O da kriz miydi!.. [18 Eylül 2001 Salı]

O da kriz miydi!.. Not: ABD ve siz, iyi ki inanmayacaksınız bu nota; tam, “aptala malum olur” hesabı… Hatırlayın, 99 depreminde bir not vardı bizim köşede. İnsanların bir kısmı o bir TEK KELİMELİK notta “ölebileceklerini” okumuş ve uyumuşlardı, bir daha uyanmamak üzere!.. Yine bir sabah klavyemi çektim ve yarın yayınlanacak yazımı yazmaya başladım. Elle yazmak […]

4 mins read

Yumurtlamak zor zenaat(!) [14 Eylül 2001 Cuma]

Pazardaydık… Kızım parmaklarının ucunda yüksele yüksele bir yere bakıyor ve bana bir şey göstermeye çabalıyordu… “-Babaa, baba… O ne?..” ….. Gösterdiği yer yumurtacının tezgahı… Sarı ya da beyaz küçük yuvarlaklardan oluşan yığınların arasında özellikle bırakılmış geniş bir boşluk var, ve boşaltılmış yumurta kartonlarından birinin üstüne büyücek bir yumurta konmuş… Ama bu,,, düşündüğünüzden biraz daha büyük!.. […]

4 mins read

Derdim dünyadan büyük… [13 Eylül 2001 Perşembe]

Babamın en büyük derdi ne, biliyor musunuz?.. Bilemediniiz!.. Çünkü, “eskiden” ben idim… Şimdiki en büyük sıkıntılarından biri; yıllardır uğraştığı bahçesindeki bitki köklerini kemiren danaburunları… danaburnular… dananın burnu be!.. Nasıl yazılır bu meret?.. ….. Benim en büyük sıkıntılarımdan biri ne, bilin bakalım?.. Yoo, yine bilemediniz; “siz” değilsiniz işte!.. Bu sabah da gene bütün “şeker”liğim üstümde di […]

4 mins read

Bu minibüs nereye gider?.. [12 Eylül 2001 Çarşamba]

Ben ne o minibüsteydim, ne de gördüm aslında onu… Ama “iyi ki” ben o minibüste değildim, ve yine iyi ki sizler de o yolculardan biri değildiniz… Hatta iyi ki görmedik hadisenin nasıl ve ne şekilde olduğunu… Çünkü sadece “şahitlerin” aktardığı bile yetti bana ki, sanırım sizlere de yetecek!.. …………. İnsanlar durakta beklemekte… Önlerindeki yoldan, yani […]

4 mins read

Gönlümdekiler [11 Eylül 2001 Salı]

Gönlümdekiler Ey, benim her gizlemediğimi bilen… Benimse, adını bile bilmediğim!..  {*} Bir bardak serin su gibi aktığın için içime… Bir bardak serin su gibi aktığın için kızgın günümün ortasına; Doymadığım… Doyamadığım!  {*} Doymadım, ama doyamadığım; bana yazdığın, iltifata kaçan ifadeler değil; sana aktarmaya çalıştıklarımı farkedişlerin, farketmeye olan gayretlerindi… Çünkü ben; Gelmiş geçmiş en etkili hatip […]

2 mins read

Kano yarışı [07 Eylül 2001 Cuma]

Temel’e güzelleme Aslında, diye başlamak gerek bu satırlara… Aslında; anlatılagelen hiçbir “Temel” tipine uymaz şimdi okuyacağınız hikâye… Çünkü Temel’in hemen hemen bütün “saflık”larının ardında, ince bir zekânın mahsulü olan, ama ilk bakışta ve de herkes tarafından görülmeyen öyle bir espri gizlidir ki; zaman zaman asıl komik duruma düşen kendimiz olur… Ve çoğu zaman da onun […]

4 mins read

Daha da güzel olmak ister misiniz? [06 Eylül 2001 Perşembe]

Daha da güzel olmak ister misiniz? Gözlerinizin daha güzel olmasını ister misiniz?.. ….. BEN, BANA BAKTIĞINIZDA, ÇOK GÜZEL GÖZLER GÖRMENİZİ İSTERİM… ….. Öğrendim ki; Güzel gözlerim olmasını istiyorsam, İnsanlara SEVGİYLE ve İYİLİKLE BAKMAM gerekiyormuş…  {*} Dudaklarınızın daha güzel olmasını ister misiniz?.. ….. BEN, BANA BAKTIĞINIZDA, ÇOK GÜZEL DUDAKLAR GÖRMENİZİ İSTERİM… ….. Öğrendim ki; Güzel dudaklarım […]

1 min read

Karanlık ve umut… [05 Eylül 2001 Çarşamba]

Karanlık ve umut… Kıpırdatınca omuzlarını, karanlık sanki bir pelerin gibi sıyrılıp düştü ayaklarına… Karanlık çökerken yere, aydınlık yüreğime yükseliyordu!..  {*} Gün, dolanadursun dünyanın arka sokaklarında; Umudum boynuma dolanmadaydı… Umudum, bunca karanığın içinde, ayışığından iki kol gibiydi; incecik… ….. Umudum, bunca karanlığın içinde, altın suyuyla yıkanmış bir fısıltıydı; ufukları istilâ etmiş bütün uğultuları ve ulumaları susturan…  […]

3 mins read

Rötuşlu Temel abi [04 Eylül 2001 Salı]

Yakında okullar açılacak… (Şimdi baksanıza bir kere daha yandaki şu resme) Hah, işte böyle kalın olur mu her zaman. Sınav dönemlerinde de, asılmasın suratlarınız!..  {*} Kırık’çık… Çoğu zaman bunun ilacı; bizi içimizden gıdıklayan kıpırtıları, uygun zamanlarda yakınımızdakilerle paylaşmaktır, değil mi?.. Benim içimi kıpırdatıyor olsa bile, şu an size anlatabileceğim en “komik” fıkra; Çâresiz bir hastalığa […]

3 mins read

Susak çekirdekleri… [31 Ağustos 2001 Cuma]

Susak çekirdekleri… “Susak”ın ne olduğunu bilir misiniz?.. Ben bilirim… Çünkü bir zamanlar kendimi onlardan biriyle “özdeş” bilmiştim! Susak bir çeşit kabak. Ama sapına yakın kısmı yuvarlak gövdesinden sanki ayrıymış gibi uzamış ve sanki bir tutma kulbu, sanki bir tava sapı gibi büyümüş olan bir kabak… Şekli böyle olduğu için de bu su kabakları kurutulup, kenarından […]

5 mins read

Ciddi ciddi mektuplar (!) [30 Ağustos 2001 Perşembe]

Ciddi ciddi mektuplar (!) CİDDİ: Seni rahatsız etmek istemezdim, ama bu çok çok önemli problemimi kendi kendime çözemediğim için senden yardım istiyorum. Evlenmeyi düşündüğüm kız ile çok iyi anlaşıyoruz ama evlendikten sonra benim soyadımla birlikte kendi soy ismini de kullanmak istiyor. Ben ise sadece benimkini kullanmasını istiyorum… Tek çarem sen kaldın, ne olur bana yol […]

4 mins read

Dedemin sırtından düşmek(!) [29 Ağustos 2001 Çarşamba]

Onun hazırlandığını görür görmez, aklıma yeni bir “deneme” yapmak gelmişti… Az sonra boyum hizasındaki yüklüğün üstüne tırmanıp oturdum. Padişah gibi odaya hakimdim şimdi!.. ….. Dudaklarında mırıl mırıl bir dua ile odaya giren ve elindeki peşkiri kapının ardındaki çiviye asan dedem; aslında, az evvel koşarak buraya daldığımı da görmüştü galiba… O yüzden şimdi ben de, suratının […]

5 mins read

Çok şanslısınız, çook… [28 Ağustos 2001 Salı]

Çok şanslısınız, çook… Bazılarının; “…halbuki sen ne kadar şanslısın, çünkü hep güzel insanlar, gülen yüzler, sevgi dolu kalpler var etrafında…” sözünü diğerlerinden biraz daha fazla duyabileceğini tahmin edebiliyorsunuz, değil mi?.. Konu hazır kalpten malpten açılmışken, bakın size ne anlatacağım…  {*} Bir gün, bir kalp doktoruna; “Ne kadar şanslı olduğunu… Çünkü, kendisinin yakınında bulunmayı bile büyük […]

3 mins read

Ben çok şanslıyım, çook… [27 Ağustos 2001 Pazartesi]

BURDA”yız, çünkü yolumuzun çatallarında “O” tercihleri yapmıştık… Yolumuzdaki çatallarda “ŞU” tercihleri yapıyor olduğumuz içinse “ORDA” olacağımızı umuyoruz!..  {*} Okulun ilk yıllarından itibaren o kadar çok duydum ki; “Senin gibi resim yapsam… (veya) Senin gibi yazı yazsam başka hiçbir şey istemem”, yalanını… Söyleyenler inanıyor muydu bilmiyorum, ama ben hiçbir zaman inanmadım… Şimdi ise, şu “yanlış”ları duymaktayım: […]

3 mins read

Yumurta, patates ve iki uçak… [24 Ağustos 2001 Cuma]

Yumurta, mizahın içinde çok kullanılır ya, sorun bana şimdi; “Sarı yumurta mıı, beyaz yumurta mı?..” Gene sorun haydi; “Kara mizahın içinde mii, ak mizahın içinde mi?..” ….. Bugünlerde “AK” demenin, üstelik “ak” ile “mizah” kelimelerini yanana kullanmanın vahametini de idrak edersiniz, değil mi mîrim!.. (Çark)  {*} -Yumurta, tarih sahnesindeki belki de en “KOMİK” vazifesini, patates […]

4 mins read

Sizin evde sinek var mı? [23 Ağustos 2001 Perşembe]

Karar veremedim ki uzun süre, bu yazının ismi; “Sinek” mi olsun… “Camlar ve sinekler” mi olsun… “Sineğin altındaki cam” mı olsun… Yoksa “Kırmızı leke” mi olsun?.. Alın işte, hepsi birden galiba şöyle toparlandı. Sineğin yapıştığı camdaki kırmızı leke!..  {*} Dünyanın en “sinir” sorusu işte şöyle sorulur: “Hiç sinek gördünüz mü?..” ….. Ne demek şimdi; “nasıl […]

4 mins read

Sevmek, “biz”e dönüşmek!.. [22 Ağustos 2001 Çarşamba]

Sen, baktığında “beni” rengârenk ve pırıl pırıl görüyorsun… Ben bakıyorum, “seni” rengârenk ve pırıl pırıl görüyorum… Aramızdaysa şimşekler çakıyor!..  {*} Hayranın olduğum halde; “Hayranınım” diyorsun bana!.. Benden de, senden de aynı sözleri duyuyor, aramızdaki kara bulutlar: “Senden güzelini görmedim!..” Aramızdaki kara bulutlar delirdikçe gözüm gözünü bulamaz oluyor… Aramıza yıldırımlar düşüyor!..  {*} Biliyorum ki seviyorsun beni, […]

3 mins read

Bir gün daha yaşamak [21 Ağustos 2001 Salı]

  Bir gün daha yaşamak Eskiden, bu hayatın, üstüme yüklemiş olduğu vazifeleri düşünmek yerine; “bin yıl daha” yaşamayı düşünürdüm… ….. Şimdi ise, “bir gün daha yaşayacağımı” söyleyen olsa; “Acaba bu bir gün boyunca yapmam gereken en önemli iş hangisi” diye düşünüyorum…  {*} O da sen de… Kafana birisi takılıyor… Değil mi? Unutma; O da ölecek […]

4 mins read

Büyüdüm… [20 Ağustos 2001 Pazartesi]

Büyüdüm… Beni herkesin dinlediğini, ve beni herkesin anladığını zannediyordum… Büyüdüm; Ve beni bazılarının anlamadığını, çünkü beni bazılarının dinlemediğini anladım.  {*} Beni herkesin anlamadığını görüp, bazılarının beni dinlemediğini zannediyordum… Büyüdüm; Ve problemin; beni dinlememekten değil, dinleyip de anlamamaktan kaynaklandığını anladım.  {*} Beni dinleyenlerin, beni anlamadan dinlediklerini zannediyordum… Büyüdüm; Ve insanların beni anlamadan dinliyor olmadıklarını… Meğer, ancak […]

3 mins read

Geç kalınmış randevu… [17 Ağustos 2001 Cuma]

Onu, 86 senesinde bir kere görmüş, sonra ise hep adını duymuştum… O, hastalıklar ve ilaçsızlıklar yıllarında “tükenen” bir ailenin hayata direnebilen tek ferdiymiş!.. O, yokluklar zamanında, almış “başını” koymuş omuzuna ve Edremit taraflarına gidip, önce inşaatlarda iş… Sonra da kendine bir “eş” bulmuş… Gecenin adı “gündüz” olmuş muu, bilinmez; ama gurbetin adı “sıla” olmuş git […]

4 mins read