Tepedeki yalnız ağaç [18 Ağustos 2006 Cuma]

Tepede bir ağaç hayal edin; yapayalnız… Bir tek ağaç olsun orada, ama bütün tepe kurumuş, renksiz, topraksız… ….. Öyle bir savaş ki; ya ağaç bu kuru tepeye benzeyecek, ya da kurumuş tepe orman olacak… Hangi ihtimal size daha yakın geliyor?.. {*} Olur ya; ormanda bazı ağaçlar yaşlanmış… Yıldırım düşmüş… Fırtınadan devrilmiş… Boş kalmış yerleri… Orman; […]

1 min read

Evinin efendisi :) [17 Ağustos 2006 Perşembe]

Çölün kumu üstünde sonsuza dek asil duruşlarıyla oturan devasa sfenksler gibi tıpkı, öylece boşluğa bakarlar, sükunet ve bilgelikle” demiş Charles Baudelaire… Aslında hiç sevmem böyle; bak şu adam bunu demiş, bak bu kadın şöyle söylemiş laflarını… Ya kardeş, varsa denecek bir söz; sık kravatını kendin söyle, öyle değil mi?.. Yok, ı ıh, öyle değil beabi… […]

3 mins read

Olmasan [13 Ağustos 2006 Pazar]

Dünyanın en lezzetli yemeği konmuş olsa masaya; ..fakat yiyen olmasa! Dünyanın en güzel elbisesi takılmış olsa askıya; ..fakat giyen olmasa! {*} Öyle serin bir şerbet getirilse ki, hem de kristal bardaklarda; ..fakat içen olmasa! Ya da bir tarla dolusu ekin olsa sapsarı. Hem de, ağırlaşmış başakları önlerine eğilmiş; ..fakat biçen olmasa! Bataklıklar kurutulup, vadilere köprüler […]

2 mins read

Türkisch’çe konuşan çocuklar :) [11 Ağustos 2006 Cuma]

Birinci kuşak; fakir ama gururluydu… Yük taşıdılar, çile çektiler, ezilip horlandılar ama inat edip, asla hiç bir şeylerinden taviz vermediler… Az çok dünyalık kazananlardan bir kısmı geri döndü köylerine. Hepsi dönmek için gitmişti aslında; çarığını saçağa asıp, sabanını saçak altına çekip, sanki kasaba pazarına gider gibi. Ama çoğu için kolay olmadı dönmek, mümkün olmadı… İhtiyaçlar […]

4 mins read

“Hayvanlar!..” [10 Ağustos 2006 Perşembe]

Sekiz-on sene önce… İstanbul’da büyük bir spor kompleksi. Bütün tribünler ve zemine yerleştirilmiş koltuklar dolu… Kocaman bir sahne; bayraklar, balonlar, iri iri yazılar, renkli afişler, posterler… Ses düzeni şahane… Müzik yüksek perdeden… Dış dünya ile bütün bağları kopartıp konsantrasyonu giriş kapılarının içerisine toplamak için azami gayret sarf edilmiş. Sahnenin üzerine ve her iki yana yerleştirilen […]

4 mins read

Seyir Defteri – 29 Mart 2008 (İmza ve Dinleti, Bursa)

.      İmza Günü ve Dinleti     29 Mart Cumartesi ve 30 Mart Pazar günleri Bursa’dayız…       Osmangazi Belediyesine ait bir kültür merkezi olan Karabaş-i Veli Tekkesi’nde, kitap imzalayacağız ve yazılarımızdan örnekler okunacak. Afişler şehre asılmış bile… Her iki akşam da 18.00 – 20.30 saatleri arasına yerleştirilen programın yapılacağı kültür merkezinin […]

1 min read

Tarih derslerinin kolay zamanı :) [06 Ağustos 2006 Pazar]

Masamın üzerinde hentbol topu büyüklüğünde bir dünya var, ekseni etrafında dönebilse de her ülke görülemiyor. Coğrafya dergilerinin dağıttığı ve her okul dönemi alınmış çok miktarda harita/atlaslar ise yayınlandıklarının ertesi sene eskiyor… Sayamadım birer birer yani ama iki yüzden fazla ülke olduğunu söylüyor uzmanlar. Öğretmenine sor bakalım iki ay sonra bilebilecek mi; Çekoslovakya kaça bölündü, Kongo […]

3 mins read

Meşgul [04 Ağustos 2006 Cuma]

(Uyumak da güzel uyanmak da; Yazmak da güzel, yazılmak da!) ………. Uyuyorsundur diye usulca yazıyorum… Ağustosun dördü bugün, ikibinaltı. Ben seni, bugün de yine çok seviyorum… {*} İçime kelebekler atardın eskiden; gıdıklanır gülerdim. Sabah göreceğim her köşeyi pembeye boyardın; sevinir gülerdim. Şeker kavanozum, derdin bana; şımarıp gülerdim… Gülerdim ben; ..hep gülerdim eskiden! {*} Bi’tane uçan […]

2 mins read

Doymak [03 Ağustos 2006 Perşembe]

… DOYMAK Karınca eğer, dişleriyle sımsıkı tutup, deliğine taşımaya yeltenmeseydi seni; ..ezmeyecektin onu tırnaklarının arasında… ….. Göz, doymuyor! {*} Göz doymaz ki… Pire, üstünde gezdiği deveyi bile yutmaya çalışır! {*} Herkes dünyanın üstünde yutkunur, ama herkesi yutar dünya… Dünyayı yutmak isteyen herkesi, dünya yutar… Dünya; Kendi kadar mezarlık! {*} … SÜKÛT Sen susarsan; ..karşındakini duyabilirsin! […]

2 mins read

Seyyâhı fakîr Muammer Çelebi [30 Temmuz 2006 Pazar]

Türkiye Çocuk Dergisi pek çoğunuz için olduğu gibi benim için de çok önemlidir. Onbeş günde bir çıktığı zamandan beri; yazamazken çizdim, çizemezken okudum. Şimdi yine bir “söz” kestik aramızda(!) aldık iki sayfasını dergimizin, düştük yollara. Acaba diyorum; varsam, açar mısınız kapınızı? 🙂 “Madem geziyorsun, gördüklerini bize de anlat” dediler bana… “Seyyâhı fakîr Muammer Çelebi” isimli […]

3 mins read

Sürü psikolojisi [28 Temmuz 2006 Cuma]

Benzer haberleri kaç defa okuduğumu artık hatırlamıyorum… Her yıl çeşitli yerlerde, küçük ya da büyük sürüler halinde telef oluyor zavallı hayvanlar… Nasıl düşünebilirim ki, veya nasıl söyleyebilir herhangi biri; “kendi seçimleriydi” diye? Tercih edenler tercihlerinde her zaman haklı mı ki? {*} Bitlis’in Ahlat ilçesinin Kırklar Mahallesi… Abdülhakim Balkaya; elinde çobanlık değneği, omzunda ekmek çıkını, yanında […]

3 mins read

Hüdâyî Yolu [27 Temmuz 2006 Perşembe]

(Okuyacağınız yazıdaki konu, acaba Hüdâyî hazretlerinin kerametinin bugüne bir işareti, günümüzdeki tezahürü müdür?) …………… Büyük veli Aziz Mahmud Hüdâyî hazretleri Bursa kadısı iken akıl ile çözülemez bir dava, onun Eskici Mehmet Dede ve ardından da Üftade hazretleriyle tanışmasına sebep oldu. Derinleri gördü, gördüklerine gönül verdi… Öyle bir geçiş ile geçti ki dünyadan; nefsini kırmak için […]

4 mins read

Seyir Defteri – 28 Mart 2008 (İzleyemeyenler için)

Çok yazdık çizdik; toplayın çoluğu çocuğu, götürün sinemeya, izleyin Türk yavrularının kahramanlığını, dedik… Epey izleyen oldu, epey tavsiye eden de oldu… Fakat, biliyorum ki bazısı da izlemeye zaman, fırsat, imkan bulamadı… Hatta kimilerinin yaşadığı bölgelere gelmedi bile bu film… {*}{*}{*} İzlenmesi gereken film, en iyi olarak sinemada izlenir elbet… Ama, alternatiflerini de bulmak icabedebilir. İşte bu alternatifi mail […]

2 mins read

Büyük olmak!.. [3 Kasım 2002 Pazar]

Büyük olmak; Hangi dağın üzerinde olduğunu bilmektir!..  {*} Dağ ne kadar yüceyse; o kadar temizdir, başına sarılan kar… Ve o kadar beyazdır, ve o kadar faydalı, ve o kadar ömürlü, ve o kadar korunmuş, o kadar bozulmamış ve o kadar….. ….. Büyük olmak; En büyüğün üstüne tutunmaktır!..  {*} Büyük olmak; Hangi dağın üzerinde durduğunu bilmektir!.. […]

2 mins read

Kırık tesbih [27 Mart 2008 Perşembe]

Duyduğum an çarpıldım sanki. Bunu yazıp anlatmam lazım, dedim… Öyle çok kapılar açıyordu ki; isteyen her istediği yere gidebilirdi bu noktadan ve içinden dilediği mesajı seçip alabilirdi. Buyurun, okuyun. Ama hayal de edin okurken… {*}{*}{*} Hava sıcak… ufuklar sarııı… ve zaman yuvarlanamayan koca bir kaya gibi!.. İki ayak şu yöne ve iki ayaksa bu yöne […]

2 mins read

İnekten bal, sinekten süt istenmez! [23 Mart 2008 Pazar]

Yüz kere de söylenmiş olsa bana, bin kere de düşünmüş ve karar vermiş olsam… Yine de söküklerim dikiş tutmuyor!.. İlle de düşeceğim hep aynı çukurlara; İnekten bal, sinekten süt isteyeceğim… ….. Ve de üstelik deliye döneceğim; İnekler petek öremeyip, içini bal dolduramadığı için!.. {*}{*}{*} Var mı benim kadar acayip bir kişi daha şu yer yüzünde, […]

1 min read

Lacivert (okyanusun daveti) [21 Mart 2008 Cuma]

(O gece ıslak bir laciverde yansıyordu ay…) O gece, ıslak bir lacivert üstündeydi ay, görüyordum gittikçe kararan gözlerimle… ….. Bir kabarıp bir yatışıyordu içim… Ve sanki çevriliyordu, yakamoz dökülmüş sayfaları gibi; Kilidi açılmış bir şiir defterinin! Lacivert davetiydi, kapkara gece altında; …şimşeğin öpebileceği her bir şeyin!.. Lacivert bir davetliydi, gözlerinin; …siyaha kesmek için!.. {*}{*}{*} Veya, […]

2 mins read

Jeton düştü! [20 Mart 2008 Perşembe]

Kendi tarihimizi ben de merak ettim küçük yaşlarımdan beri, okudum: “Malazgirt zaferi… Bize katılan beylikler… Bursa’dan sonraki başkentimiz Edirne’den çıkıp İstanbul’a yürüyüşümüz… Afrika’nın doğusundaki Atlas Okyanusu’yla Karadeniz, Hazar, Hint Okyanusu arasına sahip oluşumuz ve bir o kadar daha alanı kontrol edişimiz… Avrupa içlerine dalıp, dünyanın en büyük imparatorluklarından biri oluşumuz… Vahdettin’in ülkemizi İngilizlere satıp, İngiliz […]

2 mins read