Rüya (!) [05 Ekim 2000 Perşembe]
Rüya (!) Düşlerimin bile uyuduğu kucağın ne kadar uzak! ….. Dizlerin ne kadar uzak; Hani başımı koyduğum, sen bir yandan saçlarımı karıştırasın diye… Bana masallar anlatırken. {*} {*} {*} Senin kucağında okşanırken; Hani sana boynunu kaşıtırken, hani sana türküler mırıldanırken, kısıp gözlerini, hafiiif hafif kuyruğunu sallayan kedini… Şimdi nasıl kıskanmayayım?.. {*} {*} {*} Ve şimdi […]
Ardımda kalan [04 Ekim 2000 Çarşamba]
Ardımda kalan Hani bütün sesler ayyuka çıkar bazen; Hani hepsi birden, Hani hepsi en yüksek perdeden, Ve hani hepsi kendini paralarcasına… ….. Kulak zarlarım paralanıyordu sanki! {*} Kulak zarlarını paralarcasına çığlıklaşan azabın bir adım sonrası, sessizlik… Bütün seslerin duyulmaz oluşu… Veya sessizliğin gürültüsü! ….. İçim parçalanıyordu sanki! Ardından, güneş de iniyordu şehrin tepesine, kor halinde […]
Küsmek öyle kolay mı? [03 Ekim 2000 Salı]
Yazışıyoruz Bilal’le; …..“Ne oldu senin net işleri?..” Diye sormuş, ben de ona; “Ben sana küsüm, demişim… Sen buralara gel de, bana görünmeden git…” ….. Bu sabah bilgisayarımı açtığımda önüme düşen cevaba bakar mısınız şimdi: ….. “Küs??? Küsmek öyle kolay değil. Bir insanın küsmek için mazeret bulması kolay değil ki… Hele bir Muammer Abi’nin hiç kolay […]
Enstrümansız şarkı!.. [02 Ekim 2000 Pazartesi]
Enstrümansız şarkı!.. Bir arkadaşımın arabasında, başka bir arkadaşımın ağzından… Mikrofonsuz, enstrümansız, çıplak sesle bir “şarkı” dinledim geçenlerde… O tek dinlemeyle çoğunu ezberleyip, günlerce söylediğim bir şarkı… ….. Helal sana Akif… Bu duygularını yayınlamalıyım ki bütün dostlarımızla paylaşmış olalım: {*} {*} {*} Kelebekler yağmurda uçamaz Bir düş gördüm kelebekmişim, / Üç günmüş ömrüm ölecekmişim, / Dostlar […]
Aydede, yıldızlar ve gülümsemek [29 Eylül 2000 Cuma]
Aydede, yıldızlar ve gülümsemek Olsun… Sevinirim! Pijamalarımı giydiğim zaman, aydedeyi görmeye çalışmam… Ve eğer görebilirsem; “onu bir kere daha görebildiğim için” sevinmem ile, kaç yaşımda olmamın ne alakası var?.. {*} {*} {*} Olsun… Üzülürüm!.. Artık “kayan yıldızların gerçekten birer yıldız olmadığını” öğrensem bile… {*} {*} {*} Üzülürüm; çünkü gökyüzünde gördüğüm herbir yıldız “BİRİ”dir benim için. […]
Hayattaki en kolay iş [28 Eylül 2000 Perşembe]
Hayattaki en kolay iş On seneden fazla zamandır sesini duyup da ardından dua etmediğim ambulâns olmadı… “Şifa ver Ya Rabbi…” ….. Dua… Belki de hayattaki en kolay iş!.. {*} {*} {*} 88 senesinin 22 Nisan’ı… Annem ambulânsın içinde, biz onu belki kurtarırız ümidindeyiz… Yanında ablamla ikimiz varız. Babam önde oturuyor… Bazen zaman ne kadar yavaş […]
Hani bir ân gelir… [27 Eylül 2000 Çarşamba]
Hani bir ân gelir… Hani bir ân gelir… Ve söylenmez sözler söylenir olur! ….. Hani bir ân gelir… Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada! ….. Hani bir ân gelir… Bir ân gelir… Hani bir göz bir göze gelir. {*} Hani, öyle bir ân gelir ki; En “gelinmez” yollarla en “varılmaz” yolların, senle […]
Padişahın işi ne? [26 Eylül 2000 Salı]
(Muhteşem bir hikâye… Başka ne denir ki bu cümlenin ardından…) ….. {*} Sultan Murad Han o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar: – Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var? – Akşam garip bir rüya gördüm. – […]
Seni hiç unutmayacağız(!) [25 Eylül 2000 Pazartesi]
Seni hiç unutmayacağız(!) Bir zamanlar, pek çok kişi için; “Seni hiç unutmayacağız!..” diyenlerin ardından; “Seni hiç unutmayacağız” diyenler öldükçe, Arkalarından; “Seni hiç unutmayacağız” diye sesleniyoruz… Bizim ardımızdan, Acaba ne kadar zaman sonra, kendi arkalarından; “Seni hiç unutmayacağız” denilecek kişilerin, Bizim için; “Seni hiç unutmayacağız” Diyeceklerini düşünerek!.. {*} {*} {*} Beni hiç unutmayacak mısınız?.. Ciddi misiniz?.. […]
Aşçının göbek çevresi veya mutfağın “mahrem”leri! (2) [22 Eylül 2000 Cuma]
(Dünden devam) Abartmakta üstümüze yok dedim ya, görüyorsunuz işte… Çizgi filmler ile öğle haberlerinin arasında, canının istediği dakikada, yerli veya yabancı canının istediği kanalı aç; karşında, diğer kanaldakini aratmayacak bir şişman… Sanki aşçının göbek çevresi ne kadar genişse yaptığı yemek o kadar lezzetli olacak!.. ….. HATTA BUNLARDAN BİRİ O KADAR ŞİŞMAN Kİ, ADAMIN YARISI DİĞER […]
Aşçının göbek çevresi veya mutfağın “mahrem”leri! [21 Eylül 2000 Perşembe]
Erkekler, bu hususiyetleri devam ettiği müddetçe iki şeyden vazgeçemezler… Bu iki şeyden de ilk sırayı her zaman YEMEK alır. Yani, Türk’ün karnı doymalıdır önce!.. ….. Akıllı kadınla akıllı olmayan kadın… Akıllı adamla akıllı olmayan adam arasında farkı da galiba yine bu iki şey açığa çıkartır!.. Hah!.. Bu giriş kısmı şimdi birazcık dursun bakalım şurda… {*} […]
Birazcık “Beyaz”lık! [20 Eylül 2000 Çarşamba]
Birazcık “Beyaz”lık! Bana sorsa eğer Beyaz; “Şu esprilerin hangisini yapayım?” diye, söyleyeceğim ve burda da satır atlamadan yayınlayacağım sizlere. Ardından da diyeceğim ki: Oooohh!.. İşte bu benim “ohh” deyişimi, daha doğrusu diyecek oluşumu duyuyor ki adam, mikrofonu kaptı mı; nokta nokta nokta!… Yani benim burda size aktaramayacağım ne kadar laf gelirse aklına, ediyor… ….. Ama […]
Yalnızlıklar çocuklara iyi şeyler öğretmiyor… [19 Eylül 2000 Salı]
Yalnızlıklar çocuklara iyi şeyler öğretmiyor… Yapayalnızlıklar çocuklarımıza doğruları öğretmiyor… Çünkü; “Annen doğruyu söylüyor… Baban harika bir insan…” diyecek insanlara hem sizin, hem evladınızın, hem de “aile bütünlüğünüzün” şiddetle ihtiyacı var… {*} {*} {*} Verilen sadece paraysa; hiçbir harcamaya yetmiyor (!) ….. Biliyorum para çok kuvvetli bir mıknatıs, yapışkan… Arkadaşları, eşleri, evlatları, kardeşleri, akrabaları, müşterileri, komşuları… […]
Ivanov’un sevinci [18 Eylül 2000 Pazartesi]
Ivanov’un sevinci Cumartesi günü yüreğimiz ağzımızda seyrettiğimiz 2000 Sydney Olimpiyatlarındaki halter müsabakaları keşke DERS olarak okullara konsa (!) Bu gibi örnekler ne kadar çoğalırsa “başarıyı söke kopara almayı” hedefleyenler o kadar artacak, emin olun… {*} {*} {*} Halil Mutlu gibi 56 kiloda ağırlık çekecek olan bütün sporcular biliyorlardı ki; BU OLİMPİYATLARDA DA PAYLAŞILABİLECEK SADECE İKİ […]
Târife “tarih” gerek (!) [15 Eylül 2000 Cuma]
Târife “tarih” gerek (!) (Tarih olmadan, tarifler olmuyor. Anlatılanlar yavan kalıyor; yani yağsız, tuzsuz, lezzetsiz… Koca bir ağacın tepesinde sanki dün peydah olmuş asalak ot edasıyla; köksüzlüğe, dipsizliğe, topraksızlığa, mazisizliğe… Yani tarifsiz bir tarihsizlik talihsizliğine duçar olanların zavallılığına düşmekten nasıl koruyabilirsin gelecek nesilleri?.. Aşılayarak… Minik dozlar halinde; “Aç güzelim ağzını… Üstüne ilaç damlattım ama, bu […]
Masumane sorular!.. [14 Eylül 2000 Perşembe]
Masumane sorular!.. Kıllık yapmanın bir nevi “ihtiyaç” olduğunu biliyor muydunuz? Ben, açıkçası bilmiyordum, uzuun uzun düşündükten sonra buldum bunu, farkettim, keşfettim… ….. Babaa, dedi… Sen niye bu kadar kıllısın?.. Eskiden çok mu kıl yiyodun?.. ….. Ben olsam boşu boşuna gülmezdim bu cümleye… Oldum… Ve gülmedim de zaten. Oldum değil, zaten varmışım!.. Bak gene okudum, gene […]
Aldığımızı veriyor olmak [13 Eylül 2000 Çarşamba]
09 Mart 2000 Perş. Merhaba Muammer abi… Ben; …’den O. Ö. Size bir kaç defa yazı yolamıştım… Siz de 2 tanesini yayımladınız… Ben sizden bir fikir almak için bu e-mail’i yolluyorum. Fikrim şöyle… Bir kitap hazırlamak istiyorum…(Lütfen cevap yazarken olumsuz şeyler yazmayın) Kitabımın konusu sevgi üzerine olacak inşallah… Bu kitapta; ünlü düşünürlerin, özlü sözlerini açıklamayı […]
Tam da şuramızdaki tıpırtılarla okul yolunda olmak… [12 Eylül 2000 Salı]
Tam da şuramızdaki tıpırtılarla okul yolunda olmak… Bugün pek çoğumuz okullardaydık… İçimizde, tam da şuramızda minicik tıpırtılarla… ….. Bugün pek çoğumuz okul yollarındaydık; Kimimiz minicik adımlarımızla, yanında olduğumuz büyüğümüzün adımlarını yakalamaya çalışarak… Kimimiz de minicik bir elin yumuşaklığını, kendi avucumuzun içinde hissetmeye çalışarak… ….. Bugün pek çoğumuz okul önlüklerini, okul formalarını giymiştik sırtımıza… Temiz ve […]
Kimse öğüt istemez ki [11 Eylül 2000 Pazartesi]
Kimse öğüt istemez ki Hemen hemen hiç kimse “nasihat” dinlemekten hoşlanmaz… Ama bir de dünyayı çepeçevre sarmış öğütler var ki, bunlardan, herhalde yeryüzünün hemen her noktasında yaşayan insanların da (az veya çok) alacak birşeyleri olmalı… Bunca yol katettiklerine göre… Bu kadar lafın ardından ne gelir?.. NASİHAT!.. ….. Tuzağa düşmediniz canııım… Bana da bunları Washington’daki arkadaşım, […]
Canımcım’a! [08 Eylül 2000 Cuma]
Canımcım’a! Canımcımerhaba! Aslında bir merhaba demek bile zor geliyor bana! Kendimi nedense güçsüz hissediyorum. Bazen de mutlu olmak korkutuyor! Yine ağlayacağımı bilerekten gülmeyi istemiyorum. Sakın sanma ki ortada bir problem var! Hayır yok. Sadece kendimi iyi bulmuyorum. Dedim ki bir kaç kelime yazayım da kendime geleyim.. Canımcığımla paylaşayım.. İyi yapmamış mıyım yani? {*} {*} {*} […]
