Nerde o zekî adam?.. [10 Ağustos 2000 Perşembe]
Nerde o zekî adam?.. Bir bilgeye sormuşlar: “-Bir insanın zekâsını nasıl anlarsınız?” O da cevaplamış; “Konuşmasından…” “Peki ya hiç konuşmazsa?..” dediklerinde, bilgin kişi; “ O kadar zeki insan nerede!?.” Demiş. {*} {*} {*} Şimdi buna yorum mu istiyorsunuz benden?.. Ne yorumu!.. Bu satırların ardına hangi güç ve cüretle yorum koyabilirim ki ben?.. Ve üstelik, burda, […]
Bir sevgi hikâyesi [09 Ağustos 2000 Çarşamba]
Bir sevgi hikâyesi Bu hikâye “vurdu” beni… ….. Sabahın erken bir saatinde posta kutuma bakıyordum ki, diğerlerinin arasında sevgili İnan kardeşimin mektubunu gördüm. İnan Arvas, Stop Köşesi’nin yani “Sevgi Köşesi Ailesi”nin TGRT’deki “şube”lerinden biri… Önceki gün de; “Artık ben de köşemizin bütün okuyucuları için dua etmeye başladım. İnanıyorum ki birlik olur, biribirimiz için el açarsak […]
Bir gün doğdu çığlık çığlığa veya sen vardın [08 Ağustos 2000 Salı]
Bir gün doğdu çığlık çığlığa veya sen vardın Her şey… Her şey tersineydi. Ve her şey… Her şey durmuştu o an. Hiçbir şey… Hiçbir şey kıpırdamıyordu o sıra; inanılmaz hızla çarpan kalbi ve ebeden başka… Her şey… Her şey duruyorken kıpırtısız ve her şey, her şey tersineyken; tersine bir şaplak yapıştı… Çığlık çığlığa bir gün […]
Ve hikâye başladı [07 Ağustos 2000 Pazartesi]
Ve hikâye başladı Hani; Hani açacak bir gül yaprağı gibi… Hani; Kokusunu salacak bir gül yaprağı gibi… Hani; Dokunsan solacak bir gül yaprağı gibi… {*}{*}{*} Hani; Hani ilk kez yuvasından uçacak bir çingene kuşu yavrusunun kanadı gibi… …titriyordu ya dudağın… {*}{*}{*} Kaçan bakışlarını bakışlarımla yakalar gibi, Terleyen avuçlarını avuçlarımla kurular gibi, Titreyen dudağını… ….. Titreyen […]
Domates kokusu [04 Ağustos 2000 Cuma]
Domates kokusu Bazen ben bile “kendimi” tanıyamıyorum, Keloğlan gibi bir göle-havuza baktığımda geriye sıçrıyorum da; millet nasıl ayırıyor beni diğerlerinden hayret yani!.. Üstelik hiçbir resmim bir diğerine benzemezken ve hatta kendim de hiçbir fotoğrafımın “yanından bile” geçmezken… ….. Halbuki ben, tanımadığım insanların arasında, özellikle kalabalık yerlerde sanki çevremde hiç kimse yokmuş gibi davranırım, bunun doğru […]
Turizm neden patladı (!) [03 Ağustos 2000 Perşembe]
Turizm neden patladı (!) Malumunuz, epey zamandır bu köşede kalem sallamaktayız… Ve tahmin edersiniz ki bunca yıl bunca laf etmiş biri olarak da epey “aks-i sadâ” duymuşuzdur… {*}{*}{*} Olumlu veya olumsuz tepki almak her yazarın arzusudur. Şükür ki böyle bir sıkıntımız hiçbir zaman olmadı… Lakin en “farklılaşmış” olarak bana geri dönen “yankı”lar elbette şu “holiganlar […]
Laz virüsü [02 Ağustos 2000 Çarşamba]
Laz virüsü “Laz virüsü”nü biliyor musunuz siz?.. Bilgisayarınıza bir mail geliyor. Açıyorsunuz, diyor ki: “Merhaba… Ben tembel bir laz virüsüyüm. Şimdi Windows’unuzu açın, içinden birkaç programı silin ve lütfen beni adres listenizdeki herkese gönderin…” Aynı hesap… Bugün tembelim; kendiniz çalın kendiniz oynayın, kendiniz yazın ve kendiniz okuyun… ——————————————————— Ben bugün mutluyum İnanmayacaksın ama şu an […]
Sizin çocukluğunuz ne güzeldi [01 Ağustos 2000 Salı]
Sizin çocukluğunuz ne güzeldi Ya, doğru doğru dosdoğru be abicim… Açık, seçik, net ve berrak bir şekilde besbelli: Bizim çocukluğumuz ne güzeldi işteee!.. {*} Biz, hele yanımıza bir de arkadaş bulduk mu, onbeş dakika içinde, koca mahallede yedisinden yetmişyedisine kim varsa, hiçbirisini atlamadan, tamamının ismini bir kağıda hafızadan yazabiliyorduk… Sıkıyorsa bunu yapabilsin şimdi bir çocuk!.. […]
Yedinci sene [31 Temmuz 2000 Pazartesi]
Yedinci sene Parmaklarınız yanınızdaysa sayın bakayım, Temmuz 94’ten beri ne kadar zaman geçmiş?.. Hah!.. İşte o kadar zamandan beri gazetemizin bu köşesinde beraberiz… Tam altı yıl bitti, yedinci seneye başlıyoruz hep beraber. {*} {*} {*} Yedinci sene. Yedinci yaş… İnsan yedinci yılında öğrenciliğe adım atar değil mi?.. Biz de inşaallah öğrenmeye başlarız artık… Hayat öğrencilik […]
İyi insanlar, iyi atlara bindiler gittiler [28 Temmuz 2000 Cuma]
İyi insanlar, iyi atlara bindiler gittiler Hani, ellerinden çıktığı âna kadar sıradan taş-toprak sananlar vardır altın madenlerini… Hani birilerinin suya kandığı yerde susuzluktan kavrulan kısmetsizler vardır. Hani üstelik bir de gülebilenler vardır ağlanacak hallerine; Bir de bunu işte böyle yazabilenler vardır!.. {*} {*} {*} Yok, yok, yok… Yok! Diyecek bir kelime yok, yazacak tek satır […]
İlginç duygular [27 Temmuz 2000 Perşembe]
İlginç duygular ‘Güneş çıldırdı… Sıcaklar yeniden geliyor… Yanıp kavrulacağız… Öğle saatlerinde sokağa çıkmayın…’ ….. Oldum olası tedirgin olurum, böyle “felaketin geleceğini” söyleyen haberlerden… {*} {*} {*} Düşünüyorum kahvaltıda; şimdiki çocukların talihsiziği galiba bu!.. Bir şeyler, başka bir şeyleri sürüklüyor ardından… Gene düşünüyorum; bizim çocukluğumuz ne kadar güzeldi. Mevsimlerin öyle bir gelişi ve gidişi vardı ki […]
Son hizmet [26 Temmuz 2000 Çarşamba]
Son hizmet Cenk Koray bugün (dün) ardında gerçekten büyük bir hizmet bırakarak toprağa çekiliyor… İki vasiyeti vardı. Birincisi; “Öldüğüm gün köşem boş çıksın.” Bunu ben de yıllardır düşünürüm ve gönlüm hep öyle ister. Yani; “Yazılacak bunca konu var, ama ben artık sizlere yazamıyorum!..” der gibi. Bomboş, bembeyaz… “Bu köşe yazarının size yazacağı-vereceği bir şey kalmadı […]
Bu nasıl benzerlik [25 Temmuz 2000 Salı]
Bu nasıl benzerlik Şimdi size bazı satırlar yazacağım ve ardından oradaki boşlukları beraber dolduracağız. ….. “Ünlü sanatçı …. bu sabahın erken saatlerinde geçirdiği kalp krizi sonucu (56) yaşında vefat etti. Aniden rahatsızlanan ….. hastaneye götürüldüğünde zaten bütün hayati fonksiyolarını kaybetmişti. Ünlü sanatçının, İstanbul’un Kadıköy ilçesindeki evinde akşam gayet iyi olduğu bildirildi. Kardiyoloji uzmanı Dr. ….. […]
Adını duymadığın ölüler [24 Temmuz 2000 Pazartesi]
Adını duymadığın ölüler Adını hiç duymadığın bütün ölüler; kendi günlük şahsî problemlerini gözlerine dayayanlardı!.. {*} {*} {*} Bu yazı bitti aslında, bu kadardı. Yazacağım da vermek istediğim mesajım da buydu yani… ….. Adını hiç duymamış olduğun bütün ölüler; kendi günlük ve şahsî problemlerini yine kendi gözlerine dayayan… Onlarınkinden daha önemli ve daha acil sıkıntı yokmuş […]
Mahkum iki mavi pencere [21 Temmuz 2000 Cuma]
Bir, iki, üç, dört duvar; bir tavan ve bir de taban… Altı pres altında eziliyor gibiyim! ….. Her yanım taş; her yanım renksizlik, her yanım sessizlik ve her yanım nefessizlik!.. {*} {*} {*} Ölüp ölmediğimi anlamak için nabzımı kollayan duvar, alnından bir sıkıntı damlası düşürüyor göğsüme; Zehirli bir akrep gibi… ….. Kavruluyorum; Kıvranıyorum… {*} {*} […]
Kırlangıcım uçtu [20 Temmuz 2000 Perşembe]
Daha bir hafta bile olmamıştı bize geleli… Adını “Pırpır” koymuştuk onu bulduğumuz gün. Tenis kortlarından birinin hemen kenarındaki çimlerin üzerinde duruyordu… Hatta yanından geçtikten sonra farketmiştik onu. Yanına çöktük, hiç kıpırdamadı. Sadece gözleri oynuyordu… Sitedeki bütün binalar on veya yirmi katlı. Bütün yuvalar da son kat pencerelerinin üzerinde, yani saçakların altında… Bu kırlangıç yavrusu şimdi […]
Sevdalar böyle mi yaşanmalıydı? [19 Temmuz 2000 Çarşamba]
Sevdalar böyle mi yaşanmalıydı? Sevdalar böyle mi yaşanmalıydı? {*} {*} {*} Öksürmeli miydi vapur dumanlarından, şarkılardan çıkmış martılar?.. Sevdalar böyle mi yaşanmalıydı?.. {*} {*} {*} Köşe başındaki esmer kadın şaşkın; bir çiçek alamayacak kadar” vakitsizliklere! Kırda salınan gelincikler şaşkın… Ve hatta kiraz çiçekleri de şaşkın. Sevdalar böyle mi yaşanmalıydı?.. {*} {*} {*} Çiçeği koparılmayan… Yare […]
Akrepli bir muhabbet [18 Temmuz 2000 Salı]
Akrepli bir muhabbet Geçenlerde, benim gibi “akrep” olan yeğenlerimden biri bir parça kağıt çıkardı cebinden. “Bunu, Bursa’daki bir kız arkadaşım yazdı, dedi. İlk defa, bana sallamaymış gibi gelmeyen bir burç özelliği okudum…” Aldım, masamın üzerine koydum ve haliyle unuttum; iki saat öncesine kadar. Şimdi de iki saattir düşünüyorum. Derler ya; “Nasıl oluyor da oluyor?..” {*} […]
Her kelime bir tuğla… [17 Temmuz 2000 Pazartesi]
Her kelime bir tuğla… İnsanların birkısmı için kendileri mühimdir… İnsanların birkısmı için çocukları mühimdir… İnsanların birkısmı için gelecekleri mühimdir… İnsanların birkısmı için bir şeylerin mühim olması mühimdir. ….. Lütfen, çocuklarınızın yanında konuştuğunuz her kelimeye dikkat edin. {*} {*} {*} Dedelerimiz ve akranları devlet-polis aleyhinde kesinlikle konuşmazdı, bir şeylerden korkardı… Babalarımızın akranları genellikle bilmeden ve düşünmeden, […]
Güzel ördek yavruları [15 Temmuz 2000 Cumartesi]
‘Çirkin ördek yavruları’nın aslında çok güzel hikayeleri vardır, değil mi?.. Aslında bütün ördek yavruları güzeldir… Ve aslında bütün “çirkin ördek yavruları” da habire anlatılan bu güzel “Çirkin ördek yavrusu”nu dinler, ama bu hikayenin aslında ne anlattığını, KİMİ anlattığını akıl edemez!.. {*} {*} {*} Şu hayatın en ilginç tuhaflıklarından birini benim ailemde de, senin ailende de; […]
