos 2000 Pazartesi]

Büyük kırılma(!) Derin bir hayalkırıklığı duydum; Gölcük’te başlayıp Kaynaşlı’da biten “Büyük kırılma”da hayatını kaybedenler adına… Yakınlarını kaybedenler adına… Ve “ortasından kırılan bu ülkede” umudunu kaybedenler adına… Deriiin bir hayalkırıklığı duydum… {*} {*} {*} Düşündüm; Diyanet, acaba nasıl akıl edememişti böyle bir “vazife”yi?.. Yılmaz Başkan, depremin yıldönümü haftasında, başına basın ordusunu toplayıp (elbette çok düşünüp çok […]

5 mins read

Sınav üstüne sınav [18 Ağustos 2000 Cuma]

Sınav üstüne sınav Geçen yıl bugünlerde de aynı konuyu yazmıştım… Ama herhalde kelimenin tam manasıyla başımıza gelen bu: Sınav üstüne sınav… Büyük olmanın bedeli kolay ödenmiyor. Kolayca “devlet” olunamadığı gibi, “büyük devlet” de kolayca olunmuyor! Sınav üstüne sınav… Başımıza gelen işte bu. {*} {*} {*} Şükürler olsun ki ne büyük imtihanlardan geçtik yüzümüzün akıyla. Ve […]

6 mins read

03.02 idi kırıldığında saatler [17 Ağustos 2000 Perşembe]

03.02 idi kırıldığında saatler Yazmam gerekiyor… Ama ne yazabilirim? {*} {*} {*}   İncecik bir vazo düştü yere… Bir gül kırıldı orta yerinden! İki minik çerçeve sarsıldı duvarda ve son kez dokundular biribirlerine… 03.02 idi kırıldığında saat! {*} {*} {*} Yazmam gerekiyor… Ama ne yazabilirim? ….. Bebek kokan bir biberon düştü yere… Sonra bir anne, […]

3 mins read

Yüreklerde sevdaya bile yer kalmamıştı [16 Ağustos 2000 Çarşamba]

Geçen sene, dün…Pırıl pırıl doğmuştu güneş… Hava güzeldi. İnsanlar vardı evlerde. İnsanlar vardı caddelerde. Ve yüreklerde sevdalar vardı. ….. Gün uzadı, gün dayandı, gün direndi; olmadı… Güneş sonunda denizle, sonunda tepelerle, sonunda çayırlarla buluştu… Gün sona erdi. Güneş battı. ….. İnsanlar vardı evlerde. İnsanlar vardı caddelerde. Ve yüreklerde sevdalar vardı. {*} {*} {*} Geçen sene, […]

2 mins read

Üşüdüğüm zaman [15 Ağustos 2000 Salı]

Üşüdüğüm zaman Üşüdüğüm zaman… Üşüdüğüm zaman kimin hayaline sokuluyorum zannediyorsun? Kimin… kimin parmaklarını hissediyorum arasında saçlarımın?.. {*} {*} {*} Üşüdüğüm zaman… Üşüdüğüm zaman, katı bir mum gibiyken yani; tam ortamdan geçen ipin ucunda kim yanıyor titreyerek? Kim eriyor içimde, kimm taşıyor benden ve kiimm sıcak gözyaşı damlaları halinde süzülüyor bedenimden?.. {*} {*} {*} Üşüdüğüm zaman… […]

3 mins read

Neye güldüysen ben de gülücem! [14 Ağustos 2000 Pazartesi]

Neye güldüysen ben de gülücem! – Niye güldünnniye güldün?.. – Buna… Okuduğum yer komikti… – Ne yazıyor ki? Bana da oku, ben de gülücem… – “Cep telefonum kesilmiş” diyor kadın. Kocası cevap veriyor; “İyi. Evden ararım.” – ….. – ….. – Ama baba, sen buna mı güldün yani?.. – Evet. – Peki şimdi de buna […]

4 mins read

Breh, brrreh!.. Kiriş çekecek kuvvet var mı? [11 Ağustos 2000 Cuma]

Breh, brrreh!.. Kiriş çekecek kuvvet var mı? Kanuni Sultan Süleyman devri. Namlı kemankeş Ahmed Ağa 80 yaşlarında… Bir gün çarşıda, ok satın aldığı okçuların çıraklarından biri diyor ki; “Baba, sende kiriş gerecek kuvvet var mı ki?..” Atının üzerindeki ihtiyar, çarşı kapısının zincirlerine yapışıp, bacaklarını hayvanın karnına sarıp kollarını şöyle bir kasınca; altındaki atın ayakları yerden […]

5 mins read

Nerde o zekî adam?.. [10 Ağustos 2000 Perşembe]

Nerde o zekî adam?.. Bir bilgeye sormuşlar: “-Bir insanın zekâsını nasıl anlarsınız?” O da cevaplamış; “Konuşmasından…” “Peki ya hiç konuşmazsa?..” dediklerinde, bilgin kişi; “ O kadar zeki insan nerede!?.” Demiş. {*} {*} {*} Şimdi buna yorum mu istiyorsunuz benden?.. Ne yorumu!.. Bu satırların ardına hangi güç ve cüretle yorum koyabilirim ki ben?.. Ve üstelik, burda, […]

4 mins read

Bir sevgi hikâyesi [09 Ağustos 2000 Çarşamba]

Bir sevgi hikâyesi Bu hikâye “vurdu” beni… ….. Sabahın erken bir saatinde posta kutuma bakıyordum ki, diğerlerinin arasında sevgili İnan kardeşimin mektubunu gördüm. İnan Arvas, Stop Köşesi’nin yani “Sevgi Köşesi Ailesi”nin TGRT’deki “şube”lerinden biri… Önceki gün de; “Artık ben de köşemizin bütün okuyucuları için dua etmeye başladım. İnanıyorum ki birlik olur, biribirimiz için el açarsak […]

6 mins read

Bir gün doğdu çığlık çığlığa veya sen vardın [08 Ağustos 2000 Salı]

Bir gün doğdu çığlık çığlığa veya sen vardın Her şey… Her şey tersineydi. Ve her şey… Her şey durmuştu o an. Hiçbir şey… Hiçbir şey kıpırdamıyordu o sıra; inanılmaz hızla çarpan kalbi ve ebeden başka… Her şey… Her şey duruyorken kıpırtısız ve her şey, her şey tersineyken; tersine bir şaplak yapıştı… Çığlık çığlığa bir gün […]

4 mins read

Ve hikâye başladı [07 Ağustos 2000 Pazartesi]

Ve hikâye başladı Hani; Hani açacak bir gül yaprağı gibi… Hani; Kokusunu salacak bir gül yaprağı gibi… Hani; Dokunsan solacak bir gül yaprağı gibi… {*}{*}{*} Hani; Hani ilk kez yuvasından uçacak bir çingene kuşu yavrusunun kanadı gibi… …titriyordu ya dudağın… {*}{*}{*} Kaçan bakışlarını bakışlarımla yakalar gibi, Terleyen avuçlarını avuçlarımla kurular gibi, Titreyen dudağını… ….. Titreyen […]

6 mins read

Domates kokusu [04 Ağustos 2000 Cuma]

Domates kokusu Bazen ben bile “kendimi” tanıyamıyorum, Keloğlan gibi bir göle-havuza baktığımda geriye sıçrıyorum da; millet nasıl ayırıyor beni diğerlerinden hayret yani!.. Üstelik hiçbir resmim bir diğerine benzemezken ve hatta kendim de hiçbir fotoğrafımın “yanından bile” geçmezken… ….. Halbuki ben, tanımadığım insanların arasında, özellikle kalabalık yerlerde sanki çevremde hiç kimse yokmuş gibi davranırım, bunun doğru […]

7 mins read

Turizm neden patladı (!) [03 Ağustos 2000 Perşembe]

Turizm neden patladı (!) Malumunuz, epey zamandır bu köşede kalem sallamaktayız… Ve tahmin edersiniz ki bunca yıl bunca laf etmiş biri olarak da epey “aks-i sadâ” duymuşuzdur… {*}{*}{*} Olumlu veya olumsuz tepki almak her yazarın arzusudur. Şükür ki böyle bir sıkıntımız hiçbir zaman olmadı… Lakin en “farklılaşmış” olarak bana geri dönen “yankı”lar elbette şu “holiganlar […]

5 mins read

Laz virüsü [02 Ağustos 2000 Çarşamba]

Laz virüsü “Laz virüsü”nü biliyor musunuz siz?.. Bilgisayarınıza bir mail geliyor. Açıyorsunuz, diyor ki: “Merhaba… Ben tembel bir laz virüsüyüm. Şimdi Windows’unuzu açın, içinden birkaç programı silin ve lütfen beni adres listenizdeki herkese gönderin…” Aynı hesap… Bugün tembelim; kendiniz çalın kendiniz oynayın, kendiniz yazın ve kendiniz okuyun… ——————————————————— Ben bugün mutluyum İnanmayacaksın ama şu an […]

6 mins read

Seyir Defteri – 11 Mart 2008 (Bayrampaşa)

Saati denk geldi, ve daldık filme. Zaten günün son matinesiydi… Tanıtımını görmüştüm bir kaç defa, Bayrampaşa filminin. Merak ta etmiştim ama; illaki görmek istediğim bir film, diye de düşünmemiştim… Konu şöyle: Kendi halinde bir aile. Adamın kuaför salonu var. Ve uzaylılara takmış bir küçük oğlu… Kahramanımız (Avrupa Yakası'ndaki kucağı kedili Gülenay)  o gün eski bir arkadaşına rastlıyor. Fakat […]

3 mins read

Kar altında ayva yemek [27 Ocak 2006 Cuma]

Çarşamba. Saat, öğlenin 1’i… Bu sabah uyandığımda, biraz alıştığımı düşündüm kara, fırtınaya. Veya karafırtına’ya… En azından sinirlerim törpülenmiyor artık cıyır cıyır, biraz daha gözlemleme gözümü açmaya karar verdim. Meteoroloji günler hatta haftalar öncesinden uyarmaya başlamıştı dehşetli bir kar dalgasının geldiğini. Sizin oralarda nasıldı bilmiyorum ama buralar görülmeye değerdi cesareti olanlar için!.. Gece bir minik pilli […]

4 mins read

“Ne” olmak? [26 Ocak 2006 Perşembe]

Sen… Bez isen, bir bezsin! Ama, ne bezisin? ….. Baksana, bez dolu ortalık; sıradan bezlerle dolu… Sen… Bez isen ve bez olarak kalacaksan; farklı ol! Kendini hisset ve kendinin farkını fark et; Yelken bezi ol! {*} Teneke misin? Üzülme; Her yer teneke dolu, baksana! ….. Sen, teneke olabilirsin; bari, tenekeler ile tenekeler arasında farklar olduğunu […]

2 mins read

Çuval ve çuvaldız [22 Ocak 2006 Pazar]

Mavi Kırlangıç’ta okuduğum bir resimli hikâyeyi, çocukluğumdan beri hatırlıyorum… Özetle şöyleydi: Bir sefer yolundaki molada, otağ-ı hümayun kuruluyor. Az sonra yaklaşan adam, niyetinin padişahı görmek, olduğunu söylüyor… İzin vermiyorlar haliyle; elini kolunu sallayarak gelen her kişi padişah huzuruna çıkabilir mi?.. Ama ısrar ediyor. “Görmeden gitmem. Hediyeler getirdim, illaki vereceğim”, diye tutturuyor… Bu sırada Fatih Sultan […]

4 mins read