Susuyorum! [09 Ağustos 2002 Cuma]

Susuyorum; bir çöl gibi…  {*} Bir çöl gibi bütüün zemine serilip sessizce yatacak kadar kızmış olmayı kim bilebilir; Susmayanlara!.. ….. Ben,,, susuyorum; Sana!..  {*} Hem de bir çöl gibi… Hem de bir çöl gibi bir damla sudan bile mahrum olarak susuyorum… Sadece dudaklarım değil; Her zerrem çatlamış olarak!..  {*} Bütüün mevcudiyetimle susuyorum; Susmayı… Ve susamayı […]

1 min read

Asma yaprağı!.. [07 Ağustos 2002 Çarşamba]

Dolmakta içim; Pirinç taneleriyle, bireer birer…  {*} Rendelenmiş dahi olsa zeytinyağına soğan’dır soğan; hani şöyle deriin bir geniz sızısı… Hani şöyle, gizliden gizliye!.. Dolmakta içim!..  {*} İçimde çamfıstıkları, kuşüzümleri… Dereotu, maydanoz ve taze naneler… Belki biraz şeker… Yeterince tuz, su ve karabiber!.. ….. Dolmakta içiim, dolmakta… Neyle karışık, neye bulanmış, ve neyle beraber olursa olsun […]

1 min read

Yollar pıhtılaştı!.. [04 Ağustos 2002 Pazar]

Hür veya esir olarak bir odadasın, ve bütün duvarlar mavi boyalı… Kapıyla pencerenin de aynı boyası… Ne olur biliyor musunuz böyle bir yerde?.. Gözlüğünün ve pencerenin camlarına bile işte o renk bulaşır… Sanırsın ki dünya, alem dört duvarın rengidir!.. Ama; dışındaki odanın, dışı bile bambaşka bir renktedir!..  {*} Allah, insanı; çevresindeki herkesten "doğru yaptığını" duya […]

2 mins read

Soygun(!) [03 Ağustos 2002 Cumartesi]

O mahallede oturduğumuza göre, ilkokula başlamama sanırım iki sene kadar var… Evimiz taa yukarda… Minik bacaklarım, yokuşların altında daha da küçülüyor sanki, ama bir azimle herkesi geçmeye çabalıyoruz hep… Bu, belki de o yaşta olanların, kendini ispat çabası!..  {*} Aslında anlatacağım, o kadar da mühim bir hadise değil… Bilirim ki sizlerin çok daha önemli ve […]

2 mins read

Gül, terlese ne kokar? [02 Ağustos 2002 Cuma]

Dudak gibi bir gül, veya gül gibi bir dudak… Hangisi benzer, bir diğerine?..  {*} Gülüş mü güle benzer kızıl dudak içinde; yoksa gül mü gülüşten aşırmıştır adını?.. Hadi, gül!.. Gül, terlese ne kokar?..  {*} Gül, gülümser âleme; Gül ise!.. …. Gülüm; Gülümse!..  {*} Gülümsen; teninden bile tanırım seni… Ve dahî terinden! ….. Ama, gülümsemen bile […]

1 min read

İtiraf!.. [31 Temmuz 2002 Çarşamba]

(Memleket sıcağında, bir kahvehane serinliğine sığınıyor… Yan taraftan biri; “ağama çay-gazoz getir, bisküvit ney aldır” diyor ocakçıya. Sonra; “Sen müftü efendinin yeğeniydin değil mi?” diye sorduktan sonra onun kıymetini iyi bilmelerini, çünkü sıradan biri olmadığını söylüyor…) Bu muhteşem hikâye şöyle devam ediyor:  {*} O arada bisküvimiz geldi. Adam paketi açma bahanesiyle sandalyesini çekip yaklaştı. -Sana […]

3 mins read

Cennet bedava!.. [28 Temmuz 2002 Pazar]

Herkes biliyor, değil mi; ben iyi bir yazarım!.. Ben, iyi yazar olmanın yolunu keşfetiğim için iyi bir yazarım… Çoğu koca koca adamlara yazar yazısını; o kocaman adamların (sadece) birkısmından başkasına bir satır bile okutamaz!.. Ben mi?.. Ben, "hanımlara" yazarım; erkekler (DE) okur!.. ….. Gülün ama bu bir gerçek!.. Erkekler, hanımlara ait sırları kapmakla accaip ilgilidirler, […]

3 mins read

Kapatma gözlerini, kesilmesin ışığım!.. [27 Temmuz 2002 Cumartesi]

Kapatma gözlerini; Korkuyorum karanlıktan!..  {*} Kapatma gözlerini; Ki, ışık vursun yüzüme!..  {*} Kapatma gözlerini; Kesilmesin aydınlığım… Kirpiklerinin gölgesiyle oynayayım; bazen elime, bazen koluma, bazen de kucağıma düşürerek!.. Kapatma gözlerini; Ki, korkmayayım!..  {*} Kapatma gözlerini; Çünkü sen kapattıkça gözlerini, ben gökyüzünü göremiyorum… Ve ışık dökülmüyor başıma; Korkuyorum… ….. Ve her korktuğumda, yüreğine yaslayıp kulağımı; Adımı dinliyorum!..  […]

1 min read

Düşler dökülür gülüşlerinden [26 Temmuz 2002 Cuma]

Biliyor musun; Düşler dökülür… Düşler üşüşür… Düşler doluşur kulaklarıma; Gülüşlerinden!..  {*} Üstüme yağan düşler ile, başıma üşüşen düşler ile, ve içime doluşan düşler ile serpilirim ben, bahara dokunmuş bir filiz gibi!.. ….. Biliyor musun; Denizler bile düşlerimin rengidir… Dalgalar, gülüşlerindir yani; düşlerimin üzerinde oynaşan!..  {*} Biliyor musun; Düşler saçılır başıma, gülüşlerinden… Ve düşlere savrulur başım; […]

1 min read

Başarı bütün olmaktır!.. [24 Temmuz 2002 Çarşamba]

Naim Süleymanoğlu; “pfff, pfff, pfff” diye üfürerek, perçemini uçuşturduktan sonra; “Hnnnnnn nıhh” diye asıldığı zaman haltere; Kulak memesinden basuruna, köpek dişinden nasırına kadar “dahil” oluyordu başarıya!.. İsteğiyle, çalışmasıyla, ve tepeden tırnağa kadar her hücresiyle bir “bütün” olarak giriyordu ağırlığın altına… Ve sonuç geliyor, netice alınıyordu.  {*} Bu “dahiliyeti” iyi anlamak lazım… Eğer o gün bir […]

2 mins read

Başaran; şüphe etmeyendir! [20 Temmuz 2002 Cumartesi]

Zaman zaman “başarı”dan söz ediyoruz ya… Ama zaten bir şeyleri başarmak istiyorsak; bundan, birbirimize ve çok sık da “kendimize” söylememiz gerekiyor… Değil mi?  {*} Ben sana; “ELBETTE BAŞARABİLECEĞİNİ” söylüyorum… Sen, karşımda heyecandan zıplayarak; “BAŞARACAĞINI” haykırıyorsun yumruğun havada… Gören; NİHAYET TETİĞİN DÜŞTÜĞÜNÜ sanıyor!.. Ama sen birazdan kendinle başbaşa kaldığında diyorsun ki; “Acaba?..”  {*} Terazi, iki kefelidir, […]

2 mins read

Başarmak umut taşımaktır [19 Temmuz 2002 Cuma]

Hastalar der ki hekimlere; “Bana bu hapı verdin, midemi ekşittin!..” Doktor da der ki, hastasına: “Mideni ekşitmeseydim, komaya girecektin!..”  {*} Bu, şununla da bağlantılı: Başarıyla kol kola girmiş insanların hayatını “iyice” inceleyeceksin… Her birinin NELER YAPTIĞINI VE NELER YAPMADIĞINI öğrenecek… Tavırlarını kopyalayacak… Ve de kendi istikametini seçtikten sonra yürümeye karar verip; başarmış olanlardan öğrendiklerinin ışığında […]

1 min read

Başarının şablonu başaranlardır [17 Temmuz 2002 Çarşamba]

İyi bakın… Başarmış insanlarda, ve özellikle de “başarılarını sürdürebilmiş” insanlarda; kazanmanın sırlarını da, artık kazanamamanın sebeplerini de bulabilirsiniz. İyi bakın; Bunu görebilirsiniz!..  {*} Bizler, mühim başarıların şahidi olduğumuzdan, şanslıyız… Öncemizde, bir iki “kara kuşak” yaşadı!.. İnsan sayılmak, ve hatta sadece hayatta bırakılmaktan daha özel bir taltif, daha büyük bir ödül beklemeyi aklından bile geçiremeyen öyle […]

3 mins read

Şakaya gelmez!.. [14 Temmuz 2002 Pazar]

Ha bir FIRININ içine girmek, ha bir İNSANIN içine girmek… Erbabı değilsen; Yanarsın!..  {*} Erzurum’dan haberin vardı, değil mi?.. Söylenenleri duymuş, yazılanları okumuş, ve resimlerini incelemiştin… Bindiğin vasıtada; Erzurum’a kimlerin ve ne için gittiklerine de şahit olmuştun… Sonra uzaktan gördün Erzurum’u, ve şööyle bir baktın… Sonra biraz daha yaklaşıp koyun ve keçi sürülerini gördün; kepenekli […]

2 mins read

Kurtçuk… [13 Temmuz 2002 Cumartesi]

Sevim’in kaplumbağaları vardı ya birer kibrit kutusu kadar… Hani geçen sene de emanet bırakmış ve sonra iki üç ay yarı aç tutmuştu hayvanları; fazla beslendiklerinden kabukları çatlamaya başladığı için!.. Gene bir Akdeniz turuna katılacakmış… On gün önce bir baktım ki; o ne?.. Eşşek kadar olmuş bunlar, sadece kulakları eksik!.. Küçüğü bile bir sigara paketinden büyük. […]

4 mins read

Fındık ağaçlarını KURTARIN!.. [12 Temmuz 2002 Cuma]

(Bugün gerçekten çok ciddi bir problemden bahsetmek istiyorum ki, eğer bunu söylemezsek vebali olacağına inanıyorum…) ….. İnsanoğlunun ve hayvanların en temel besini, elbette buğday. Fakat ülkemizde yıllardan beri, insanların “anlayamıyoruz” dedikleri bazı şeyler olmakta… Nedir bu anlaşılamayanlar?.. Amerika’da üretilen her yeni ürün, teknik, veya teknoloji en kısa zamanda ülkeye sokulduğu halde, buğday üretimi ABD’de dekarda […]

3 mins read

Sonuca süzülmek… [10 Temmuz 2002 Çarşamba]

Farkında mısınız bilmiyorum; insanların pek çoğu “sahnede görülmeyi” başarı sanıyor… Ama başarı sahne, şeref kürsüsü, alkış değil ki!.. Gözüken; başarının ödülü!..  {*} Gerçekten de biz, başarının “mükâfat”ını görüyoruz… Davet edilen birileri heyecan içinde merdivenleri tırmanıp diploma, madalya veya kupasını alıyor, kendisini hayranlıkla, imrenerek alkışlayanlara doğru kaldırıyor… Gözler ışıltılı…  {*} İşte şu an soru zamanı: Başarı […]

2 mins read

Hikâyesini dinle! [07 Temmuz 2002 Pazar]

Bu kadar kaset, kitap ve seminer bana hep ne dedi, biliyor musunuz?.. Şunu dedi: Kim olursa olsun… Konusu ne olursa olsun… Eğer yakınına "başarmış biri" gelirse, sakın kaçırma… Git, ve onun başarı hikayesini dinle!.. ….. Çünkü başarının sırları biribirine çok benzer… Eğitim alarak, pratik yaparak, veya hissederek bu sırrı çözememiş olanlar, başarılı kalamazlar!.. Neyi başarmış […]

3 mins read

Kimdi haklı çıkacak? [06 Temmuz 2002 Cumartesi]

Dünyanın hemen hemen her ülkesinden (birer “başarı örneği” olarak) gelen, sayısını hatırlamadığım kadar çok kişinin konuşmasını dinledim yıllar içinde. Sonradan çoğuna bakamayacağım kadar not tuttum bu seminerlerde… Sayamadığım kadar çok kaset alıp dinledim, kitap okudum… Bir gün, sulu kar yağarken, otobanda kaza yaptığımda arabadan kasetler fışkırmıştı!.. Halbuki teybi bile yoktu o zamanki arabamın. Teybi olmayan […]

3 mins read

Tesadüfen susulmaz!… [05 Temmuz 2002 Cuma]

“Yanılmış olamayız, bu adamın başarması mümkün değildir… Bir ince nokta, bir sır, bir anormallik var da bizden saklıyorlar… Belki de Şenol Güneş, Çernobil faciası zamanında radyasyonlu fındık yedi de o yüzden böyle acaip, normal dışı, tahminlerimize aykırı sonuçlar elde ediyor (!) mantıksızlığına kadar varacak olan lafları bırakalım artık… ….. Bırakalım, yoksa bu gidişle bir “EKİP”, […]

3 mins read