Seyir Defteri – 11 Mart 2008 (Bayrampaşa)

Saati denk geldi, ve daldık filme. Zaten günün son matinesiydi… Tanıtımını görmüştüm bir kaç defa, Bayrampaşa filminin. Merak ta etmiştim ama; illaki görmek istediğim bir film, diye de düşünmemiştim… Konu şöyle: Kendi halinde bir aile. Adamın kuaför salonu var. Ve uzaylılara takmış bir küçük oğlu… Kahramanımız (Avrupa Yakası'ndaki kucağı kedili Gülenay)  o gün eski bir arkadaşına rastlıyor. Fakat […]

3 mins read

Seyir Defteri – 01 Mart 2008 (Üyemiz misiniz?)

Sitemizle ilgili, en sık sorulan sorular şunlar: "Nasıl üye olacağız? Üye olmak istiyorum ama beceremiyorum, bana yardımcı olur musunuz?.. Sitemize üye olmanın daha kolay bir yolu yok mu?" ….. Yok… Sitemize üye olmanın daha kolay bir yolu yok… Hatta, en kolayı bu! 🙂 {*}{*}{*} İşin püf noktasını söyleyeyim mi ben şimdi size? Birilerinin üye olması […]

2 mins read

Seyir Defteri – 28 Şubat 2008 (120 filmindeki marş)

Yakında bu konuyla ilgili bir yazı daha okursunuz benden… O zamana kadar sadece sözlerini yazıp koyuyorum buraya (120 filminde geçen muhteşem) Cenk Marşı'nın… Her gün şarkı sözü ezberleyip, film müziği mırıldanmayacak ya sinemaseverler… Bir kere de bir filmde söylenen marşı ezberlesinler…  Güzel olmaz mı? {*}{*}{*} Ey şanlı ordu,  ey şanlı asker Haydin gazenfer, umman-ı safder Bir elde […]

1 min read

Seyir Defteri – 27 Şubat 2008 (Adres defterinizle ilgili)

Ne fark ettim biliyor  musunuz; Pek çoğumuz adres defterlerimizin farkında değiliz!.. Bu durum benim canımı acıtıyor hakikaten… {*}{*}{*} Neden, der pek çok kimse… Neden?.. Sana ne menfaati var bunun? Hatta, gününün yarısını daha alacak senin bu yeni insanlar, bilmiyor musun?.. Saatlerin, günlerin, haftaların, ayların yani ömrünün geçiyor görmüyor musun?.. Görmemek mümkün mü? Hepimiz görüyoruz da,  zaten işte […]

3 mins read

Seyir Defteri – 23 Şubat 2008 (Yazmak Hakkında-2)

  Yazı yazmak; kendi ardında, geçtiğin yerde iz bırakmaktır! Bu, senin izindir; bu "senin" izindir… Peki hiç dönüp bakmayacak mısın; ardında ne kaldığına?.. İnsanlar geceledikleri otel odalarından, hatta umumî helâlardan bile çıkarken ardına dönüp bakar ya; acaba bir şey düşürdüm mü, bir şey kaybettim mi, arkamda istenmeyen bir görüntü bıraktım mı, diye… Her şey tamam […]

2 mins read

Seyir Defteri – 23 Şubat 2008 (Yazmak Hakkında-1)

  Burayı havuz kabul edin… Yazılabilecek her alanı da birer deniz, okyanus… Şimdi yüzme hakkında konuşacağız… İsteyen bu bilgileri alır ve gerektiğinde kendi canını kurtarmak için kullanır… İsteyen boğulan birini gördüğünde, onu kurtarmak için kullanır… Bazısı derin sulara açılır, denizleri aşmak için kullanır; isteyen de canı sıkıldıkça gelip, aynı havuzda oyalanır… Bilinmesi gereken şudur ki; […]

2 mins read

Seyir Defteri – 19 Şubat 2008 (Aydönümü)

Bir ay önceydi… 19 Ocak 2008 tarihinde başlamıştı SİTEMİZ… Pek çoğunuzun bundan haberi yoktu; hatta on gün öncesinden benim bile haberim yoktu! Gerçek bu… Bir gayret; "başladı" dedik arkadaşlarla, başladı… Şu anda yine, çoook dostumuzun, çook sevdiğinizin haberi yok; ..burada yine; ..yeni bir ateş yaktığmızdan… El birliğiyle… Ve onun sıcağı çevresinde oturduğumuzdan, onun başında toplandığımızdan!..    {*}{*}{*} Ayın […]

1 min read

Seyir Defteri – 14 Şubat 2008 (Sevginin 100 lisanı)

  Sevginin 100 lisanı Dünyanın her yerinde insanlar seviyor galiba; Ve de bir şekilde sevgilerini ifade ediyorlar… Harfler yanyana diziliyor ve o “büyülü” kelimeyi oluşturuyor!.. Harflerin veya kelimelerin mi ne dediği mühim, yoksa gözlerin ve gönüllerin mi sizce?.. Galiba önemli olan; kalpten gelenin dilden de gelmesi… Üzerinde oturduğun sürece toprağın altında yatan altın madeni bir […]

3 mins read

Seyir Defteri – 12 Şubat 2008 (Bilgisayara hasret ve gülümsemek)

Aslında durum şudur ki; Çalıştığım laptop (veya dizüstü, yahut seyyar bilgisayar) ile aramda yüz küsur kilometre mesafe var…  {*} {*} {*} Bir gün sonra buluşuruz diye ayrılmıştık onunla, cumartesinden beri buluşamadık… Biliyorum özlemiştir beni, çünkü ben de onu özledim. Fakat sizin özlediğinizi de düşünüyorum, yeni konacak yazıları; Yeditepe Yazıları kısmına, Mektuplar kısmına, Röportajlar kısmına filan… […]

1 min read

Seyir Defteri – 10 Şubat 2008 (Siteye Şiir)

Nazilli'den Kadir Çetin (ki sizler onu "MERHABA" şiirini başlatmasıyla tanırsınız) diyor ki; -Artık yazmadan duramıyorum… Aşağıdaki satırlarımı bu defa Yorumlara veya Ziyaretçi Defteri'ne de yazmadım. Mail olarak gönderiyorum. Siz ne yaparsanız yapın…      {*} {*} {*}     Siz ne yaparsanız yapın, deyip topu bana atmak kolay… Peki siz olsaydınız ne yapardınız?.. Ben de sizin […]

2 mins read

Seyir Defteri – 07 Şubat 2008 (“Basından” bölümüyle ilgili)

Yeni bir bölüm daha var sitemizde: Basından…  {*} {*} {*} "Basından " mı olsun, yoksa başka bir isim mi bulalım diye epey düşündük. Fakat ne olabilirdi;  Köşemizle, kitaplarımızla, sitemizle yani bizimle, BİZLERLE ilgisi olan her yazı ve bilgiyi koyabileceğimiz bölümün adı? Daha toparlayıcı bir isim bulamadığımız için, gene de; "Basından" olsun dedik…  {*} {*} {*} Gazetelerde, dergilerde […]

1 min read

Kör edici Kadillak, Cüney Tarkın ve sinema önündeki Malkoçoğlu’lar

Arı sineması açılıncaya kadar, pazar sokağındaki Yeni Sinema semtimizin tek sinemasıydı… Film çıkışlarında, yarım salon dolusu çocuk; sanki bendini yıkmış baraj suları gibi kapıdan dışarı uğrar… Derin ve içten “haaaayy” naralarıyla birbirlerine hücum eder… Saçlarını titrete titrete “artis pozu” yaparak sanki aynı filmi yeniden çevirir ve hatta neredeyse filmde anlatılan sahneleri yaşardı!.. Mahallede; düz veya […]

10 mins read

Pide kuyrukları ve orucun basamakları

Şimdiki çocuklar inanmayacak, ama biz kendileri kadarken motorlu kuryeler yoktu… Onlar olsaydı bile evlerde kurye çağıracak telefon yoktu… Basit bir iki şeyin siparişini vermek için de zaten hiç kimse (iki üç durak ve birkaç fırın geçerek) telefon kulübesine kadar gitmezdi… En yakın kurye ise, zaten işte şurda, sokakta oynuyordu; açıp camı seslenesin diye: -Muammeeer, koş […]

11 mins read

Seyir Defteri – 04 Şubat 2008 Pazartesi (İzmirli ayakkabıcı, Meserret Oteli ve Serhend…)

Sizlere iki tane bir dakikanın hikayesini anlatmak istedim. Ama üç dört gündür anlatıp anlatmamak arasında kararsız kaldım. Fakat öyle derin bir güzelliği var ki yaşadığım o iki dakikanın… "Şimdi anlatmazsam, zamanın içinde unutulup gidecek", dedim. Sonra da "acaba nasıl anlatmalı" diye bir senaryo oluşturmaya çalıştım. Başaramayıp, ondan da vazgeçtim. Ne oldu ve nasıl oldu ise öyle anlatıyorum. Buyrun… […]

4 mins read

Leylek bohçası, lahana göbeği ve patlayan gemiden gelen bebek…

Acaba herkes biliyor mu dünyaya nasıl geldiğini?.. Bu konuda çoğu bir şeyler söylerdi, ama kamyoncu Ali amcanın tombul oğlu; “babam beni damperli kamyonla getirmiş”, derdi!.. Iyy!.. Biliyorum ki hiç romantik değil… Ama sanırım ki sık sık uzun yola giden babasının özlemiyle; koca bir kamyonun havaya kalkan kasasından “löngüürt” diye bahçeye dökülmüş olduğunu düşünmek şirin geliyordu […]

10 mins read

İncirli park ve üç tekerlekli mavi salep arabası

Demek ki misket mevsimiymiş, çünkü o gün, bütün çocuklar parkta… İncirköy otobüs durağı tam yolun dirseğindeydi. Arkasında ise büyük tekneleri karaya çekmek için koca bir makara var ve bu boşluğun iki yanı park… Cadde hizasına kaldırmak için; deniz ve makara tarafları örülüp yükseltilerek zemini düzlenmiş olan bu parklar, belli ki zamanında çok bakımlıymış. Bütün kenarlara […]

8 mins read

Seyir Defteri – 31 Ocak 2008 Perşembe (Merhaba yazısı hk)

Merhaba… Size bir sorum var bugün… Sorum ise yine "Merhaba" ile ilgili…  {*} {*} {*} Bir sitenin vitrini gibidir ya anasayfadaki giriş yazısı… Çünkü siteye her gireni; yani dostlarımızı ve henüz dostumuz olduğunu bilmeyenleri işte bu yazı karşılar… Bu yazıda söylenmelidir söylenmesi gerekenler, ama yeteri kadar ve göze batmadan…  {*} {*} {*} Peki şu anda okumakta olduğunuz "Merhaba" yazısı bu […]

1 min read

Seyir Defteri – 30 Ocak 2008 Çarşamba (Hadi yaz, denmişti…)

İstanbul bir tuhaftı bugün… Karadeniz yönünden kar geliyor, Marmara tarafında güneş parlıyor… Denizin suyu ise şimdi zeytin yeşili, az sonra şişe dibi mavisi… Gökyüzü; bir beyaz, bir mavi, bir gri… Üç gündür böyle.   {*}{*}{*}   Pencere önündeyim. Güneşe bakıyorum. Biri birleriyle kovalamaca oynayan birkaç kar tanesi, gözümün önünden geçerken bana göz kırpıyor… Gene kimse […]

2 mins read

Seyir Defteri – 28 Ocak 2008 Pazartesi (Çekirge, Bilal, Yeditepe’deki röportaj)

Söylemiştim ya; bu site, Tuzla'nın "Şifa" mahallesinde doğdu. Şifa olur inşallah tüm gönüllere… Pazar günü gene uğradım bizim çocuklara. Yanımda da eski bir kitap: 1991 yılında basılmış bir Çekirge Çetin… Dediler ki hemen; "Bunu siteye koyalım?" "Olur" dedim, "koyalım."   {*} {*} {*} Bilal Öztürk kardeşim almış kitabı eline, bir çırpıda bilgisayar ortamına geçirmiş. Gece yarısıydı, beni büyük Bilal aradı; "Sana bir […]

2 mins read

Tarihin ilk araba vapuru Suhulet ve Paşabahçe-İstinye hattı

  İstanbul dendiği zaman neden bu kadar çok şey hatırlıyorum, bilmem… Bilmediğim bir de şu; niye kimse benim hatırladığım detayları hatırlamıyor? Aslında bundan yana şikâyetim yok. Yok, ama derdim şu: Zihnimde eksik, yarım, noksan kalan teferruatı soracak veya aynı hatıra üzerinde konuşacak kimse bulamıyorum. Ya benim kadar umursamadıkları için unutmuş oluyorlar, ya da hatırlayanlar göçmüş […]

8 mins read